Orhan Doğan'ın 14'üncü ölüm yıl dönümüne, İstanbul'da LGBT yürüyüşündeki polis şiddetine, Metin Lokumcu davasına, bütün gazeteci ve basın çalışanlarıyla dayanışma içinde olduklarına ve aşılama çalışmalarında bölgesel eşitsizlik olduğuna ilişkin açıklaması
İstanbul Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 97. Birleşim · 4. yasama yılı · 29 Haziran 2021 · 479 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hakkı Saruhan Oluç (Halkların Demokratik Partisi), 29 Haziran 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Orhan Doğan'ın 14'üncü ölüm yıl dönümüne, İstanbul'da LGBT yürüyüşündeki polis şiddetine, Metin Lokumcu davasına, bütün gazeteci ve basın çalışanlarıyla dayanışma içinde olduklarına ve aşılama çalışmalarında bölgesel eşitsizlik olduğuna ilişkin açıklaması); konuşma 479 kelime.
Hakkı Saruhan Oluç (Halkların Demokratik Partisi, İstanbul). “Orhan Doğan'ın 14'üncü ölüm yıl dönümüne, İstanbul'da LGBT yürüyüşündeki polis şiddetine, Metin Lokumcu davasına, bütün gazeteci ve basın çalışanlarıyla dayanışma içinde olduklarına ve aşılama çalışmalarında bölgesel eşitsizlik olduğuna ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim tutanağı, 29 Haziran 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hakki-saruhan-oluc-27-2021-06-29-orhan-dogan-in-14-uncu-olum-yil-donumune-istanbul-da-lgbt-yuruyusunde (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=98730
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın vekiller, Orhan Doğan’ın ölüm yıl dönümü bugün. On dört yıl önce, barış, demokrasi ve özgürlük mücadelesinin kararlı savunucusu olan, onurlu yaşam meşalesi diye adlandırdığımız Orhan Doğan’ı kaybetmiştik. Kendisini sevgi ve minnetle anıyoruz, anısı önünde bir kez daha saygıyla eğiliyoruz ve ona verdiğimiz sözü, barış ve demokrasiye ulaşma sözünü gerçekleştirebilmek için mücadelemizi onun açtığı yolda sürdürüyoruz.
Sayın vekiller, hafta sonunda hiç İstanbul’da olanınız var mıydı bilmiyorum ama belki bazılarınız televizyonlarda da görmüşsünüzdür, inanılmaz bir polis şiddeti yaşandı yine İstanbul’da, İstanbul Taksim’de ve İstiklal Caddesi’nde; gerçekten inanılmaz bir durumdu. Polis, aslında yurttaşın güvenliğini değil, güvensizliğini sağlıyor bu yaptığıyla. Yani “Konuşanı alın.” sözü polisten çıkıyor. Nerede konuşuyorlar? İşte, LGBT bireyler kendilerine bir gün saptamışlar, o günde bir yürüyüş yapmak istiyorlar, “Konuşanı alın.”la karşılaşıyorlar. O yetmiyor, kahvede oturanlar var, “Kahvede oturanları alın.” Sokaktan geçerken polis çok gürültü yapıyor, ses bombası patlatıyor, birisi çıkıyor, camdan “Ya, çocuğum uyuyor.” diyor, “Çocuğu da alın, konuşanı da alın.” onu da alıyorlar. Ya, İstiklal Caddesi’nde, yıllardan beri İstanbul’da çalışan gazeteci, uluslararası bir ajansta çalışan gazeteci, fotoğrafçı Bülent Kılıç vardır. İstanbul’daki herhangi bir Emniyet görevlisinin, bu eylem/etkinliklere katılan Emniyet görevlisinin tanımaması mümkün olmayan bir kişidir Bülent Kılıç, herkes tanır. Boğazına çöküyorlar, öldürme amacıyla boğazına çöküyorlar, nefes alamıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANDevam edin.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul)Ondan sonra, bu işlerden sonra sosyal medyaya mesele düşünce, öldürme amaçlı boğazına çöktükleri görülünce Emniyet açıklama yapıyor, diyor ki: “Gazeteci olduğunu geç fark ettik.” Yani bu kadar büyük bir yalan gerçekten görülmüş bir şey değil. Adamın orada elinde fotoğraf makinesi var, bağırıyor bas bas “Gazeteciyim.” diye, “Geç fark ettik.” diyorlar.
Şimdi, bunları niye söylüyorum? Bir nefret dili, bir şiddet dili çok yaygınlaşmış vaziyette; bu iyi bir durum değil, bunu bir kez daha vurgulayalım. Yani polislerin sosyal medya hesaplarına baktığınız zaman da bunu görüyorsunuz, nefret ve şiddet dilinin onların sosyal medya hesaplarında nasıl yaygınlaşmış olduğunu fark ediyorsunuz.
Bir taraftan bunlar oluyor, öbür taraftan çok şefkatli bir polisle de karşı karşıyayız. Yani mesela, İzmir’de Deniz Poyraz arkadaşımızı katleden, İzmir il binamızı basarak katleden kişiye o polis çok şefkatli davranıp sırtını sıvazlarken “İsmin neydi ağabeyciğim?” diyebiliyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANDevam edin.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul)Demek ki polis istediği zaman şefkatli olabiliyor, kendisine yakın hissettiklerine karşı şefkatli davranıyor ama kendisine yakın hissetmediklerine, muhaliflere karşı inanılmaz bir şiddet ve baskı dili ve fiziki şiddet uygulayabiliyor.
Bugün Metin Lokumcu’nun duruşması görülüyor Trabzon’da. Yıllar önce katledilmişti Metin Lokumcu Hopa’da, biliyorsunuz. Bir video ortaya çıktı, o videoda polis komiseri bağırıyor “Gebertin onu, gebertin!” diye yani dava dosyasına da girmiş olan bir videodan söz ediyorum.
Şimdi, bugün, Ankara’da, gazeteci örgütleri bir açıklama yaptı; cemiyetler, dernekler, sendikalar, hem ulusal hem uluslararası kuruluşlar bir açıklama yaptılar ve “Basının nefesini kesemezsiniz, gazetecilere şiddet uygulanmasını kanıksamayacağız, ellerinizi gazetecilerin üzerinden çekin.” dediler. Evet, bütün gazetecilerle, basın çalışanlarıyla bizler de dayanışma içindeyiz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
70 konuşma daha · 29 Haziran 2021