İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 80. Birleşim · 1. yasama yılı · 15 Mayıs 2003 · 638 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hasan Aydın (CHP), 15 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 638 kelime.
Hasan Aydın (CHP, İstanbul). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim tutanağı, 15 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-aydin-22-2-2003-05-15-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73-5 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
HASAN AYDIN (İstanbul)Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; öyle zannediyorum ki, Antalya'ya gidiş saatinize kadar buradasınız. Burada uzun konuşmamız, en fazla bir maddenin eksik veya fazla çıkması anlamına geliyor; bu nedenle, sabrınızı istirham ediyorum. (Gülüşmeler)
MUSA UZUNKAYA (Samsun)Sizden anlayış, bizden sabır!..
İDRİS NAİM ŞAHİN (İstanbul)Sizin Genel Başkanınızın seçim bölgesine gidiyoruz.
HASAN AYDIN (Devamla)Şimdi, değerli arkadaşlarım, ben, buraya çıkıp, gerçekten, bu yasanın hazırlıksız olduğunu, önceden üzerinde çalışılmadığını ifade ederken, her okuduğumda, şahsen, ben, yeni bir eksiklik, yeni bir hazırlıksızlık daha görüyorum. Yani, hakikaten, önceden bu yasa üzerinde ciddî olarak çalışılmış olsaydı ya da milletvekili arkadaşlarımız, şu anda yaptığımız gibi... Aslında, biz, şu anda, bir bakıma, yasa üzerinde görüşmelerden çok, sanki, şu aradaki tablo, yasanın taslak olmadan önceki yapmamız gerekeni yapıyoruz; ama, bunda da suç, şahsen bizim değil.
Bakınız, bu 105 inci maddede inanılmaz derecede çatışma ve çelişkiler var, ceza mantığında çok önemli yanlışlar var, caydırıcı olma mantığında çok önemli yanlışlar var.
Şimdi, mesela, maddenin bir paragrafında şunlar sıralanıyor: Kurma izni ve işletme belgesi almadan bir işyeri açan, faaliyeti durdurulan işi izin almadan devam ettiren, kapatılan işyerlerini izinsiz açan, iş sağlığı ve güvenliği kurullarının kurulması ve çalıştırılması ile ilgili hükümlere aykırı davranan, iş sağlığı ve güvenliği kurullarınca alınan kararları uygulamayan, işyeri hekimi çalıştırma ve işyeri sağlık birimi oluşturma yükümlülüğünü yerine getirmeyen, mühendis veya teknik eleman görevlendirme yükümlülüğünü yerine getirmeyen vesaire...
Şimdi, bir işveren düşünün, bu söylemiş olduklarımızın tümünü aynı anda ya da ayrı ayrı yerine getirmiyor. Buradaki caydırıcı madde şu: İşverene veya vekiline 500 000 000 lira para cezası... Değerli arkadaşlar, ne kadar süreyle?.. Başka yerlerde var çünkü. Mesela, bir maddede, hükümlü çalıştırmayan, özürlü çalıştırmayan varsa her ay deniliyorken; başka bir maddede de, her işçi başına deniliyorken, böyle bir hazırlıksızlık nedeniyle, pekâlâ... Öyle bir işyeri tarif edilmiş ki; yani, bu işverene bırakın 500 000 000 lira para cezası verilmesini, böyle bir işyerini açan, böyle bir işyerini ayakta tutan işverenin, doğrudan savcılığa götürülüp, yargılanması ve tutuklanması gerekir; çünkü, burada söz konusu edilen suçlar, kapsamlı, sorunlu ve ciddî suçlardır; işyerini izin almadan açmış, sağlık koşulları uygun değil, çalıştırması gereken elemanları çalıştırmıyor... Kısacası, tarif edilen suç ve ceza kapsamına giren tanımlar... Bunlar varsa eğer; yani, bu noktada işveren böyle davranıyorsa, bu yükümlülükleri yerine getirmiyorsa, burası işyeri değildir, burası işyerinden başka her şeye benzer deniliyor -öyle anlaşılıyor- ve burada hiçbir zorunluluk getirilmiyor; sadece "500 000 000 lira para cezası verilir" deniliyor. O 500 000 000 lira para cezası da bir yıllık mıdır, üç aylık mıdır, bir günlük müdür, bir haftalık mıdır, belli değil. Yani, bu madde pekâlâ şöyle yorumlanabilir: Ben 500 000 000 lira para cezasını verdim arkadaş -böyle bir işveren düşünün- dolayısıyla, bu suç saydığınız bütün isnatları kullanabilirim, devam ettirebilirim. Hiçbir engeli yok, önünde hiçbir sorumluluğu yok.
Değerli arkadaşlar, böyle yasa olur mu?! Yani, bir başka maddede, siz, 500 000 000 lira, 600 000 000 lira gibi cezaları koyarken, işin ruhuna aykırı, işin esasına aykırı, bir işçinin çalışmasının mümkün olmadığı, bir işverenin böyle bir işyerini çalıştırmaması gerektiği noktasında bir işe koyabileceğiniz ceza 500 000 000 lira olabilir mi; olmaması gerekir.
Değerli arkadaşlarım, yani, bu madde bile, bu maddenin okuduğum bölümleri bile, tek başına, milletvekili arkadaşlarımızın bu işi inceleme fırsatı bulamadıklarını, hatta, Komisyon üyelerimizin bu işi inceleme fırsatı bulamadıklarını gösteriyor. Burada her şeyi kötü niyetle yorumlamamıza gerek yok; çünkü, ben, gerçekten de, kesinlikle, yüreğimle, samimiyetle ifade etmek istiyorum ki, Adalet ve Kalkınma Partili milletvekili arkadaşlarımızın, bilerek ve isteyerek, böyle bir maddenin Meclise gelmesini isteyeceklerini ve böyle bir madde Meclisi geldiği zaman da, el kaldırıp bu maddeye "evet" diyeceklerini sanmıyorum. Burada öyle gözüküyor ki, bizim -yine, özellikle, tırnak içinde söylüyorum- geleneksel, oturmuş, maaşını alan, keyfi yerinde olan, kitap karıştırmayan, dünyadaki başka koşulları bizim ülkemizle mukayese etmeyen, eski yasaları önüne alıp alelacele hazırlayan, nasıl olsa, koca koca kitapçıklar olduğu için, komisyonlar da, bakanlar da bunları inceleme fırsatı bulamaz...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HASAN AYDIN (Devamla)Bitiriyorum Sayın Başkanım.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
41 konuşma daha · 15 Mayıs 2003