2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2022 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 1'inci Tur Görüşmeleri münasebetiyle
Amasya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 33. Birleşim · 2. yasama yılı · 12 Aralık 2023 · 524 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Haluk İpek (AK Parti), 12 Aralık 2023 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2022 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 1'inci Tur Görüşmeleri münasebetiyle); konuşma 524 kelime.
Haluk İpek (AK Parti, Amasya). “2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2022 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 1'inci Tur Görüşmeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim tutanağı, 12 Aralık 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/haluk-ipek-2023-12-12-2024-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-teklifi-ile-2022-yili-merkezi-y (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=120159
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)AK PARTİ GRUBU ADINA HALUK İPEK (Amasya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anayasa Mahkemesi 2024 yılı merkezî yönetim bütçesi üzerinde AK PARTİ Grubu adına düşünce ve kanaatlerimi paylaşmak üzere söz almış bulunuyorum. Ekranları başında bizleri takip eden kıymetli vatandaşlarımızı ve Gazi Meclisi saygıyla selamlıyorum.
1982 Anayasası tek Meclisli parlamenter sistem esas alınmak suretiyle hazırlanmış, tüm kurum ve kurallar bu esas çerçevesinde oluşturulmuştur. Anayasa’mızın 19 kez değişikliğe uğradığı hepinizin malumlarıdır, birden çok değişiklik gören çok sayıda maddesi söz konusudur. Anayasa’mızda yapılan her değişiklik, demokrasi alanını genişleten, siyasi faaliyetlerin önündeki sınırları kaldıran, hak arama özgürlüğünün önündeki engelleri kaldırmaya dönük, modern dünyaya entegrasyonu sağlayan önemli adımlar olmuştur. Temel hak ve hürriyetlerin korunması, kötüye kullanılmasının önlenmesi, durdurulması ve sınırlanması yeniden ve daha anlaşılır hâle getirilmiştir. Kamu Denetçiliğinin kurulması, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru imkânının getirilmesi yargı dışında hak arama imkânının kapsamını genişleten önemli değişiklikler olarak anayasal düzeyde uygulamaya sokulmuştur. 2001 yılında yapılan Anayasa değişikliği ve 2003 yılında çıkardığımız uygulama kanunuyla parti kapatmalar zorlaştırılmış, 7 üyenin oyu şart koşularak kapatma kararı nitelikli çoğunluğa bağlanmış, AK PARTİ’ye taammüden tezgâhlanmış kapatma davası bu şekilde engellenebilmiştir. 2004 yılında yürürlüğe giren 10 maddelik Anayasa değişikliği şahsımın başkanlığında hazırlanmış, bununla ilk defa askerî harcamalar Sayıştay denetimine açılmış, kadın-erkek eşitliğini hayata geçirme hususunda devlete yükümlülük yüklenmiştir. 2010’da yürürlüğe giren 26 maddelik Anayasa değişikliğiyle, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı başta olmak üzere, 12 Eylül askerî darbesini yapanların yargılanmalarını sağlayan Anayasa değişikliği de yine Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından gerçekleştirilmiştir.
Görüldüğü üzere, 1982 Anayasası’nda bugüne kadar yapılan değişiklikler ülkemizde demokrasinin ve insan haklarının standartlarını yükseltmiştir ancak yeterli değildir. Kanun ve anayasa yapmak esasen zamanı dondurmaktır, zaman ise donmaz ve yeni ihtiyaçları önümüze çıkarır. Bu nedenle, 28’inci Dönem milletvekilleri olarak ülkenin ihtiyaçları ve zamanın getirdiği talepleri karşılamak ve bu konuda standartları yükseltmek için Anayasa değişikliği yapmak hepimizin yetkisindedir. Bu konuda geçmişte ortak zeminde buluşulduğu gibi biz de Anayasa değişikliği yapabilecek zeminde buluşmak zorundayız; bu, tarihî yükümlülüğümüzdür.
Yine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’yle ilgili ana çerçeve Anayasa’da belirlenmiştir. Buna göre, İç Tüzük hükümleri, siyasi parti gruplarının Meclisin bütün faaliyetlerine üye sayısı oranında katılmalarını sağlayacak şekilde düzenlenmiştir. İç Tüzük yazılırken, değiştirilirken göz önünde bulundurulacak ilk husus anayasal düzenlemelerdir. Sözün kısası, İç Tüzük’te değişiklik öncelikle Anayasa’nın ilgili hükümlerini ele almakla başlamak durumundadır.
“Sessiz anayasalar” olarak da tanımlanan ve gerçek demokrasinin hayata geçirilmesinin Anayasa kadar önemli bir diğer ayağı kuşkusuz iç tüzüklerdir. Anayasa’mızın mevcut hâli ile parlamenter sistem doğrultusunda hazırlanan İç Tüzük hükümleri arasında, her şeyden önce hazırlanış mantığından başlayan bir farklılık, yer yer çatışma söz konusudur. Bu farklılığın günümüze kadar artarak geldiğini söylemek yanlış olmayacaktır.
2002 yılında grup başkan vekilliği yaptım, 27’nci Dönemde ara vermiştim, geldiğimde İç Tüzük hükümlerinin büyük oranda uygulanmadığı bir Meclis işleyişiyle karşılaştım. 24’üncü Dönemde 4 partiden ikişer milletvekili; Elitaş, ben AK PARTİ’den, CHP’den 2, o günkü HDP’den 2 ve Milliyetçi Hareket Partisinden 2 milletvekili, başkanlık sistemindeki iç tüzüğü incelemek üzere Amerika’da, yarı başkanlık sistemindeki iç tüzüğü incelemek üzere Fransa’da…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANTamamlayın lütfen.
İNAN AKGÜN ALP (Kars)Anayasa Mahkemesi kararlarına niye uyulmadığından iki cümle etsene! Süreni bitiriyorsun.
HALUK İPEK (Devamla)…ve parlamenter sistem iç tüzüğünü incelemek üzere birer hafta İngiltere, Fransa ve Amerika’da çalıştık ve sonunda bir iç tüzük taslağı hazırladık.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
20 konuşma daha · 12 Aralık 2023