Gelir vergisi kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; harçlar kanununda ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; ordu milletvekili rahmi güner'in; 3717 sayılı adli personel ile devlet davalarını takip edenlere yol gideri ve tazminat verilmesi ile 492 sayılı harçlar kanununun bir maddesinin yürürlükten kaldırılması hakkında kanun ve 657 sayılı kanunun 152 nci maddesinin "ıı-tazminatlar" kısmının (g) bölümünde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; konya milletvekili kerim özkul ve 4 milletvekilinin; bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; kahramanmaraş milletvekili veysi kaynak'ın; bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:536)
Afyonkarahisar Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 139. Birleşim · 4. yasama yılı · 22 Temmuz 2010 · 948 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Halil Ünlütepe (CHP), 22 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 139. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR VERGİSİ KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI; HARÇLAR KANUNUNDA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI; ORDU MİLLETVEKİLİ RAHMİ GÜNER'İN; 3717 SAYILI ADLİ PERSONEL İLE DEVLET DAVALARINI TAKİP EDENLERE YOL GİDERİ VE TAZMİNAT VERİLMESİ İLE 492 SAYILI HARÇLAR KANUNUNUN BİR MADDESİNİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI HAKKINDA KANUN VE 657 SAYILI KANUNUN 152 NCİ MADDESİNİN "II-TAZMİNATLAR" KISMININ (G) BÖLÜMÜNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ; KONYA MİLLETVEKİLİ KERİM ÖZKUL VE 4 MİLLETVEKİLİNİN; BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ; KAHRAMANMARAŞ MİLLETVEKİLİ VEYSİ KAYNAK'IN; BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.:536)); konuşma 948 kelime.
Halil Ünlütepe (CHP, Afyonkarahisar). “Gelir vergisi kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; harçlar kanununda ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı; ordu milletvekili rahmi güner'in; 3717 sayılı adli personel ile devlet davalarını takip edenlere yol gideri ve tazminat verilmesi ile 492 sayılı harçlar kanununun bir maddesinin yürürlükten kaldırılması hakkında kanun ve 657 sayılı kanunun 152 nci maddesinin "ıı-tazminatlar" kısmının (g) bölümünde değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; konya milletvekili kerim özkul ve 4 milletvekilinin; bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; kahramanmaraş milletvekili veysi kaynak'ın; bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:536)”. TBMM Genel Kurulu, 139. Birleşim tutanağı, 22 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/halil-unlutepe-23-2010-07-22-gelir-vergisi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-d (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c076/b139/tbmm230761390624.pdf
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HALİL ÜNLÜTEPE (Afyonkarahisar)Sayın Başkan, saygıdeğer parlamenterler; Adalet ve Kalkınma Partisinin grup önerisinin aleyhinde söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, anladığım kadarıyla, bir dönemi bugün sona erdirmeye çalışacağız. Bu bir dönemde iyi çalıştık, eksik çalıştık ama sonuç itibarıyla karşılaştığımız en önemli olay bence şu: Bir program dâhilinde çalışmaları yürütemedik. Dengesiz, güne göre program ayarladık. Bakın, son bir aylık bir takvimi sizlerle paylaşmak istiyorum:
22/6/2010 tarihinde Adalet ve Kalkınma Partisi grup önerisi, gündem değişmiş. Elbet buna uyulması gerekir. Aradan altı gün geçmiş -30/6- tekrar grup önerisi, tekrar gündem ve çalışma koşulları değişmiş. 8 Temmuz, sekiz gün sonra, tekrar gündem değişikliği, tekrar çalışma koşullarının değişikliği. 13 Temmuz, tekrar aynı konuyla geliniyor ve 15 Temmuz, iki gün sonra ve bugün tekrar bir grup önerisiyle geliniyor. Hâlbuki ciddi kurumlar çalışma programlarında çok az değişiklik yaparlar, o çok az değişiklikler de parlamenterlerin daha iyi, verimli çalışmasını sağlar. Örneğin salı ve çarşamba günlerindeki programlara müdahale edilmesi, parlamenterlerin denetleme görevini yeterince yerine getirmesine engel olmuştur.
– 624 – DİLEK 139 55–59 Şimdi, böyle bir ortamda, bu Parlamentonun, bu dönemde, verimsiz fakat kendisini çok yoran bir çalışma türü içine girdiğini görüyoruz. Bu, bir tecrübesizlik mi? Hayır, tecrübesizlik değil. İktidarın, ülkenin gündemini yakalayabilmesindeki bir beceriksizlik olarak yansıtılırsa daha doğru olur diye düşünüyorum.
Değerli arkadaşlarım, ülkemizin ciddi sorunları var. Hele hele son dönemlerde gündem dışı söz alan saygıdeğer parlamenterlerimizin de belirttiği gibi, son dönemlerde yağan yağışlar, dolu, tarım sektöründe ciddi sıkıntılar doğurmuştur. Bunlardan bir tanesi de bizim yöremizin sorunlarından, daha ziyade Çay ve Sultandağı ilçelerimizde gördüğümüz ve ülkemizin diğer illerinde de karşılaştığımız, kiraz üreticilerinin çektiği sıkıntılar. Bu yıl, kiraz üretiminde rekoltenin yüksekliği, kalitenin belirli bir oranda düşüşüne de neden olmuştur. Örneğin, Sultandağı ilçemizde, o ilçedeki yıllık rekolte, her yıl 40 bin tondur. Bu 40 bin ton kirazın yüzde 70’i ihracata yöneliktir. Çay ilçemizle birlikte bunu değerlendirdiğinizde 60 bin ton. Bu sene, yağan yağmurlar, dolu, rekoltedeki yükseklik, verimin kalitesindeki düşüklük sonucu kiraz üreticileri ciddi bir mağduriyetin içine düşmüştür. Tarımdaki, üretimdeki girdilerde, elektrik girdilerinde, gübre girdilerinde, ilaçlama girdilerinde, işçilik ücretlerinde, bunların tümünü ortaya koyduğunuzda, sulama girdilerini ortaya koyduğunuzda, ciddi bir artış olmasına rağmen, fiyatın tespitinde, bugün birinci sınıf, ihracatlık kiraz 200 kuruş civarında satılmıştır. Devletin kendi kamu görevlilerinin, ilçe tarım müdürlüğü yetkililerinin yaptığı tespitlere göre bugün iç piyasadaki en kalite kiraz 35 kuruşla 70 kuruş arasında satılmaktadır. Yağan yağış ve dolu o kalite, ihracata yönelik olan kirazların çatlamalarına ve yarılmalarına neden olması nedeniyle kiraz dalından toplanamamış, üretici ciddi bir mağduriyetin içine düşmüştür. Örneğin 2002 yılında ihracatlık kiraz 4,5 milyon liraydı, bugün 200 kuruş. Biraz önce de belirttiğim gibi bu, elektrik, sulama, gübre, ilaçlama, işçilik ücretlerinin girdilerini koyduğunuzda, mazot girdilerini koyduğunuzda bu işin içinden üreticinin, meyve üreticisinin çıkması olanaksızdır, ciddi bir devlet desteğine ihtiyaçları vardır.
Bu bölgedeki insanlar kiraz dönemine göre borçlanmışlardır, ilacı veresiye almışlardır, gübreyi veresiye almışlardır, sulamayı veresiye yapmışlardır. Bu insanlar onurlu insanlardır, borçlu gezmeyi sevmeyen kişilerdir. Peki, neye göre ödeyecek bu borçlarını? Çoğu, tarım krediden borçlandı, Ziraat Bankasından borçlandı. Buna bir çözümü yüce Parlamentonun bulması gerekir. Akşehir, Sultandağı ve Çay, 70 kilometrelik bu bölgedeki yoğun nüfus sadece kiraz üretimiyle geçimini temin etmektedir. Bu bölge insanlarının sorununa yüce Parlamentonun bir çözüm bulması gerekir. Ya bunların borçları bir yıl faizsiz olarak ertelenmeli veya başka bir yönteme gidilmelidir.
İşte ilçe tarım müdürlüğünün raporu: Yağan yağmur ve dolunun sonucu hasar miktarının yüzde 40’larda olduğunu söylüyor.
İki: Kirazdaki örneğin “karabalı” denilen cinsteki kiraz hiç dalından toplanmamış, fiyat veren yok. Geçen yıl sanayi tipi kiraz 130 kuruşken şimdi 80 kuruşa alıcısı yok. Fiyatların tespiti tamamen tüccarın egemenliğine bırakılmış durumda. Çözüm yolu nedir? Parlamento bunları tartışabilseydi, bunları tartışmamız gerekirdi, o nedenle aleyhe söz aldım. Öncelikle fındıkta, buğdayda olduğu gibi, bu kesimdeki üreticilerin hakkının korunabilmesi amacıyla devlet bir taban fiyatı politikasına bu alanda girmeli, düzenleyici bir fiyat endeksini koyabilmeli.
Birinci sınıf kalite, ihracata yönelik kirazın fiyatının tespitinde üreticinin hiçbir müdahalesi yoktur; ihracatçı firma, şu paraya ben bu kirazı alıyorum diyorsa o fiyata vermek zorundadır. Hâlbuki fiyatının tespitinde, kalitenin tespitinde ilçe tarım müdürlüğünden bir ekspertiz, bir tüccardan ekspertiz, ortak, birlikte karar verebilseler, makul bir fiyatın oluşmasına ciddi bir katkı sağlanır ve bu bir tespitle oluşturulabilirdi. Görebildiğim kadarıyla kiraz üreticilerimizin bu mağduriyeti yüce Parlamentoda tartışılmadı, gündemin yoğunluğu nedeniyle tartışılmadı. Fakat tarım kesimi ciddi bir mağduriyetin içindedir. Hâlâ daha Türkiye’de planlı bir tarım politikasının oluşturulmaması nedeniyle hâlâ daha kiraz yetiştiriciliği teşvik edilmektedir. Bir kiraz ağacı on yılda meyve vermektedir. On yıl boyunca o çiftçi o kiraza gözü gibi bakmaktadır.
– 625 – DİLEK 139 59–63
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Kiraz donmadı mı Halil Bey, donmadı mı?
HALİL ÜNLÜTEPE (Devamla)Dondu tabii.
Şimdi vişne toplanıyor, vişne de 50 kuruştan. İnanın, bir işçinin ücretini ancak karşılayabilir. Bu insanlar kışın ne yiyecek, ne içecek, neyle uğraşacaklar, geçimini neyle temin edecekler? Yani iktidarın göndereceği 2 kilo unla, buğdayla mı temin edecekler geçimini? Bu insanlar ürettiklerinin karşılığını almak istiyor, üreterek geçimini temin etmek istiyor, Türk toplumunun üretimine katkı sağlamak istiyor.
Üreten bir toplumu yaratabilmenin en önemli unsurlarından birisi tarım kesimine ciddi bir destek vermektir. Göçü önlemenin en önemli faktörü odur. Eğer, siz tarımda, girdilerde destek olmazsanız o insanlar başka bölgelere göçe yönelir. O büyük kentlerdeki o göçün getirdiği girdabı da hepimiz görüyoruz ve yaşıyoruz. Bu nedenle yüce Meclisten o bölgedeki kiraz üreticilerinin sorunlarına daha fazla ilgi gösterilmesini istiyorum, tarım kesiminin sorunlarına daha fazla dikkatli ve özenli bir davranış istiyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Ünlütepe, konuşmanızı tamamlayınız.
HALİL ÜNLÜTEPE (Devamla)Bağlıyorum Sayın Başkanım.
Yani, bir çalışma dönemi geçirdik ama verimsiz. Sorunlar günden güne daha da çoğalmaktadır. Bu sorunlar çözümlenmeli, çözümlenmesi için olumlu mesaj verilebilmeli. O insanların moral desteğe ihtiyacı vardır.
Ben bu sorunların çözümünde Parlamentonun üzerine düşen görevin olduğu inancıyla aleyhe söz almış bulunuyorum. Bu duygu ve düşüncelerle yüce heyetinizi saygıyla selamlarken Sayın Başkana da gösterdiği toleranstan dolayı teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
102 konuşma daha · 22 Temmuz 2010