İçeriğe atla

24. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 32. BİRLEŞİM · CUMA

Sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesine dair kanunda değişiklik yapılması hakkında kanun ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi

Hakkı Köylü

Kastamonu Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 32. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Aralık 2011 · 743 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hakkı Köylü (AK Parti), 9 Aralık 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SPORDA ŞİDDET VE DÜZENSİZLİĞİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN VE ANAYASANIN 89 UNCU VE 104 ÜNCÜ MADDELERİ GEREĞİNCE CUMHURBAŞKANINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ); konuşma 743 kelime.

Hakkı Köylü (AK Parti, Kastamonu). “Sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesine dair kanunda değişiklik yapılması hakkında kanun ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi”. TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim tutanağı, 9 Aralık 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hakki-koylu-24-2011-12-09-sporda-siddet-ve-duzensizligin-onlenmesine-dair-kanunda-degisiklik-yap (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=13551

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

AK PARTİ GRUBU ADINA HAKKI KÖYLÜ (Kastamonu)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanunla ilgili olarak görüşlerimi açıklamadan önce yüce Meclisi ve Sayın Başkanı saygıyla selamlıyorum.

Gecenin bu saatinde çok fazla konuşmak istemiyorum, çok fazla detaya da girmeyeceğim ancak görüşülen birkaç husustan bahsetmem gerekiyor.

Öncelikle, 6222 sayılı Kanun’un çıkış süreciyle ilgili söylenen bazı şeyler var, “Neden o araya getirildi? Seçim öncesine mi getirildi? Sebep neydi?” gibi. Şimdi, bu kanunun çıkması öyle on beş gün, yirmi gün veya bir ay, iki ay gibi bir süreye tekabül etmiyor. 6222 sayılı Kanun çıkmadan önce, tasarının hazırlanması asgari bir buçuk yıllık bir süreyi kapsamaktadır. 2011 yılının ilk aylarında, Türkiye’de, maçlarda, hepinizin de bildiği gibi, çok ciddi olaylar oldu. Artık öyle bir hâle geldi ki bunların bir an önce önlenmesi gerekir, bunun için de yeni bir kanuna ihtiyaç var ve bu kanunun da o dönem içerisinde mutlaka çıkarılması gerekir zira ondan sonraki, yani bir sonraki dönemdeki maçlar başlamadan önce kanunun yürürlükte olması gerekir düşüncesi hâkim oldu ve ondan dolayı da, ayrıca Meclisin de tatile gireceği hesap edilerek kanunun çıkarılması biraz daha hızlandırıldı. Sonuç itibarıyla, nisan ayında bu kanun yürürlüğe girdi. Zaten çok kısa bir süre sonra da Meclis seçimler için tatile girdi, daha da uzatılması mümkün değildi. Yoksa bunun arkasında da daha önceden başlamış olan soruşturmalarla ilgili bir düşünce yok. O soruşturmalardan bizim haberimiz de yok, bu Meclisin de haberi yok zira o soruşturmalar zaten gizli olarak yapılıyordu. Kaldı ki o soruşturmaların sonucunda, bugün gördüğümüz şey, her ne kadar şike o zaman şike olarak ayrı bir suç değilse de cumhuriyet savcısının iddianamesine baktığımız zaman bugün şike olarak adlandırdığımız bazı eylemlerin o zaman dolandırıcılık olarak değerlendirildiği görüyoruz.

Şimdi, bir şeyi daha burada belirtmek istiyorum: Sayın Cumhurbaşkanı buradan giden Kanun’u veto etmiştir. Muhalefet şunu ister: Genel Kurulda çıkmasını istemediği, itiraz ettiği bir kanunun hiç değilse Cumhurbaşkanından geri dönmesini ister, bekler. Bu, onun en tabii hakkıdır. Geri dönmediği takdirde hayıflanır, eleştirir Cumhurbaşkanını “Niye geri dönmedi?” diye, bugün yapılan gibi.

İktidar partisi de: “Biz bu kanunu çıkardık, mutlaka Cumhurbaşkanının da onaylaması bizim açımızdan daha doğrudur.” diye düşünür çünkü “Doğru yaptık.” diye düşünür ama biz şunu da kabul ediyoruz ve şunu söylüyoruz ki Cumhurbaşkanından vetoyla geri döndüğü zaman biz muhalefet partisi kadar bu konuda hayıflanmıyoruz. Cumhurbaşkanının böyle bir yetkisi vardır, veto edebilir, yeniden incelenmesini isteyebilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi de, komisyonları da bunu yeniden inceler, tekrar bir sonuca varır. İster Cumhurbaşkanının talebi doğrultusunda, isteği doğrultusunda değişiklik yapar isterse kendi çıkardığı kanunun doğru olduğuna karar verir ve aynı kararı yeniden verir, kanunu yeniden çıkarır. Cumhurbaşkanının da böyle bir hakkı ve yetkisi vardır, eleştirilemez. Meclisin de böyle bir hakkı ve yetkisi vardır, bu da eleştirilemez.

Gelelim Cumhurbaşkanının gerekçesine. Şimdi kanun tarafına geliyoruz, öbür tarafını bıraktık. Sayın Cumhurbaşkanı geri gönderme gerekçesinde şunu söylüyor: “Kanun koyucunun kanun yaparken suç ve ceza dengesini gözetmesi gerekir. Adil olması, adalete uygun bulunması çıkan kanunun, bunun için de bazı tespitlerin olması gerekir. Bunlar arasında da toplumdaki infial ve etkinin kişiler üzerindeki tehlike ve zararın ve bunların ağırlığının dikkate alınması gerekir.” diyor. Buraya hiç itirazımız yok, aynen katılıyorum, doğrudur. Evet, kanunlarda bunu görmeliyiz.

Peki, neye itiraz ediyoruz? Cumhurbaşkanının eleştirisi, bu tespitleri doğrudur da bu Kanun’da bunların “Yok.” dendiği hususu doğru değildir. Biz, bu kanunu yaparken bunlara dikkat etmişizdir. Öncelikle şuradan başlayalım işe: Gerçekten ceza adaleti burada var mı yani işlenen fiille müeyyide arasında bir oran var mı, bir orantılılık var mı? Yoksa zaten o kanun kendiliğinden adil olmaz. Hepimiz kabul ettik burada, iktidarıyla muhalefetiyle, 6222 sayılı Kanun’daki özellikle de 13’üncü maddedeki, 11’inci maddedeki ceza hükmü adil değildi. Bu karara vardık, bütün Meclis bu karara vardık, gerçekten de adil değil. Bir kişi gider bir bankayı soyar, oradan 10 trilyon lira para alır, onun cezası iki yıldan başlar. En basitinden bir şike olayı olduğu takdirde bunun cezası beş yıldan başlar.

HASİP KAPLAN (Şırnak)Banka soymak yirmi yıldan başlar Sayın Köylü, gasp, soygun.

HAKKI KÖYLÜ (Devamla)Bankadan para çaldı diyorum.

HASİP KAPLAN (Şırnak)O kadar, iki yıl değil.

HAKKI KÖYLÜ (Devamla)Bankadan para çaldığını söylüyorum.

HASİP KAPLAN (Şırnak)Hukukçusunuz, doğru konuşun.

HAKKI KÖYLÜ (Devamla)Bankadan para çaldığını söylüyorum.

HASİP KAPLAN (Şırnak)O kadar da değil!

HAKKI KÖYLÜ (Devamla)Ben, neyin ne olduğunu biliyorum, gasp suçundan bahsetmedim burada, hırsızlıktan bahsettim. Gece bankayı soydu, kimsenin haberi yok. Hırsızlıktan bahsediyorum.

HASİP KAPLAN (Şırnak)Allah Allah, bizi uyutuyorsunuz ayakta, Genel Kurulu. Yapmayın ya! Komisyon Başkan Vekilisiniz.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa)Tamam, kes, kes!

HAKKI KÖYLÜ (Devamla)Cezanın ne olduğunu, hangi suçun ne cezası olduğunu da bilen birisiyim.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

138 konuşma daha · 9 Aralık 2011

138 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook