İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 116. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Karaman ilinde görülen kuraklığa bağlı olarak hububat üretiminde ortaya çıkan zarar ve çiftçilerin sorunları hakkında

Hasan Çalış

Karaman Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 116. Birleşim · 2. yasama yılı · 11 Haziran 2008 · 420 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hasan Çalış (MHP), 11 Haziran 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 116. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KARAMAN İLİNDE GÖRÜLEN KURAKLIĞA BAĞLI OLARAK HUBUBAT ÜRETİMİNDE ORTAYA ÇIKAN ZARAR VE ÇİFTÇİLERİN SORUNLARI HAKKINDA); konuşma 420 kelime.

Hasan Çalış (MHP, Karaman). “Karaman ilinde görülen kuraklığa bağlı olarak hububat üretiminde ortaya çıkan zarar ve çiftçilerin sorunları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 116. Birleşim tutanağı, 11 Haziran 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-calis-23-2008-06-11-karaman-ilinde-gorulen-kurakliga-bagli-olarak-hububat-uretiminde-ortay (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

HASAN ÇALIŞ (Karaman)Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri; Karaman ilinde görülen kuraklığa bağlı tarımda ortaya çıkan zarar ve çiftçilerimizin sorunlarını dile getirmek üzere söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Karaman Konya Ovası Türkiye’nin tarımda en önemli ovalarındandır. Ama bu kadar önemli bir ovada verim her geçen gün düşmekte, çiftçilerimiz her geçen gün tarımdan vazgeçmekte, köylerimiz boşalmaktadır. Artan kuraklık nedeniyle yer altı su rezervlerimiz azalarak daha derinlere çekilmekte, Akgöl, Çavuş, Süleymanhacı, Hotamış gibi göllerimiz kuruyarak çorak araziler hâline gelmektedir. Balık tutulan göllerimiz giderek çorak tarlalar, nohut tarlaları hâline gelmektedir. Yer altı göçükleri nedeniyle yer yer yeni obruklar oluşmaktadır. Baraj ve göletlerimizde su seviyeleri giderek azalmakta, yapılması beklenen barajlarımız ve göletlerimiz bir türlü bitmemektedir.

Bölgemizde üç türlü su sıkıntısı vardır. Birincisi: MEDAŞ’a elektrik borçlarını ödeyemediği için mahsulünü sulamada sıkıntı çeken çiftçi. Bu çiftçilerimize kısmen sulama imkânı verilse de taksitlendirmelerdeki piyasa faizlerinin 3,5-4 katını bulan yüksek faiz nedeniyle çiftçi zorluk içerisindedir.

İkinci problem ise sulama birliklerine borcunu ödeyemediği için mahsulünü sulamada sıkıntı çeken çiftçimizdir.

Bugün asıl konumuz olan ise kuraklık nedeniyle düşen verim ve ortaya çıkan zarardır. Aslında ilk ikisiyle ilgili problemler sulanabilir arazilerimizle ilgili olup, maalesef Sayın Hükûmetimizin altı yıldır uyguladığı tarım politikaları sonucu fakirleşen çiftçinin “biz aç kalıyoruz” çığlıklarının “borcumuzu ödeyemiyoruz” çığlıklarının son yansımasıdır. Kuraklık nedeniyle hem sulanabilir arazilerde hem de kıraçta verim düşmektedir. Ortamın nem oranındaki azalma, su kaynaklarının zayıflaması nedeniyle sulanabilir arazilerimizde de ciddi verim düşüklüğü söz konusudur. Bölgemiz bu sene kış aylarında bir miktar yağış alsa da, nisan ayındaki ortalama yirmi beş günü bulan lodos tarzındaki kuru esinti nedeniyle, yer yer yüzde 50 ile 70 arasında zarar tahmin edilmektedir. Eğer Kulu-Konya-Karaman hattına yolunuz düşerse, yol boyunca, hububatta ortaya çıkan zararı görmeniz mümkündür. Güneydoğudaki dokuz ilin kuraklık nedeniyle afet kapsamına alındığının açıklanması çiftçilerimiz arasında ümitsiz, üzüntülü bir beklentiye sebep olmuştur, yer yer “biz üvey evlat mıyız” sesleri yükselmektedir.

Çiftçilerimizin Sayın Hükûmetimizden beklentilerini kısaca özetlemek istiyorum:

1) Bölgenin kuraklık afeti kapsamına alınması. Geçen seneki afet genelgesi uygulamasındaki problemlerin yaşanmaması için yeniden arazi ve envanter çalışmalarının yapılarak kıraç ve sulanabilir arazilerdeki bütün tarım ürünlerindeki zararların tespit edilmesi ve afet kapsamına alınması.

2) MEDAŞ, sulama birliği, tarım kredi kooperatifleri, Ziraat Bankası gibi çiftçi borçlarına kalıcı bir çözüm bulunması. Çiftçilerimizin beklentisi faizlerinin silinip, borçlarının ödenebilir, gerçekçi bir yapıyla taksitlendirilmesidir.

Üçüncü beklenti ise, tarım teşkilatımızın doğru sulama ve ekonomik değeri daha iyi ama az su isteyen ürünler konusunda çiftçimizi eğitmesi ve yönlendirmesidir. Bir diğer beklenti ise, Devlet Su İşlerinin gerçekçi su politikaları izlemesidir.

Değerli arkadaşlar, çiftçilerimizin bir diğer beklentisi, damlama yöntemiyle sulamanın, sulama birliği ve yer altı sulama kooperatiflerince…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

48 konuşma daha · 11 Haziran 2008

48 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook