İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 43. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Biyoçeşitliliğin korunmasına ve biyokaçakçılıkla mücadeleye ilişkin gündem dışı konuşması

Hasan Kalyoncu

İzmir Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 43. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Ocak 2019 · 424 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hasan Kalyoncu (MHP), 9 Ocak 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Biyoçeşitliliğin korunmasına ve biyokaçakçılıkla mücadeleye ilişkin gündem dışı konuşması); konuşma 424 kelime.

Hasan Kalyoncu (MHP, İzmir). “Biyoçeşitliliğin korunmasına ve biyokaçakçılıkla mücadeleye ilişkin gündem dışı konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim tutanağı, 9 Ocak 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-kalyoncu-27-2019-01-09-biyocesitliligin-korunmasina-ve-biyokacakcilikla-mucadeleye-iliskin-gu (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=75714

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HASAN KALYONCU (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Biyokaçakçılıkla mücadelede esas hedef, siyasi sınırlarımız içerisindeki millî varlığımız olan bitki ve hayvanların tümünün veya bir parçasının ya da fosilinin yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarılmasının önlenmesidir. Tarım ve Orman Bakanlığı, 2013 yılında biyokaçakçılık üzerine 81 ilde başlattığı proje kapsamında kaçakçılığın nerelere ulaştığını resmî olarak rakamlara yansıtmış ve bu vakalar gazete, televizyon ve basına konu olmuş durumdadır. Bu konuyla ilgili camilerde hutbelere konu olmuş biyokaçakçılık haberlerde geçmeye başlamış, kolluk kuvvetlerine bilgi verilmiş, güvenlik güçlerimiz bilinçlendirilmiş ve konuya müdahil olmuştur. Mücadele ülkemizde hâlen devam etmektedir. Bu mücadele kapsamında aslında Tarım Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığıyla iş birliğine gidip okullarda da biyokaçakçılıkla ilgili gençlerimizi, öğrencilerimizi bilinçlendirmelidir. Bu uygulamaların yerli araştırıcılara negatif etkileri de olmuştur. Yerli araştırıcılar özellikle zaman ve bürokrasi açısından zorlanmıştır fakat unutulmamalıdır ki yurt dışına bitki çıkışlarının muhtelif ayakları vardır ve bunlardan birisi uluslararası ortak projelerdir. Gayet masumane görünen ortaklaşa bilimsel çalışmalarla biyokaçakçılığın yapıldığı resmî kayıtlara geçmiş durumdadır. Bu sebeple Tarım Bakanlığı, yerli araştırıcıların da ancak izinle bitki toplayabilmesini ve yapılan çalışmaların bir nüshasının ilgili Bakanlığa verilmesini şart koymuştur.

Ülkemizde tescilli çeşitlerin çoğu yabancı ülkelerden gelmektedir. Ülkemiz bitkisel olarak önemli bir merkez olmasına rağmen, TAGEM, üniversiteler ve özel sektör ıslah birimleri yeterince yeni çeşitler elde etmek için bu potansiyeli kullanamamaktadırlar. Bu durumun çok iyi incelenmesi gerekir. Eğer bu biyolojik potansiyeli kullanamazsak dışarı bağımlı ve gelecekte tohum üretemez hâle geleceğiz.

Türkiye'deki floristik çalışmalar 1700’lü yıllara dayanır. 1600’lü yıllardan sonra ülkemizde botanikçiler yetişmeye başlamıştır fakat ülkemizde araştırma yapan bilim adamlarına baktığımız zaman, İngiliz, Fransız, Hollandalı, İsviçreli ve Alman menşeli olduklarını görüyoruz. Mesleklerine baktığımız zaman, bunların çalıştıkları yerlere baktığımız zaman, çalıştıkları gruplara baktığımız zaman çok farklı şeyler karşımıza çıkıyor. Bunlardan birisi, yine, biyokaçakçılığın var olduğudur ve meslekleri hekim, eczacı, ziraatçı olanların bir kısmının ajan, bir kısmının çiçekçi tüccar olduğuyla karşılaşıyoruz.

Kaçırılan canlılar ise tıbbi aromatik bitkiler, endüstri bitkileri, baharat ve süs amaçlı bitkiler durumundadır. Bunun yanında Hopa engereği, bombus arıları, Kangal köpekleri, yine bu kaçırılan organizmalar veya canlılar arasında sayılabilir.

Yapılan uluslararası projelerde, özellikle ülkemizdeki endemik hayvan ve bitkileri proje kapsamında yurt dışına çıkararak, bunlardan yeni kültür bitkileri elde etmek için gen aktarımı yaparak soğuğa, sıcağa, kuraklığa ve hastalıklara dayanıklı türler elde ederek, bunları ülkemize tekrar yüksek fiyatlarla satarak önemli ölçüde gelir elde etmektedirler. Aynı zamanda, kendi ekolojilerinde yetişmeyen bitkilerde bulunan genleri izole ederek sahiplenmektedirler. Bunun önüne geçmek için, ülkemizdeki yaklaşık 3 bin endemik bitkinin ve hayvanın DNA bantlarının çıkarılarak genlerin ülkemiz adına tescillenmesi, uluslararası yapılan projelerde üniversite, özel sektör ve TAGEM tarafından yapılan projelerin uzmanlar tarafından çok iyi incelenmesi gerekmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

128 konuşma daha · 9 Ocak 2019

128 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook