Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Iğdır Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 45. Birleşim · 5. yasama yılı · 12 Ocak 2022 · 431 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Habip Eksik (Halkların Demokratik Partisi), 12 Ocak 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 431 kelime.
Habip Eksik (Halkların Demokratik Partisi, Iğdır). “Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim tutanağı, 12 Ocak 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/habip-eksik-27-2022-01-12-bireysel-emeklilik-tasarruf-ve-yatirim-sistemi-kanunu-ile-bazi-kanunla (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=103468
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HABİP EKSİK (Iğdır)Teşekkürler Sayın Başkan.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Bireysel emeklilik sistemi, toplumun genel çıkarlarını korumuyor, bir avuç zenginin çıkarları üzerine kurulmuş bir sistemdir. Baktığınız zaman bireysel emeklilik sistemi, kamusal olması gereken emeklilik sisteminin özelleştirilmesidir aslında, bunun adı özelleştirmedir. Çünkü kamusal emeklilik sisteminin desteklenmesi gerekirken burada bireysel emeklilik sistemi cazip hâle getirilmekte ve -bir avuç insanın hizmetine- milyonlarca işçinin, emekçinin, yoksulun alın teriyle elde edilen para buraya fon olarak aktarılmaktadır, bu sistem cazip hâle dönüştürülmektedir. O açıdan, bu sistem, aslında krizin yükünün işçinin, emekçinin sırtına yüklenmesi tarzıdır çünkü bireysel emeklilik sisteminden yararlanabilecek kişi sayısı belki binde 1’dir. O açıdan, bugün bu sistemin yerine kamusal emeklilik sisteminin güçlendirilmesi gerekirdi. Kamusal emeklilik sisteminin daha ileriki zamanlarda güçlü olabileceği çözümler aranması gerekiyordu.
Bugün, dar gelirlinin hiçbirinin doğru dürüst bir tasarruf yapamadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Enflasyon karşısında ücretlerin eridiğini, emeklilerin ya da çalışan insanların, emekçilerin bugün hiçbir şekilde hayat pahalılığı karşısında, alım gücünün düşmesi karşısında tasarruf yapamadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu tasarrufu kimler yapabiliyor? Binde 1’lik kesim. İşte, bugün, iktidar, devletin eliyle binde 999 oranındaki kişilerin yani yoksulların, emekçilerin alın teriyle bu fonu desteklemeyi amaçlamaktadır yani zengine biraz daha kıyak geçmek istemektedir. Bu, gelir düzeyi eşitsizliğinin artırılması noktasında biraz daha hizmet edecektir.
Bugün baktığımızda, 2017’den bu yana, son ekonomik krizle, yaşanan devalüasyonla aslında daha çok insanın bu sistemden çıktığını da biliyoruz yani insanlarımız daha da yoksullaşmıştır; o açıdan tasarruf konularından, tasarruf alanlarından çıkmışlardır. Bu şekilde, yüzde 25 oranının yüzde 30’a çıkarılması tamamıyla sermayeye hizmet edecek bir sistemdir.
Bakın, bugün açlık sınırı 4.013 TL, yoksulluk sınırı 11.075 TL. Hangi emekçimiz, hangi çalışanımız, hangi emeklimiz bu oranların üzerinde, yoksulluk sınırının üzerinde maaş alabiliyor ki tasarruf yapabilsin ya da bu konuda bireysel emeklilik sistemine girebilsin. Emin olun, toplumun yüzde 99,99’u bu sisteme giremeyecektir. Bu tamamıyla bir avuç zenginin hayatını daha da konforlu hâle getirmek için AKP iktidarının yaptığı bir düzenlemedir. O açıdan, yapılması gereken, bugün bu Meclisin alması gereken karar kamusal emeklilik sisteminin daha da güçlendirilmesi olmalıydı. Hayat pahalılığının önünde ezilen, gerçekten ciddi anlamda sorun yaşayan, evine ekmek götüremeyen, ekmek kuyruğunda, bayat ekmek kuyruğunda ya da halk ekmek kuyruğunda bekleyen emekçilerin sorunlarına çözüm araması gerekirdi. Bugün baktığınız zaman hakikaten toplumun sorunlarına çok ciddi uzaklaşmış bir iktidarla karşı karşıyayız. Gerçek sorunlar gün gibi önümüzde durmaktayken bu şekilde toplumun çok az kesimine hitap edecek düzenlemelerin yapılması toplum içerisinde, insanlar arasında gelir eşitsizliğini daha da derinleştirecektir ve daha da artıracaktır. Bunu bence bu şekilde kabul etmememiz gerekir. Krizin yükünün bu şekilde işçinin, emekçinin, dar gelirlinin kesesinden alınan vergilerle sağlanması ve bunun bir avuç kesime aktarılması hiçbir şekilde kabul edilebilir bir durum değildir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
91 konuşma daha · 12 Ocak 2022