İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 22. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Kadına yönelik şiddet ve şiddetin önlenmesiyle ilgili

Halide İncekara

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 22. Birleşim · 4. yasama yılı · 23 Kasım 2005 · 894 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Halide İncekara (AK Parti), 23 Kasım 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KADINA YÖNELİK ŞİDDET VE ŞİDDETİN ÖNLENMESİYLE İLGİLİ); konuşma 894 kelime.

Halide İncekara (AK Parti, İstanbul). “Kadına yönelik şiddet ve şiddetin önlenmesiyle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim tutanağı, 23 Kasım 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/halide-incekara-22-2005-11-23-kadina-yonelik-siddet-ve-siddetin-onlenmesiyle-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

HALİDE İNCEKARA (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 25 Kasımın Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü olması sebebiyle gündemdışı söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, tüm eğitimcilerimizin 24 Kasım Öğretmenler Gününü de canı gönülden kutluyor, Yüce Meclisi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bugüne kadar, kadına şiddeti hep konuştuk ve sanıyorum, özellikle Sayın Milletvekilim Güldal Hanımı izledikten sonra, kadına şiddeti daha yıllar boyu konuşmaya devam edeceğiz; ama, yine, hep birlikte, biz, kadına değil, kimden kime gelirse gelsin, topyekûn şiddetin taraflarını ve taraftarlarını kınayalım.

Biz, biliyoruz ki, insan, dünyaya geldiğinde, kadın-erkek eşit yaratılır. Bu yaşam süresi içinde, kimliğinizi sosyal, kültürel ve inanç değerleriyle oluşturur ve bu kimlikle kendinizi bir yere oturtur ve konuşlandırırsınız ve problemleri de o tanımın altında kavramaya başlarsınız; ama, bu, sizi her zaman doğruya götürmez; çünkü, kadına şiddet bir sonuçtur, başlangıç değildir; ama, siz, eğer, toplumunuzda şiddete son verecek değerlerinizi oluşturmazsanız, şiddet çocuğunuzda, zayıfınızda, kadınınızda kendini gösterir ve şiddetten payınızı, toplumdaki değer algılamalarıyla doğru orantılı olarak alırsınız. Şiddet, güçlüden zayıfa doğru, sosyal konumuna, maddî gücüne göre yayılır. Sosyal konumu, maddî gücü, ayrıca, unvan ve bağımlılıkları, şiddete maruz kalma oranlarınızı belirler. Üzülerek görüyoruz ki, sosyal hayatın içinde güçlendirilmeyen kadın, savaşların, tacizlerin ve şiddetin en yakın muhatapları oluyor.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kadına uygulanan şiddet oranlarını vererek vaktinizi almak istemiyorum. Şunu bilmeliyiz ki, kadına şiddetin tarafları, taraftarları ve sebepleri değişiyor; lakin, şiddetin odağında, biz, hep kadını görüyoruz. Bazen çağdaşlık adına zulmediyorsunuz kadınlara, bazen din adına, bazen töre adına; ama, bakıyorsunuz ki, şiddetinizin muhatabı devamlı kadınlar ve hiç değişmemişler.

Birleşmiş Milletler, kadına şiddeti şöyle tanımlıyor, özellikle, Sayın Güldal milletvekilime seslenerek ve üzerine vurgulayarak söylüyorum: "İster kamusal, ister özel yaşamda meydana gelsin, kadınlara fiziksel, psikolojik acı ve ıstırap veren veya verebilecek olan, cinsiyete dayanan bir eylem veya bu tür eylemlerle tehdit etme, zorlama -üzerine basarak söylüyorum- keyfî olarak özgürlükten yoksun bırakma" şeklinde tanımlanmaktadır. (AK Parti sıralarından alkışlar) Bu tanıma son olarak, kurbanı, ekonomik ihtiyaçlardan da yoksun bırakmak dahil edilmiştir. Kadınlara yönelik ayırımcılığın önlenmesi komitesi "kadınlara yönelik toplumsal cinsiyete dayalı şiddet, bir kadına, sırf kadın olduğu için yöneltilen ya da oransız bir şekilde kadınları etkileyen şiddettir" diyor.

Kadının, kendine karşı uygulanan şiddeti kendi cephesinde aşması zordur. Şiddet gördüğünü söylediğiniz karşı cinsin, yani beylerin, bu konuda en az kadınlar kadar mücadele etmeleri gerekiyor. "Kadınımız kutsaldır, kadınımız başımızın tacıdır" cümleleri şiddeti bitirmiyor. Överken yere göğe koyamadığımız analarımız, eşlerimiz ve kızlarımız, ne yazık ki, toplumda ortak bir saygı ve güven bulamıyor. Neden mi; çünkü, ufak ufak esprilerimiz arasında tüketiyoruz kadınlarımızı ve küçültüyoruz onları. Ağzımızı doldura doldura ettiğimiz küfürlerin baş kahramanı, yine kadınlarımız, analarımız. Kendi hanemizdeki kadınlar kıymetli ve kutsal derken, başka hanedekilerin de o kadar kutsal olduğunu düşünmüyoruz; eğer böyle olsaydı,en ünlü küfürlerimiz ana ve avratla başlamazdı.

Yıllarca kadının maddî özgürlüğü yok diye şiddet gördüğünü söyledik, erkeklere de eğitimsiz dedik; ama, gelin görün ki, son günlerde basına da yansıyan görüntüler, bize, bunların yetmediğini söylüyor. Eğitiminiz artıyor, toplumda önemli bir kimliğe sahip oluyorsunuz; ama, kadına el kaldırmaktan çekinmiyorsunuz. Çok meşhur olmanız, zengin olmanız, dayak yemenizi ya da tacize uğramanızı engellemiyor. O halde, bundan daha farklı bir yere gelmeniz ve çözümlerinizi gerçekçi sunmanız gerekir. Kadına gösterilen şiddetin nedenlerini kültüründen, eğitiminden, ekonomik ve sosyal politikalarından ayrı düşünmek mümkün değildir. Güçlü kıldığınız her politikanız, kadınınızı direkt güçlendirecektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun efendim, konuşmanızı tamamlayın.

HALİDE İNCEKARA (Devamla)Kadına dayak atan bir adamın yuhalanıp, ötelenmediği bir toplumda, sığınma evlerini konuşmak zorunda kalacaksınız tabiî ki. Okul kapılarından keyfinize göre kovaladığınız kızlarınızı, demokratik bir eğitim politikanız olmadığı süre içinde, özgürlükçü ve eşitlikçi olmayan bir eğitim politikası içinde kadının eğitim problemlerini konuşacaksınız ve bu kürsüye çıkacaksınız, okumakla ilgili bir kaygısı olan bir kadının, bir başka mahkemelerde aradığı hakkı kınayacaksınız ve ondan sonra kadına şiddeti kınamaya geleceksiniz! Yok böyle bir şey. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Politikalarınızı yasalarınızla düzenlersiniz.

NECATİ UZDİL (Osmaniye)Ulema!..

HALİDE İNCEKARA (Devamla)Ona da cevap vereceğim şimdi. Ulemalarınızdan korkmayın. Ulemalarınızdan korktuğunuz gün bitişiniz başlar. Ne zamanki bu millet, ulemasından, âliminden ve bilim adamından uzak kalmıştır, bu hale düşmüştür. Yok öyle şey. (AK Parti sıralarından alkışlar, CHP sıralarından gürültüler)

K. KEMAL ANADOL (İzmir)Ulemadan korkan sizsiniz. Rektörü hapse siz attınız.

HALİDE İNCEKARA (Devamla)Ben bir bitireyim…

Politikalarınıza paralel yasal düzenlemelerinizi yaparsınız ve kültürel gelişime katkıda bulunursunuz.

Gelişen, büyüyen ve hızla haberleşen dünyada, yasal düzenlemeler, yavaş ve zor da olsa, kabul edelim ki, kadının lehine değişmektedir; fakat, sokakta, hanede ve işyerinizde hiçbir şey değişmemekte. Hanenizde yaşadıklarımızı politikalar ne kadar etkiliyor ya da yasal düzenlemeler bizim hayatımızı ne kadar değiştirebiliyor; yani bir yanda yasalarınız var ve bir yanda kapalı kapılar arkasında yaşadıklarınız ve üniversite kapısı önünde yaşadıklarınız var; yaşadığımız fiilî bir durum var.

Yasalar ortak ahlak kurallarını oluşturmakta, huzur sağlamakta yeterli olamaz. Tam tersi, eğer, toplumda kültürel değerlerinizi ve ayıplarınızı oluşturmamışsanız, bunun sonucu ortaya çıkan suçlara sadece ne kadar ceza vereceğinizi oturur aranızda tartışırsınız. Suçları ve suç fiillerini ortadan kaldıramadığınız süre içinde de sadece suçlarınızın sayısını artırırsınız. Öyleyse, hep birlikte, ümit ve güven hissettiğimiz kültürel değerler üretmekte, onları korumakta kararlı olmalıyız.

Konuşmamı, yine, cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün şu sözüyle bitirmek istiyorum ve herkesin duymasını istiyorum; birkısım kadını kendine benzemediği için, kendi gibi düşünmediği için, kendi gibi giyinmediği için yok sayanlar için söylüyorum: "İnsan topluluğu, kadın ve erkek denilen iki cins insandan oluşur. Kabil midir ki, bir kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünü ilerleyebilsin. Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa bağlı kaldıkça öteki yarısı göklere yükselebilsin."

Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

11 konuşma daha · 23 Kasım 2005

11 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook