İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 36. BİRLEŞİM · PAZARTESİ

2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (hazine müsteşarlığı, avrupa birliği genel sek.,basın-yayın ve enf.gen.müdürlüğü,türk işbirliği ve kalkınma idaresi bşk., türkiye istatistik kurumu bşk.,devlet ist.ens.bşk.) 6.tur

Hacı İbrahim Kabarık

Bartın Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 36. Birleşim · 5. yasama yılı · 18 Aralık 2006 · 617 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hacı İbrahim Kabarık (AK Parti), 18 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI, AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEK.,BASIN-YAYIN VE ENF.GEN.MÜDÜRLÜĞÜ,TÜRK İŞBİRLİĞİ VE KALKINMA İDARESİ BŞK., TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU BŞK.,DEVLET İST.ENS.BŞK.) 6.TUR); konuşma 617 kelime.

Hacı İbrahim Kabarık (AK Parti, Bartın). “2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (hazine müsteşarlığı, avrupa birliği genel sek.,basın-yayın ve enf.gen.müdürlüğü,türk işbirliği ve kalkınma idaresi bşk., türkiye istatistik kurumu bşk.,devlet ist.ens.bşk.) 6.tur”. TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim tutanağı, 18 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/haci-ibrahim-kabarik-22-2006-12-18-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-hazine-mustesarligi (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c141/b036/tbmm221410360366.pdf

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

AK PARTİ GRUBU ADINA HACI İBRAHİM KABARIK (Bartın)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 2007 Yılı Merkezî Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın Sosyal Yardımlaşma ve Daya- nışma Genel Müdürlüğü bölümü üzerinde, AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum. Konuşmama başlamadan, hepinizi Grubum adına en içten duygularımla selamlıyorum.

İçinde bulunduğumuz Yoksullarla Dayanışma Haftası olan 12-18 Aralık tarihi, bize paylaşımın bir mutluluk kaynağı, bir erdem ve insan olmaktan kaynaklanan bir sorumluluk olduğunu hatırlatmaktadır. Gönül isterdi ki, ülkemizde yoksulluk hiç olmasın, düşkün kimse olmasın, herkes varlık, huzur ve rahatlık içerisinde olsun. Fakat, gerçeğin böyle olmadığını hepimiz biliyoruz. Dünyanın birçok gelişmiş ve zengin ülkelerinde olduğu kadar bizim ülkemizde de yoksul ve yardıma muhtaç insanlarımız vardır. Bu gerçeği görmezden gelme ve inkâr etme yerine bu insanlarımıza nasıl yardım edebileceğimizi konuşmak ve bu doğrultudaki çalışmalara destek olmak daha gerçekçi bir yaklaşım olarak değerlendirilmelidir.

Değerli milletvekilleri, Milton Friedman "bir ülkenin ekonomisinin kötü olduğu, köşebaşında müşteri bekleyen hayat kadınlarının sayısından anlaşılır" demişti. Globalleşen dünyamızdaki krizlere rağmen ülkemizin bu krizlerden diğer ülkeler kadar etkilenmemesinin temel nedeni ise, şahsi kanaatime göre, halkımız arasındaki sıcak ilişkiler ve kopmaz bağlardır. Bu bağların yanı sıra, bu coğrafyada yaşamış olan, zamanlarının en ileri medeniyet çizgisini yakalamış toplumların bize mirası olarak saymamız gereken ve Osmanlılar zamanında en yüksek noktasına çıkan imaretler gibi sosyal yardımlaşma ve dayanışmaya yönelik faaliyetler, zamanımızda gerek devlet eliyle gerekse halkımızın kendi arasında oluşturduğu gruplar olarak oldukça iyi, ama, maalesef yeterli olmayan, daha iyi olmasını arzu ettiğimiz şekliyle yürütülmektedir. İşte burada, millet olarak, dünyadaki milletlerin birçoğuna göre çok ileride bulunduğumuz sosyal yardımlaşma ve dayanışma duygusuna sahip oluşumuz ön plana çıkmaktadır.

Değerli milletvekilleri, ülkemiz, dönüşmekte olan dünyamızda dönüşümden daha hızlı şekilde değişmek durumundadır. Bunun sebebi, hem globalleşen dünyayla birlikte hareket etmek hem de önceden dış dünyayla aramızda oluşan fark veya farklılıkları kapatmak çabasını göstermek durumundayız. Bu yapılacak işler şu an devlet tarafından yapılıyor ve belli bir süre de bu şekilde yapılacak gibi durmaktadır. Ama, zaman içinde, devletin bu kurumları başarıyla işletemediğini düşünen halkımız tarafından başarıyla yürütülen kurumlar olduğu gerçeğinde uzlaştığımızda, devletin sadece bu kurumları denetleyen ve organize eden bir yapıya doğru hareket etmesi gerektiğini düşünmekteyim. Ancak, şu çatının altında bulunan bizler, mevcut yoksullukla mücadele etmeli ve ileride bu eşitsizliğin artmaması için çalışmalar yapmalıyız. Bu çok yönlü çalışma için, yeni iş alanları açmak, kaliteli nesiller yetiştirmek, verginin sosyal adaleti sağlayan bir araç olmasını sağlamak gibi çalışmalar yapmak, elimizdeki kaynakları iyi şekilde kullanmak, israfı değil verimliliği artırmak gibi ana başlıkların altında, fedakârca ve çok çalışarak, geleceği şekillendirmek olarak düşünülecek işleri başarmalıyız.

Değerli arkadaşlarım, bütün bunları bir ağaç saydığımızda, toprağımız olan bu vatan ile alakalı diğer sorunları da çözmeliyiz. Bunların başında, ülkemizin bir iletişim kurmayı başaramadığı diğer ülke halklarından bahsetmek isterim.

Sayın milletvekilleri, bir ülke düşünün ki, komşuları ile bile iyi, düzgün ilişkiler kuramamış, halkı ile bile mahkemelik olmuş. İşte, bizden önceki tablo bu idi ve biz, bu tabloyu birden önümüzde bulduk. Gelin, yoksulluk ile mücadeleye buradan başlayalım. Öncelikle iletişim kurmaya ve iletişimimizi zengin kılmaya başlayalım. Böylece, tüm tarafların aynı masa etrafında konuşması ile sorunları tüm yönleri ile ele alalım. Bir kucaklaşma ve anlaşma ortamı sağlandıktan sonra, her şey peşi sıra düzenlenecektir.

Sadece Sosyal Dayanışma Fonu ile her şeyi çözmeye çalışmak yerine, bunun büyük bir amaca yönelik araçlardan birisi olduğunu kabul edelim. Bu yolda hep beraber el ele çalışalım.

Yine tekrarlıyorum: Bizi biz yapan değerlere sahip çıkalım, çünkü, millet olarak bizi biz yapan değerlerden uzaklaştıkça hem birbirimize yabancılaşıyoruz hem de toplumları, milletleri ayakta tutan yardımlaşma ve dayanışma duygularını kaybediyoruz. Sözlerime son verirken, yoksulluğun bir kader olmadığını, sadece yönetim zaafı olarak ele alınması gerektiğini ve şu anda, birlikte aynı sıraları paylaşmaktan şeref duyduğum sizlerin bu zaaftan uzak kişiler olduğunuza dair tam bir inancım olduğunu belirtmek ister, AK Parti Grubu adına saygılar sunar, 2007 yılı merkezî yönetim bütçemizin hayırlara vesile olmasını temenni ederim. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

54 konuşma daha · 18 Aralık 2006

54 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook