8 Mart Dünya Kadınlar Günü'ne, sağlık çalışanlarının taleplerine, Sağlık Bakanlığının yayımladığı genelgeyle sağlık emekçilerini ve hekimleri tehdit ettiğine, Cizre Kaymakamlığı tarafından iptal edilen "Mem u Zin" adlı tiyatro oyununa ve mahpusların cezaevlerine gelen elektrik faturalarını ödemekte zorlandıklarına ilişkin açıklaması
İstanbul Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 64. Birleşim · 5. yasama yılı · 8 Mart 2022 · 731 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hakkı Saruhan Oluç (Halkların Demokratik Partisi), 8 Mart 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'ne, sağlık çalışanlarının taleplerine, Sağlık Bakanlığının yayımladığı genelgeyle sağlık emekçilerini ve hekimleri tehdit ettiğine, Cizre Kaymakamlığı tarafından iptal edilen "Mem u Zin" adlı tiyatro oyununa ve mahpusların cezaevlerine gelen elektrik faturalarını ödemekte zorlandıklarına ilişkin açıklaması); konuşma 731 kelime.
Hakkı Saruhan Oluç (Halkların Demokratik Partisi, İstanbul). “8 Mart Dünya Kadınlar Günü'ne, sağlık çalışanlarının taleplerine, Sağlık Bakanlığının yayımladığı genelgeyle sağlık emekçilerini ve hekimleri tehdit ettiğine, Cizre Kaymakamlığı tarafından iptal edilen "Mem u Zin" adlı tiyatro oyununa ve mahpusların cezaevlerine gelen elektrik faturalarını ödemekte zorlandıklarına ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim tutanağı, 8 Mart 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hakki-saruhan-oluc-27-2022-03-08-8-mart-dunya-kadinlar-gunu-ne-saglik-calisanlarinin-taleplerine-sagl (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=105087
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın vekiller, bugün bütün kadın vekillerimiz -Ankara Vekilimiz dışında- sokaklarda ve alanlarda, 8 Mart kutlamalarında. Bu vesileyle, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum.
Sayın vekiller, biliyorsunuz, uzun bir süredir sağlık çalışanları çeşitli eylem ve etkinlikler düzenliyorlar, taleplerini dile getiriyorlar. Nedir istedikleri?
1) Çalışma koşullarının ve ücretlerinin iyileştirilmesini istiyorlar.
2) İş, gelir ve mesleki bağımsızlığın güvence altına alınmasını istiyorlar.
3) Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesini istiyorlar.
4) Covid-19’un meslek hastalığı sayılmasını istiyorlar.
5) Nitelikli sağlık hizmeti için gerekli uygulamaların hayata geçirilmesi talepleri var.
Şimdi, tamamen anayasal hakları bu talepleri dile getirmek ve bunun için çeşitli eylem ve etkinlikler yapıyorlar. Peki, Sağlık Bakanı duyuyor mu bunları? Belli ki duymuyor artık. Peki, Meclis duyuyor mu? Meclis de duymuyor maalesef çünkü sağlık emekçilerinin ve hekimlerin çalışma koşullarının düzeltilmesine yönelik kanun teklifi -biliyorsunuz- geri çekildi ve bir daha getirilmedi ne Komisyona ne de Genel Kurula. Bunu her seferinde hatırlatıyoruz, bir düzenleme yapılmadı yani.
Şimdi, bu eylem ve etkinliklere tahammülü olmayan bir Sağlık Bakanlığıyla karşı karşıyayız. Önümüzdeki hafta da 14 Mart Tıp Bayramı -biliyorsunuz- ve sağlık emekçilerinin ve hekimlerin bu talepler doğrultusundaki mücadeleleri, eylemleri devam edecek. Sağlık Bakanlığı bir genelge yayınladı, bu genelgede diyor ki: “Disiplin mevzuatı içerisinde değerlendireceğiz bu yaptıklarınızı.” Yani tehdit ediyor sağlık emekçilerini ve hekimleri Sağlık Bakanlığı bu genelgeyle ve “Eğer bu eylem ve etkinlikleri devam ettirecek olursanız size disiplin uygulayacağız.” diyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANDevam edin, buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul)Tabii, bu genelge iç hukuk açısından da uluslararası sözleşmeler açısından da emsal kararlar açısından da açıkça hak ihlali anlamına geliyor ama onu bir kenara koyalım, ikiyüzlü bir politika. Bir taraftan siz, Sağlık Bakanlığı olarak diyeceksiniz ki: “Sağlık çalışanları, emekçileri, hekimler pandemi süresinde olağanüstü fedakârlıkla çalıştılar, hayatlarını kaybettiler yeter ki halk sağlığı sağlansın diye.” Ve bunun karşısında özlük haklarıyla ilgili, çalışma koşullarıyla ilgili düzenlemeler yapılması gerekiyor, insani çalışma koşullarının sağlanması gerekiyor ama bu yöndeki taleplerinin karşısına disiplin mevzuatını çıkaracaksınız; vicdana sığmayan bir genelge bu. Sağlık Bakanlığına bir kez daha çağrı yapıyoruz, uyarıyoruz: Sağlık emekçileri ve hekimler sizin köleniz değildir, hakları vardır ve bunları hak ediyorlar. Dolayısıyla disiplin mevzuatı uygulamaktan kesinlikle uzak durun.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANDevam edin.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul)Teşekkür ederim.
Şimdi, sayın vekiller, Cizre'de 12 Martta oynanması planlanan bir tiyatro oyunu var, adı “Mem u Zin”. Cizre Kaymakamlığı tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeden bu oyun iptal edildi. Yani belediye salonunun kirası ödenmiş ve herhangi bir gerekçe yok, keyfî bir iptalle karşı karşıyayız. Bu oyun turneye çıkmış, daha önce 13 gösterim yapmış çeşitli kentlerde. Neden iptal edildi bu oyun, neden yasaklandı? Kürtçe olduğu için elbette ki. Bunu biliyoruz, Kürtçeye tahammülsüzlük var. Daha evvel de Dario Fo'nun bir oyunu “Beru” yani Kürtçesi “Beru”, Türkçesi “Yüzsüz” yasaklanmıştı. Yani kayyum yönetiminin Kürtçeye yönelik bir tahammülsüzlüğü olduğunu biliyoruz fakat ne yaman çelişkidir ki -Cizre Kaymakamı aynı zamanda kayyumu Cizre'nin- kaymakamlık sitesine girdiğiniz zaman karşınıza ne çıkıyor?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANTamamlayın sözlerinizi.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul)“Kültür ve Tarih” başlığı altında Mem u Zin çıkıyor yani yasaklanan oyun çıkıyor. Daha tuhaf bir şey söyleyeyim: Kaymakamlığın Twitter hesabı var, Twitter hesabına tıkladığınız zaman arka profil fotosu aslında Mem u Zin. Yani bir taraftan, sözde, Mem u Zin, Kürt tarihî ve kültürü sahipleniliyor ama bunu anlatacak oyun yasaklanıyor; çelişkili bir durum yani ciddiye alınacak bir durum değil elbette ki bu. Şimdi bir kez daha söylüyoruz: Mem u Zin doğduğu topraklarda ve mekânlarda gösterilemiyor, oynanamıyor; bu, kabul edilebilir bir şey değildir ve Cizre Kaymakamının buna ilişkin herhangi bir açıklaması da yoktur, hukuki bir açıklaması da yoktur.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANTamamlayın sözlerinizi lütfen.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul)Toparlıyorum efendim.
Bu yasakçı zihniyetin ve uygulamaların terk edilmesi gerektiğini düşünüyoruz ve Kürtçe ana dilinde kültürel faaliyetlere yasak koyan bu kayyum zihniyetini de kınıyoruz ve bu oyunun oynanmasına izin verilmesi gerektiğini bir kez daha özellikle vurguluyoruz.
Şimdi, cezaevlerinde çeşitli sorunlar yaşanıyor, hep dile getiriyoruz. Bu seferki çok daha ilginç bir durum. Biliyorsunuz, elektrik fiyatlarına, faturalara sürekli zam geliyor, bunu her gün konuşuyoruz ve cezaevlerinde de aynı durumla karşı karşıyayız. Elbistan E Tipi Kapalı Cezaevinde kalan bir hükümlü mektup yazmış ve diyor ki: “Elektrik faturaları yaklaşık 3’e katlandı. Bizim odaya gelen elektrik faturası -4 arkadaşız- bir önceki ayın 3 katı geldi; zamlar öncesinde 80 lira geliyordu şimdi 220 lira geldi.” Ve bunu gerçekten tahammül edilemez bir durum olarak değerlendiriyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
64 konuşma daha · 8 Mart 2022