İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 64. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

İktidarın haber alma hakkını engellemeye dönük sansür başvurularının devam ettiğine, İdlib'de yaşanan felaketin ardından internetin yavaşlatıldığına ve sosyal medya mecralarının engellendiğine, İçişleri Bakanlığı ve RTÜK'ün iktidarı eleştiren paylaşım yapanlara yönelik soruşturma başlatıldığını duyurduğuna, dünyada bütün otoriter iktidarların başvurduğu ilk yolun bilgi hakkını engellemek, interneti yavaşlatmak, haberlere sansür uygulamak, haberleri yapan gazetecileri gözaltına almak ya da tutuklamak olduğuna, İstanbul Valiliğinin kamu düzeni gerekçesiyle kent sınırları dâhilinde getirdiği yasaklara, Barış Hakkı Bildirgesi'ne göre barışı savunmanın bir insan hakkı olduğuna, Çorlu tren faciasında yakınlarını kaybeden aileler ile avukatlarının yargılanmaları olayını kınadıklarına ilişkin açıklaması

Genel Kurul, 64. Birleşim · 3. yasama yılı · 4 Mart 2020 · 619 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hakkı Saruhan Oluç (Halkların Demokratik Partisi), 4 Mart 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İktidarın haber alma hakkını engellemeye dönük sansür başvurularının devam ettiğine, İdlib'de yaşanan felaketin ardından internetin yavaşlatıldığına ve sosyal medya mecralarının engellendiğine, İçişleri Bakanlığı ve RTÜK'ün iktidarı eleştiren paylaşım yapanlara yönelik soruşturma başlatıldığını duyurduğuna, dünyada bütün otoriter iktidarların başvurduğu ilk yolun bilgi hakkını engellemek, interneti yavaşlatmak, haberlere sansür uygulamak, haberleri yapan gazetecileri gözaltına almak ya da tutuklamak olduğuna, İstanbul Valiliğinin kamu düzeni gerekçesiyle kent sınırları dâhilinde getirdiği yasaklara, Barış Hakkı Bildirgesi'ne göre barışı savunmanın bir insan hakkı olduğuna, Çorlu tren faciasında yakınlarını kaybeden aileler ile avukatlarının yargılanmaları olayını kınadıklarına ilişkin açıklaması); konuşma 619 kelime.

Hakkı Saruhan Oluç (Halkların Demokratik Partisi, İstanbul). “İktidarın haber alma hakkını engellemeye dönük sansür başvurularının devam ettiğine, İdlib'de yaşanan felaketin ardından internetin yavaşlatıldığına ve sosyal medya mecralarının engellendiğine, İçişleri Bakanlığı ve RTÜK'ün iktidarı eleştiren paylaşım yapanlara yönelik soruşturma başlatıldığını duyurduğuna, dünyada bütün otoriter iktidarların başvurduğu ilk yolun bilgi hakkını engellemek, interneti yavaşlatmak, haberlere sansür uygulamak, haberleri yapan gazetecileri gözaltına almak ya da tutuklamak olduğuna, İstanbul Valiliğinin kamu düzeni gerekçesiyle kent sınırları dâhilinde getirdiği yasaklara, Barış Hakkı Bildirgesi'ne göre barışı savunmanın bir insan hakkı olduğuna, Çorlu tren faciasında yakınlarını kaybeden aileler ile avukatlarının yargılanmaları olayını kınadıklarına ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim tutanağı, 4 Mart 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hakki-saruhan-oluc-27-2020-03-04-iktidarin-haber-alma-hakkini-engellemeye-donuk-sansur-basvurularinin-d (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=86154

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın vekiller, iktidarın, haber alma hakkını engellemeye dönük sansür başvuruları devam ediyor; buna ilişkin birkaç örnek vermek istiyorum: İdlib’de yaşanan felaketin ardından internet yavaşlatılmıştı, sosyal medya mecraları engellenmişti ama elbette ki bunun bir sonu olmadığı ortaya çıktı ve tekrar, gerçeklerin öğrenilmesinin yolu açıldı.

İçişleri Bakanlığı ve RTÜK, iktidarı eleştiren paylaşım yapanlara yönelik soruşturmalar başlatıldığını duyurdu. Bu da bir engel sayılmaz çünkü insanlar özgürce konuşacaklar ve eleştirilerini dile getirecekler. Yetmedi, 29 Şubat gecesi Sputnik Türkiye Servisinde çalışan 3 gazetecinin evine 15-20 kişilik bir grup saldırdı. Onlar, Emniyete gidip saldırganlardan şikâyetçi oldular ama onun yerine 3 gazeteci gözaltına alındı; sonra Genel Yayın Yönetmeni İstanbul’daki ofisinde gözaltına alındı; sonra bunların, gazeteci arkadaşların hepsi salındı. Söylenenler, sorulanlar neydi? Haber yapmalarıydı. Gazeteciler haber yapmak için varlar. Bu iktidarlar da gazetecilerin yaptığı haberleri beğenmeyebilirler ama gazeteciliğin evrensel kuralı haber yapmaktır.

Yetmedi, Mezopotamya Ajansı ve Rûdaw muhabirleri Edirne sınırında mültecilere ilişkin haber yaparken gözaltına alındılar; önce İdris Sayılgan tutuklandı, itiraz üzerine serbest bırakıldı. Bu yetmedi, Yakın Doğu Haber sitesinin Genel Yayın Yönetmeni Alptekin Dursunoğlu, ifadesinin alınmasının ardından tutuklandı. O da yetmedi, Edirne’de sığınmacı göçünü takip eden, çoğu uluslararası medya kuruluşlarında çalışan ve yabancıların da aralarında bulunduğu 9 gazeteci Pazarkule’de gözaltına alınıp akşama kadar tutuldular. İddia neydi? Gazeteciler yasak bölgede bulunuyorlarmış! Yani mültecilerin, sığınmacıların bulunduğu yerde gazetecilerin bulunması yasak.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul)Neden “yasak” deniyor? Çünkü gerçekleri yazacaklar. Bu da yetmedi, en son Oda TV Haber Müdürü Barış Terkoğlu sabah 04.00’te gözaltına alındı. Hâlbuki, normal bir zamanda ifadeye çağrılsa, iddia neyse bunun üzerine konuşulsa olabilirdi ama gazeteci, sabah 04.00’te evi basılarak gözaltına alınıyor.

Bütün bunlar sadece son beş gün içerisinde gerçekleşen olaylar ve baktığımızda, bütün otoriter iktidarların dünyada başvurduğu ilk yol deneniyor. Nedir? Bilgi hakkını engellemek, interneti yavaşlatmak, haberlere sansür uygulamak, haberleri yapan gazetecileri gözaltına almak ya da tutuklamak. Bir kez daha söyleyelim ki bugün dünyanın gelmiş olduğu noktada sansür çare değildir, hiçbir zaman olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır.

Tabii, bu iktidarın sansür çabaları bir taraftan sürerken İstanbul Valiliği de bu işlerden aşağı kalmıyor. Valilik, kent sınırları dâhilinde “Savaşa hayır.” konulu miting, yürüyüş, basın açıklaması, imza kampanyası düzenlenmesini, afiş dağıtılmasını, çadır ve stant kurulmasını 1-10 Mart tarihleri arasında yasakladı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul)Yani Valilik, bu yasağa ilişkin olarak, gerekçede “Kamu düzenidir." dedi.

Şimdi, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Siyasi ve Medeni Haklar Sözleşmesi’ni onaylamış ve yürürlüğe koymuş bir ülke olduğunu bir kez daha hatırlatalım. Sözleşmenin 20’nci maddesi, çok açık bir şekilde, savaş propagandasını yasaklamıştır, savaş propagandasını. Yani savaş propagandası yapmak yasaktır ama barışı savunmak serbesttir. İstanbul Valiliğine bunu bir kez daha hatırlatıyoruz, İçişleri Bakanlığına bir kez daha hatırlatıyoruz. Barış hakkıyla ilgili olarak 2017 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda kabul edilen Barış Hakkı Bildirgesi de vardır. Yani barışı savunmak, bir insan hakkıdır; dolayısıyla bunu yasaklamak, engellemek söz konusu olamaz ve bu yasağa da, savaşa karşı olanlar, barışı savunanlar asla uymayacaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANTamamlayın sözlerinizi.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul)Teşekkür ederim efendim.

Son olarak bir konuya daha değinmek istiyorum. Çorlu tren faciasında yakınlarını kaybedenlerin yargılanmasına başlandı biliyorsunuz. Çorlu’daki tren kazasında oğlu Oğuz Arda Sel’i kaybeden Mısra Sel, anne ve babasını kaybeden İsmail Kartal, çocuğunu kaybeden Hüseyin Şahin, bunların davalarını sürdüren avukatlar Gökmen Yeşil, Mürsel Ünder, Selvi Yüzbaşıoğlu Saltan ile Burak Arı’nın yargılanmasına bugün Ankara Adliyesinde başlandı. Çok küçük bir salonda yargılama başlatıldı. Duruşma devam edemedi, 13 Nisana ertelendi. Çorlu faciasında yakınlarını kaybeden insanlar neden yargılanıyor? Yani oğlu Oğuz Arda Sel’i kaybeden anne Mısra Sel’i neden yargılıyorsunuz? Çünkü, aileler ve avukatlar, Anayasa Mahkemesi önünde tutmak istedikleri adalet nöbeti nedeniyle yargılanıyorlar ve orada polisin şiddet uygulaması karşısında direnmiş olan ailelere dava açılmış vaziyette.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

66 konuşma daha · 4 Mart 2020

66 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook