Çanakkale savaşları gelibolu tarihi alan başkanlığı kurulması hakkında
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 105. Birleşim · 4. yasama yılı · 18 Haziran 2014 · 459 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Haluk Eyidoğan (CHP), 18 Haziran 2014 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇANAKKALE SAVAŞLARI GELİBOLU TARİHİ ALAN BAŞKANLIĞI KURULMASI HAKKINDA); konuşma 459 kelime.
Haluk Eyidoğan (CHP, İstanbul). “Çanakkale savaşları gelibolu tarihi alan başkanlığı kurulması hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 18 Haziran 2014. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/haluk-eyidogan-24-2014-06-18-canakkale-savaslari-gelibolu-tarihi-alan-baskanligi-kurulmasi-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=32135
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)CHP GRUBU ADINA HALUK EYİDOĞAN (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanun Tasarısı üzerine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına görüşlerimi bildireceğim.
Daha önce, diğer kanun tasarılarında da vurguladığımız gibi sık sık bu kürsüden, bu kanun tasarısı da benzer anlayışla acele şekilde Komisyona sunulmuştur. 5 tane tali komisyon adı olmasına rağmen esas komisyonda iş bitirilmeye çalışılmıştır. Alt komisyon görüşmesine gitmesi için uzun bir uğraş verildikten sonra alt komisyonda görüşülmüş ancak tali komisyonlarda görüşülmemiştir. Ancak “komisyon bilgileri” sayfasında da bu 5 tali komisyonun raporunu vermediği şeklinde bir ibare yer almaktadır. Görüşülmeyen bir kanun tasarısı raporu zaten verilemez. Yani burada sanki bilerek raporun verilmediği gibi bir ifade var; bu sanıyorum dikkatinizi çekmiştir. Tali komisyona gitmeyen tasarı hakkında raporun verilmesi -gördüğünüz gibi- mümkün değil ama biz tali komisyon üyeleri olarak da bu esas komisyon çalışmalarına katıldık ve görüşlerimizi bildirdik.
Çanakkale Gelibolu Yarımadası, emperyalist devletlerin milletimizi yeni bir sömürge ülke hâline getirmek ve vatanımızı bölüp parçalamak üzere işgal sürecini başlattığı bir vatan toprağıdır. Oralar, her karış toprağı şehitlerimizin kanıyla sulanmış topraklardır. Bu ülkenin tam bağımsız ve özgür olabilmesi için, barış için, Çanakkale Gelibolu’da şehit olanların, gazilerin oralarda her toprak parçasında anıları ve hikâyeleri vardır. Kumkale Oyalama Çıkarması, Seddülbahir bölgesindeki muharebeler, Alçıtepe (Kirte) Çıkarması, Arıburnu bölgesindeki muharebeler, Anafartalar, Suvla Koyu Çıkarması Çanakkale kara ve deniz savaşlarının şeref dolu mekânlarıdır. Bugün Gelibolu Yarımadası’ndaki anıtlar, şehitlikler ve mezarlar bugüne dair önemli dersler çıkarılacak, yeni nesle mutlaka aktarılması gereken, ağır, acı dolu yaşanmışlıkları hatırlatır.
Kardeşi kardeşe, dindaşı dindaşa düşüren sömürgecilerin ve iş birlikçilerinin neler yaptığını ve yaptırdığını bugün Orta Doğu’da çok acı örnekleriyle yaşıyoruz. Orada yaşananlar bize barışın, özgürlüğün ve bağımsızlığın ne kadar değerli olduğunu, bu değerlere sarılmamız gerektiğini gösteriyor. Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı da bu anlamda görülmesi ve gezilmesi gereken bir vatan toprağımızdır.
Hükûmet, ülkemizi her gün bir yenisini görmeye alıştığımız ve kabullenmeye zorlandığımız oldubittilerle yüz yüze bırakmaktadır. Millî ve manevi değerlerimizin kilometre taşlarını oluşturan hassas konularda sürekli kendi ideolojik yorumları ve saptırmaları doğrultusunda, profesyonel propaganda yollarıyla kafaları karıştıran yorumlar ve uygulamalar yapmaktadır.
Bugün görüştüğümüz Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanun ile de yeni bir oldubitti yaratılmak istenmektedir. 2015 yılında kutlanacak olan Çanakkale ve Gelibolu savaşlarının 100’üncü yılı etkinliklerine yetiştirilmek kaygısıyla yazılan ancak satır aralarında çok ciddi soru işaretleri bırakan bir kanun metniyle yeni bir fiilî durum yaratılmak istenmektedir. Buna özellikle dikkatinizi çekiyorum. Bu çerçevede görüşlerimizi ileteceğiz.
Hükûmet, uygulamaya koymaya çalıştığı bu kanun tasarısıyla başta kurum başkanı olmak üzere, tanımı ve mesleki formasyonu bile tanımlanmamış bir yapılanmanın adımlarını atmak istemektedir. Ayrıca, bu kanun tasarısının metni üzerinde yaptığımız incelemeler bizde ilgili sivil toplum kuruluşlarının görüş ve bilgisine başvurulmadığı fikrini oluşturmuştur. Kanunun daha nitelikli, bilimsel ve toplumsal uzlaşı kültürü doğrultusunda hazırlanması gerektiğine inanıyoruz. Aşağıda Komisyon tarafından dikkatle değerlendirilmesini istediğimiz tespitler şunlardır…
Sayın Başkan, sanıyorum biraz uğultu var.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
84 konuşma daha · 18 Haziran 2014