İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 14. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

6 Kasım Yükseköğretim Kurulunun kuruluşunun 38'inci yıl dönümü vesilesiyle üniversitelerin bugünkü hâlinin darbecilerin bile tahayyülünde olmayan bir hâl olduğuna, rektörlerin atanıyor olmasının yürütmenin kontrolü altında bir üniversite hayatı, bir akademik hayat inşa edilmesine yol açtığına, özgür ve özerk üniversiteler için, bilimsel ve akademik çalışmalar için, üniversitelerin niteliğini, bilimsel eğitimin kalitesini artırmak için yapılan mücadelenin devam edeceğine, işsizlik nedeniyle öğrenim kredisi borcunu ödeyemeyen üniversite mezunu gençlerin mağduriyetine ve TÜİK'in açıkladığı enflasyon oranının gerçeği yansıtmadığına ilişkin açıklaması

Genel Kurul, 14. Birleşim · 3. yasama yılı · 6 Kasım 2019 · 359 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hakkı Saruhan Oluç (Halkların Demokratik Partisi), 6 Kasım 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 6 Kasım Yükseköğretim Kurulunun kuruluşunun 38'inci yıl dönümü vesilesiyle üniversitelerin bugünkü hâlinin darbecilerin bile tahayyülünde olmayan bir hâl olduğuna, rektörlerin atanıyor olmasının yürütmenin kontrolü altında bir üniversite hayatı, bir akademik hayat inşa edilmesine yol açtığına, özgür ve özerk üniversiteler için, bilimsel ve akademik çalışmalar için, üniversitelerin niteliğini, bilimsel eğitimin kalitesini artırmak için yapılan mücadelenin devam edeceğine, işsizlik nedeniyle öğrenim kredisi borcunu ödeyemeyen üniversite mezunu gençlerin mağduriyetine ve TÜİK'in açıkladığı enflasyon oranının gerçeği yansıtmadığına ilişkin açıklaması); konuşma 359 kelime.

Hakkı Saruhan Oluç (Halkların Demokratik Partisi, İstanbul). “6 Kasım Yükseköğretim Kurulunun kuruluşunun 38'inci yıl dönümü vesilesiyle üniversitelerin bugünkü hâlinin darbecilerin bile tahayyülünde olmayan bir hâl olduğuna, rektörlerin atanıyor olmasının yürütmenin kontrolü altında bir üniversite hayatı, bir akademik hayat inşa edilmesine yol açtığına, özgür ve özerk üniversiteler için, bilimsel ve akademik çalışmalar için, üniversitelerin niteliğini, bilimsel eğitimin kalitesini artırmak için yapılan mücadelenin devam edeceğine, işsizlik nedeniyle öğrenim kredisi borcunu ödeyemeyen üniversite mezunu gençlerin mağduriyetine ve TÜİK'in açıkladığı enflasyon oranının gerçeği yansıtmadığına ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim tutanağı, 6 Kasım 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hakki-saruhan-oluc-27-2019-11-06-6-kasim-yuksekogretim-kurulunun-kurulusunun-38-inci-yil-donumu-vesiles (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=81546

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul)Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bugün 6 Kasım, Türkiye’deki çağdaş üniversite anlayışına karşı inşa edilen antidemokratik kurumlardan YÖK’ün kuruluş yıl dönümü. 12 Eylül askerî faşist darbesinin ürünü olarak 1981’de kurulan Yükseköğretim Kurulu, kurulduğu günden bugüne, üniversitelerin üretmesi gereken bilimin, özgür ve eleştirel düşüncenin üzerine bir karanlık gibi çöktü ve maalesef çökmeye de devam ediyor. Kurulduğundan bu yana YÖK her dönemde iktidarların aracı olarak işlev gördü ve bugün de yine YÖK, üniversitelerde iktidarın muhalif öğrenci ve akademisyen oluşumun karşı kullandığı bir aygıtına dönüşmüş durumda.

Bugün üniversitelerin getirildiği hâl, o gün darbecilerin bile tahayyülünde olmayan bir hâl aslında. İktidar, üniversiteler üzerinde YÖK tahakkümünün üzerine bir de YÖK’te tek adam rejiminin tahakkümünü kurmuş oldu. Biliyorsunuz, rektör seçimleri artık yok. Hâlihazırda rektörler seçim olmaksızın atanıyor ve bu durum da akademi üzerindeki baskıyı bir üst boyuta taşıdığı gibi, yürütmenin kontrolü altında bir üniversite hayatı, bir akademik hayat inşa edilmesine yol açıyor. Artık bilimin yuvası olması, eleştirinin yuvası olması gereken yerler, atanmış rektörlerin elinde iktidarın oyuncağı hâline gelmiş vaziyette. Özellikle 15 Temmuz darbe girişiminin sonrasında “Allah’ın lütfu” nitelemesiyle iktidar, YÖK üzerinden öğrenci ve akademisyen kıyımı başlattı ve bunu sürdürmeye de devam ediyor. Savunma bile almaksızın akademisyen ihraç usulü, bugün bir usul hâline geldi ve yerleşti. YÖK’ün yetkilerinin genişletildiği bu dönemde özgür ve bilimsel eğitim anlayışını savunan akademisyenler bu baskılardan elbette ki nasibini aldı. Yüzlerce akademisyen, iktidara muhalif olduğu için görevinden alındı, uzaklaştırıldı, birçok akademisyen de yurt dışına gitmeyi seçti.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANDevam edin.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul)Uluslararası akademik alanda Türkiye’nin üniversitelerinin düştüğü durum da ne yazık ki YÖK’ün müsebbibi olduğu bir konudur çünkü YÖK’teki eleştirel ve bilimsel anlayışın gelişmemesi, uluslararası alanda akademik üniversitelerde de verimli ürün yaratılmasını engellemektedir. Bu durumda, bir kez daha, yıllar sonra -1981’den bugüne kadar- YÖK’e karşı bir mücadele sürdürüldü, özgür ve özerk üniversiteler mücadelesiydi, özgür, bilimsel ve akademik çalışmalar mücadelesiydi; üniversitelerin niteliğini, bilimsel eğitimin kalitesini artırma mücadelesiydi. Elbette ki bu mücadele bundan sonra da sürecek.

Üniversitelerden söz edince, elbette ki üniversitede okuyanların sorunları üzerine de bir iki cümle söylemek istiyorum. Bugün üniversiteden mezun olup da KYK borcunu ödeyemeyenlerin sayısı 5 milyona ulaşmış vaziyette.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

131 konuşma daha · 6 Kasım 2019

131 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook