Kahramanmaraş mv.veysi kaynak ve antalya mv.mevlüt çavuşoğlu'nun; çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; antalya mv.sadık badak ve 5 milletvekilinin; kadastro kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifi; antalya mv.osman kaptan ve 4 milletvekilinin; türk ceza yasasında değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:272)
Karaman Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 62. Birleşim · 3. yasama yılı · 25 Şubat 2009 · 983 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hasan Çalış (MHP), 25 Şubat 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAHRAMANMARAŞ MV.VEYSİ KAYNAK VE ANTALYA MV.MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU'NUN; ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ; ANTALYA MV.SADIK BADAK VE 5 MİLLETVEKİLİNİN; KADASTRO KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ; ANTALYA MV.OSMAN KAPTAN VE 4 MİLLETVEKİLİNİN; TÜRK CEZA YASASINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.:272)); konuşma 983 kelime.
Hasan Çalış (MHP, Karaman). “Kahramanmaraş mv.veysi kaynak ve antalya mv.mevlüt çavuşoğlu'nun; çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; antalya mv.sadık badak ve 5 milletvekilinin; kadastro kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifi; antalya mv.osman kaptan ve 4 milletvekilinin; türk ceza yasasında değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:272)”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 25 Şubat 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-calis-23-2009-02-25-kahramanmaras-mv-veysi-kaynak-ve-antalya-mv-mevlut-cavusoglu-nun-cesi-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MHP GRUBU ADINA HASAN ÇALIŞ (Karaman)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz 272 sıra sayılı Teklif’in 2’nci maddesiyle ilgili olarak Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz aldım. Sözlerime başlarken yüce heyetinize sevgi, saygı ve selamlarımı arz ediyorum.
Değerli arkadaşlar, bugün televizyonlarımızdan Hollanda’da Türk Hava Yollarımıza ait bir uçağın düşmesi neticesinde 9 vatandaşımızın hayatını kaybettiğini ve 25’in üzerinde vatandaşımızın da yaralı olduğunu öğrenmiş durumdayız. Ben bu vesileyle Cenabı Allah’tan rahmetler diliyorum Türk Hava Yolları ailesine ve bu elim kazada yakınlarını kaybetmiş olan ailelere başsağlığı diliyorum ve bu kazada yaralanan vatandaşlarımıza acil şifalar diliyorum.
Kıymetli arkadaşlar, görüşmekte olduğumuz teklif, gerçekten teklifi hazırlayan milletvekillerimizin kendi bölgelerindeki bazı mevzi problemleri çözme yolunda atılmış bir adımdır. Ben bu vesileyle, bu kanun teklifini hazırlayan Sayın Kaynak, Sayın Çavuşoğlu, Sayın Kaptan, Sayın Badak ve bu tekliflerde imzası bulunan Sayın Antalya Milletvekilimiz Hüseyin Yıldız Bey’e takdirlerimi, teşekkürlerimi arz ediyorum. Ancak tabii ki Sayın Hükûmetimizden de beklentimiz şudur değerli arkadaşlarım: Maalesef burada da problemleri parça parça ele alıyoruz. Bir problemin küçük bir parçasını elimize alıyoruz, parçanın bir kısmı geride problem olarak devam ediyor. Tabii ki gönlümüz istiyor ki yüce Meclisimiz Türkiye'nin bir problemini ele aldığı zaman bu problemi kökten halletmiş olsun, bu problem enine boyuna çalışılmış olsun, enine boyuna tartışılmış olsun. Mesela, bu 2’nci maddeyle ilgili olarak -on yıl ve üzeri- kamuya, üzerinde hak tanınmasıyla ilgili açılmış olan davalar var. Bunun yanında, daha önce açılmış ama davası bitmiş, taşınmazına el koyulmuş vatandaşlarımız var. Bu tasarıyla, taşınmazına el koyulmamış, mahkemeleri devam eden vatandaşlarımızın sıkıntısı çözülüyor ama ortada önemli bir soru işareti duruyor. Nasıl bir soru işareti duruyor? Daha önce mahkemesi açılmış, dava bitmiş, vatandaşın taşınmazına el koyulmuş. Bu vatandaşlarımızın taşınmazlarını iade edecek miyiz, etmeyecek miyiz? Bu sorunun cevabını bulmamız lazım, bu tasarının içerisinde de bu soruya cevap vermemiz lazım.
Benden önce grubumuz adına konuşan Sayın Çobanoğlu -kendisi hem bir ormancıdır hem de hukukçudur- bu teklifteki rahatlıkların yanında getirebileceği problemlerle ilgili endişelerini dile getirdi; endişelerinde haklıdır. Aslında, burada, topyekûn, hepimizin endişelerini, milletimizin endişelerini giderebilecek kanunlar yapmamız gerekiyor değerli arkadaşlar. Bunu yapmadığımız sürece kamu vicdanını rahatlatma imkânımız yok.
Biraz önce Sayın Bakanıma soru olarak yönelttim. Gene, teklifin 1’inci maddesiyle, kıyılarda turizm işletmeciliği yapan işletmecilerimizin bir problemini çözüyoruz ancak bu problemi çözerken, ortada, yasalardaki boşluklardan veya uygulamalardaki denetimsizliklerden kaynaklanan sıkıntıyı da çözmemiz gerekiyordu. Sayın Bakanım sağ olsunlar, bize verdikleri cevapta, bizim o konularla ilgili bir düzenlememiz yoktur, o konularda yasalarımız yürürlüktedir anlamına gelebilecek bir cevap verdi. Buna itirazımız yok Sayın Bakanım, ama bugün sahillerimize gittiğimiz zaman, bazı işletmecilerimizin gerçekten kurallara uygun bir şekilde kıyıları kullanırken, bazılarının kıyıları âdeta mülkiyeti gibi kullanmaya kalktığını, vatandaşa âdeta kapalı alanlar oluşan yerler olduğunu görmekteyiz. Hatta, bir kısım öyle yerler var ki, mesela bir vatandaş olarak benim de yaşadığım benzer olaylar var. Ortada bir turizm işletmesi falan da yok, bir vatandaş gitmiş, bir plaj alanını kapatmış, kapısına da üç beş adam koymuş, kafasına göre fiyatlandırma yapıyor. Şezlongunu da kafasına göre fiyatlandırıyor, gölgelikleri de kafasına göre fiyatlandırıyor ve o uygulamalar karşısında gerçekten Türkiye’de boşluklardan Deli Dumrul kanunları hayata geçirilebiliyor demekten kendimizi alamıyoruz değerli arkadaşlar. İşte bu tür aksaklıkları da gidermiş olmak lazım. Şöyle ki: Yani benim gönlüm istiyordu ki bu tasarı gelmişken, bizim, orman köylülerimizin ve diğer kırsal kesimde yaşayan köylülerimizin Orman Kanunu’ndan veya Mera Kanunu’ndan kaynaklanan ve babadan oğula uzun yıllardır mülkiyeti olan alanlarla ilgili problemlerinin çözülmesini beklerdim, çözülmesini umut ederdim. Maalesef, bu hâliyle bu problemlerin önemli bir kısmının, sizlerin, bizlerin, yarın bölgelerimize gittiğimiz zaman bizlerin önünde durmaya devam ettiğini, vatandaşlarımızı rahatlatamadığımızı göreceğiz değerli arkadaşlarım. Rahatlatmamız gerekiyor, vatandaşı rahatlatmamız gerekiyor. Bizim, turizm çok önemli bir girdimiz, ülkemizin çok önemli bir döviz kaynağı. Turizmcimizin sıkıntılarını gidermemiz lazım, onların önünü açmamız lazım ama bu ülkede yaşayan, kırsal kesimde zor şartlarda yaşayan köylümün, vatandaşlarımın da sıkıntılarını gidermek lazım değerli arkadaşlar.
Yani şimdi haklı olarak benim vatandaşım soruyor: “Ya, bu toprakları benim dedem kullanmış, babam kullanmış, ben kullanmışım, şimdi benim elimden alıyorlar, evini boşalt diyorlar, ben nereye gideceğim, bana bir akıl verin.” diye. Beni defalarca arayanlar oluyor, sizleri de arayanlar oluyor.
Değerli arkadaşlar, aynı mahallede oturan bu durumdaki vatandaşlarımızdan birisinin hâlihazırda davası bitmemiş devam ediyorsa kanunlaşacak olan bu teklifin 3’üncü maddesiyle onların problemlerini çözüyoruz ama davası bitmiş, tapusu iptal edilmiş, evinden çıkacaksın kardeşim diye tebligat yapılmış veya çıkartılmış vatandaşlarımızın problemleri çözülüyor mu çözülmüyor mu? Sayın Bakanım, bunu vatandaşlarım adına ben de öğrenmek istiyorum. Ben anlayamadım, ben göremedim burada problemin çözüldüğünü. Ben çözülmesini arzu ediyorum.
Bir diğer husus: Değerli arkadaşlar, burada önemli sıkıntı nedir? Gerçekten İstanbul, Ankara, İzmir gibi rantı çok yüksek büyük şehirlerimizin, bu şehirlerimizin gelişme alanı içerisinde olan problemlerle veya turizm alanlarımızdaki gerçekten rantı çok büyük alanlarla kırsal kesimdeki zor şartlarda yaşayan vatandaşlarımızın problemlerini bir çırpıda bir kanunla, bir tasarıyla çözmeye kalktığımız zaman kamu vicdanını rahatsız edecek değişik uygulamalar önümüze çıkıyor. Nitekim bu tasarı kanunlaştıktan sonra, bundan sonra da benim gönlüm arzu ediyor ki kamu vicdanınca mahkûm edilecek, kamu vicdanını rahatsız edecek olaylar duymayalım, görmeyelim, vatandaşlarımız da yaşamasın. Bunu hepimiz istiyoruz. Ama maalesef bu uygulama da işte enine boyuna, etraflıca hazırlanmadığı için bu kanunla da sıkıntıların pek çoğunun gitmediğini, yeni sıkıntıların geldiğini göreceğimizden endişeleniyoruz. Kamunun haklarının gasbedileceğinden endişeleniyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Çalış, devam ediniz.
HASAN ÇALIŞ (Devamla)Değerli arkadaşlarım, bu ülkenin en önemli, en kıymetli varlığı vatandaşlarıdır. Vatandaşından, insanından daha önemli hiçbir şey olamaz bu milletin, bu devletin. Vatandaşını çekerseniz geriye bir şey kalmaz değerli arkadaşlar. O zaman, bu insanlarımızın haklarını korumak lazım. Bu hakları sonuna kadar korumak lazım. İşte, buralarda sizlerin bizlerin evet oyu vererek veya hayır oyu vererek ortaya çıkardığımız kanunların, sonunda, her alanda, her ortamda hesap verebileceğimiz, vicdanen rahat olabileceğimiz uygulamalar olması lazım. Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak bunu arzu ediyoruz arkadaşlar. Ben eminim ki sizler de bunları arzu ediyorsunuz. Ama maalesef uygulamada bunları yapamadığımız için de vatandaşın değişik tepkileriyle karşı karşıya kalıyoruz. Bunları asgariye indirmek Türkiye Büyük Millet Meclisine itibar kazandırır değerli arkadaşlar, hepimize itibar kazandırır. Ama buradan çıkartacağımız hiçbir sıkıntı hiçbirimizi yüceltmez.
Ben, bu duygu ve düşüncelerle çıkarılmakta olan bu kanunun hayırlı olmasını diliyorum, tekrar saygılarımı arz ediyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
42 konuşma daha · 25 Şubat 2009