İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 90. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Lozan Üniversitesinin Avrupa Konseyi için hazırladığı Türkiye'yle ilgili rapora, HDP'ye açılan kapatma davasına, 5 Haziran 2015 tarihinde Diyarbakır'da meydana gelen patlamayla ilgili tazminat davalarına, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Metin Bulu'nun yalan beyanda bulunduğuna ve görevinden ayrılması gerektiğine ilişkin açıklaması

Genel Kurul, 90. Birleşim · 4. yasama yılı · 10 Haziran 2021 · 409 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hakkı Saruhan Oluç (Halkların Demokratik Partisi), 10 Haziran 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Lozan Üniversitesinin Avrupa Konseyi için hazırladığı Türkiye'yle ilgili rapora, HDP'ye açılan kapatma davasına, 5 Haziran 2015 tarihinde Diyarbakır'da meydana gelen patlamayla ilgili tazminat davalarına, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Metin Bulu'nun yalan beyanda bulunduğuna ve görevinden ayrılması gerektiğine ilişkin açıklaması); konuşma 409 kelime.

Hakkı Saruhan Oluç (Halkların Demokratik Partisi, İstanbul). “Lozan Üniversitesinin Avrupa Konseyi için hazırladığı Türkiye'yle ilgili rapora, HDP'ye açılan kapatma davasına, 5 Haziran 2015 tarihinde Diyarbakır'da meydana gelen patlamayla ilgili tazminat davalarına, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Metin Bulu'nun yalan beyanda bulunduğuna ve görevinden ayrılması gerektiğine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim tutanağı, 10 Haziran 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hakki-saruhan-oluc-27-2021-06-10-lozan-universitesinin-avrupa-konseyi-icin-hazirladigi-turkiye-yle-ilgi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=98163

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın vekiller, İsviçre’deki Lozan Üniversitesi, Avrupa Konseyi için bir rapor hazırlamış. Bu rapora göre, Türkiye’deki her 100 bin kişiden 984’ü 31 Ocak 2020 itibarıyla cezaevinde ya da denetimli serbestlik uygulaması altındaymış. Avrupa’da başı çeken bir oran, Avrupa ortalamasının 3 katından fazla. Avrupa’da ortalama 100 bin kişiden 265’i aynı kapsamda yer alıyor yani cezaevinde ya da denetimli serbestlik uygulaması altında.

2019’a göre Türkiye’deki bu oran –denetimli serbestlik açısından baktığımızda- yüzde 6,1 artmış. İlk 3 ülkeye baktığımızda denetimli serbestlik altındaki kişiler açısından, Polonya 1’inci, Türkiye 2’nci, Litvanya 3’üncü, Gürcistan 4’üncü sırada oluyor; gayet ilginç bir tablo. Denetimli serbestlikte Avrupa ortalaması 100 bin kişide 149 kişi, Türkiye'de ise 100 bin kişide 627 kişi. Yani bu rapor gösteriyor ki Türkiye'de denetimli serbestlik ve cezaevinde tutma meselesi aynı anda, yüksek oranda cereyan ediyor. Yani denetimli serbestlik, tutuklama aleyhine bir işlem olarak kullanılmıyor. Bu raporu bir kenara koyalım; bir veri olarak bunu söylemek istedim.

Şimdi, Halkların Demokratik Partisi hakkında kapatma davası açmış olan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı bugün uluslararası bir konferansta, Antalya'da bir konuşma yapmış; o konuşmanın içinde Halkların Demokratik Partisine açılmış olan davayla ilgili, kendi hazırladığı iddianameyle ilgili demiş ki: “Biz elimizden geleni yaptık.” Çok ilginç, değil mi? “Biz elimizden geleni yaptık.” hukuku bu. Şimdi, bu Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına sormak istiyoruz: Nedir elinizden gelen? Yaptığınız ne? Kimin için yaptınız? Kime söylüyorsunuz bu sözleri yani bu hesabı kime veriyorsunuz?

Şimdi, biz hep, başından beri söylüyoruz “Bu, hukuk değil, siyasi intikam davasıdır; bu bir tasfiye davasıdır.” diye. “Elimizden geleni yaptık.” hukuku nedir? “Elimizden geleni yaptık.” hukuku gerçekleri çarpıtmaktır, eğip bükmektir, evrensel ve demokratik hukuk ilkelerini yok saymaktır, Türkiye'nin imzalamış olduğu uluslararası demokratik sözleşmeleri çiğnemektir, Kürt siyasetçilere ve Kürt seçmene düşman hukuku uygulamaktır, milyonlarca seçmenin iradesini tasfiye etmek için adım atmaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul)Elimizden geleni yaptık hukuku budur işte. Zihniyettir bu, bir zihniyettir bu ve -işte Allah söyletti, Allah söyletti- işin hukukla alakası yoktur, gerçeklerle alakası yoktur. Birilerine yaranmak için, bir siyasi tasfiye operasyonunu gerçekleştirmek için, demokratik siyasetten Halkların Demokratik Partisini tasfiye etmek için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı “Elimizden geleni yaptık.” diyor. Bu da tarihe böylece geçmiş olsun. Bu işin peşini elbette ki bırakmayacağız. “Elimizden geleni yaptık.” hukuku, evrensel, demokratik hukukla, bunun ilkeleriyle alakası olmayan bir tutumdur; çok açık ve net ortadadır. Bağımlı ve taraflı yargının tutumudur bu işte “Elimizden geleni yaptık.” hukuku.

Bakın, ben size bir “Elimizden geleni yaptık.” hukuku örneği daha vereceğim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

49 konuşma daha · 10 Haziran 2021

49 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook