Kamuoyunda "siyasi" olarak adlandıran davalara ilişkin açıklaması
Afyonkarahisar Milletvekili · İYİ Parti
Genel Kurul, 90. Birleşim · 4. yasama yılı · 5 Mayıs 2026 · 248 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Hakan Şeref Olgun (İYİ Parti), 5 Mayıs 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Kamuoyunda "siyasi" olarak adlandıran davalara ilişkin açıklaması); konuşma 248 kelime.
Hakan Şeref Olgun (İYİ Parti, Afyonkarahisar). “Kamuoyunda "siyasi" olarak adlandıran davalara ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim tutanağı, 5 Mayıs 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hakan-seref-olgun-2026-05-05-kamuoyunda-siyasi-olarak-adlandiran-davalara-iliskin-aciklamasi-2 (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=144748
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HAKAN ŞEREF OLGUN (Afyonkarahisar)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kamuoyunda "siyasi" olarak adlandırılan davaları İYİ PARTİ'yi temsilen başından beri takip ediyorum; şu ana kadar edindiğim izlenim bir hukukçu olarak, vicdanları yaralamaktadır. Silivri'de ceza yargılaması yapılmıyor, siyasi bir hesaplaşma yaşanıyor. Her duruşmada aynı münazara, ertelemeler, usul ihlalleri ve adalet üretmesi gereken bir mekanizmanın sistematik biçimde gecikme üretmesi. Sanıklar bekliyor, aileler bekliyor, bu ülkenin vicdanı bekliyor ama adalet gelmiyor. Bu artık bir yargılama değildir; bu, zamana yayılmış bir infazdır.
Silivri'de yargılanan herkes, kim olursa olsun, hangi düşüncede olursa olsun adil yargılanma hakkına sahiptir. Bu, Anayasa’nın güvencesi altındadır, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadının temel taşıdır, evrensel hukukun tartışmasız ilkesidir. Peki biz ne görüyoruz? Tutanaklara yansıyan somut ve bariz ihlaller manzumesi, 105 tutuklu için yalnızca 3 cümlelik gerekçeyle verilen tutukluluk kararları.
Açık konuşalım, bağımsız yargı iktidarın gölgesinde nefes alamaz ki alamıyor. Mahkemeler hesap sorma aracına dönüştüğünde adalet üretmez; itaat üretir, korku üretir, siyaset üretir. Ortada örtülü, meşrulaştırılmış, kurumsal bir adaletsizlik mevcut. Yapılması gereken açık ve net: Tutuksuz yargılama derhâl sağlanmalı, dosyalar tefrik edilerek yetkili ağır ceza mahkemelerine dağıtılmalı, yargılamaya o şekilde devam edilmelidir.
Buradan Hâkimler ve Savcılar Kuruluna tekrar sesleniyorum: Görevinizi yapın. Her gün kararname çıkarmak, davaya göre hâkim aramak yerine elinizi taşın altına koyun, gerekeni yapın, aldığınız maaşın hakkını verin yoksa o koltukları boşaltın. Unutmayın ki tarih görevi başında uyuyanları da kayıt altına alır. Adalet bir gün herkese lazım olacaktır. Susmak bu tablonun parçası olmaktır, seyirci kalmak bu sistemin taşıyıcısı olmaktır. Adalet ertelenebilir ama yok sayılamaz diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
101 konuşma daha · 5 Mayıs 2026