İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
KOMİSYON · PERŞEMBE

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Fransız Cumhuriyeti Hükümeti Arasında İç Güvenlik Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunmasına Dair Kanun Tasarısı(1/437)

Hasan Basri Kurt

Samsun Milletvekili · AK Parti

Dışişleri Komisyonu · 1. yasama yılı · 7 Ocak 2016 · 268 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hasan Basri Kurt (AK Parti), 7 Ocak 2016 tarihinde TBMM Dışişleri Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Fransız Cumhuriyeti Hükümeti Arasında İç Güvenlik Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunmasına Dair Kanun Tasarısı(1/437)); konuşma 268 kelime.

Hasan Basri Kurt (AK Parti, Samsun). “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Fransız Cumhuriyeti Hükümeti Arasında İç Güvenlik Alanında İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunmasına Dair Kanun Tasarısı(1/437)”. TBMM Dışişleri Komisyonu tutanağı, 7 Ocak 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-basri-kurt-26-2016-01-07-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-fransiz-cumhuriyeti-hukumeti-arasinda (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=5096

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HASAN BASRİ KURT (Samsun)Kayıtlara da geçmesi için aslında bunu söylememiz gerekiyor.

Türkiye Cumhuriyeti, egemen bir devlet ve Türk hükûmetleri kimin terörist olduğunu, kimin terörist olmadığını kendisi aldığı kararlarla, ifadesiyle çok net bir şekilde örgütlü yapılar içinde bugüne kadar beyan edegelmiştir. Bugüne kadar da uluslararası terör anlamında her zaman terör örgütlerine karşı çok net bir duruş, ilk günden itibaren IŞİD'e karşı da bu yapılmıştır. Ama Hamas yapısı kesinlikle ve kesinlikle Türkiye Cumhuriyeti tarafından hiçbir zaman bir terör örgütü olarak görülmemiştir. Buna terör örgütü yaftası yapıştırmak isteyen bir kısım ülkeler olabilir ama biz başından beri bu konudaki tavrımızı çok net, açıklıkla ifade ettik, onu özellikle söylemek istiyorum kayıtlara geçmesi açısından.

Bu idamlar konusunda da Suudi Arabistan'da da İran'da da sürekli idam oluyor, belki her gün bu dediğimiz rakamlarda idamlar gerçekleşiyor. Bu iki ülkede idam konusunda belli bir duyarlılıklar var, kendilerince böyle bir yol, yöntem izliyorlar. Biz burada idama mı karşı çıkacağız, yoksa idam edilen kişinin siyasal kimliği üzerinden bir tartışma mı başlatacağız? Yani, idamlar belli bir şekilde başka bir ülkeyi rahatsız etti diye biz burada aşırı bir duyarlılık göstermemize gerek olmadığını düşünüyorum. Çünkü, sadece Suud'da değil, İran'da da biliyoruz ki çok farklı gruplara karşı ciddi idam tehditleri ve bugüne kadar ciddi sistematik idamlar gerçekleştiriliyor, yapılıyor. Biz burada egemen bir devlet olarak Türkiye Cumhuriyeti adına konuşacağız ve başkasının bizi bu anlamda yönlendirmesi, falanca örgütün "terörist" olarak tanımlanması noktasındaki yönlendirmesi veya falanca konuda bize aşırı duyarlılık gösterme taleplerinden ziyade biz kendi temel duruşumuza, kendi ülke menfaatlerine ve Türkiye'nin bugüne kadar izlemiş olduğu temel politikadaki iç tutarlılığa dikkat etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Hükûmet olarak ağırlıklı, AK PARTİ olarak ağırlıklı hassasiyetimiz bu noktadır.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI TOPLANTIDA

Aynı gün bu komisyonda konuşanlar

12 konuşma daha · 7 Ocak 2016

12 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook