2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2016 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 7'nci Tur görüşmeleri münasebetiyle
Muğla Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 41. Birleşim · 3. yasama yılı · 18 Aralık 2017 · 569 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hasan Özyer (AK Parti), 18 Aralık 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2016 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 7'nci Tur görüşmeleri münasebetiyle); konuşma 569 kelime.
Hasan Özyer (AK Parti, Muğla). “2018 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2016 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 7'nci Tur görüşmeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim tutanağı, 18 Aralık 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-ozyer-26-2017-12-18-2018-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-ile-2016-yili-merkezi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=64919
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)AK PARTİ GRUBU ADINA HASAN ÖZYER (Muğla)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerimin başında eski Başbakanlarımızdan Sayın Mesut Yılmaz’a ve eşi Berna Yılmaz’a oğulları Yavuz Yılmaz’ın hayatını kaybetmesi nedeniyle başsağlığı ve sabır, merhum Yavuz Yılmaz’a da Allah’tan rahmet diliyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Avrupa Birliği Bakanlığının 2018 mali yılı bütçesi üzerine AK PARTİ Grubumuz adına söz almış bulunuyorum, bu vesileyle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Avrupa Birliği Bakanlığı genç ve dinamik kadrosuyla gümrük birliğinden mali iş birliğine, birlik programlarından sivil toplum diyaloğuna kadar pek çok alanda reformları hayata geçirmiş -Türkiye’de son on beş yılda sessiz bir devrim gerçekleştirmiş- ve yapılan reformlarla Türkiye’nin çehresi değişmiştir. Avrupa Birliği Bakanlığı, Kopenhag siyasi ve ekonomik kriterleri ile Avrupa Birliği müktesebatına uyum çerçevesinde gıda güvenliğinden katı atık yönetimine, enerji verimliliğinden tüketici haklarına kadar çok sayıda reform niteliğinde düzenlemeler yapmış, halkımızın hayat standartlarının daha da yükselmesini sağlamıştır. Attığımız adımlarla kritik eşik aşılmış ve 2005 yılında katılım müzakereleri başlamıştır. Müktesebat çerçevesinde, AK PARTİ hükûmetleri tarafından yapılan anayasal düzenlemeler, yargı reformları ve yasal değişiklikler demokrasimize ve ülkemize büyük katkılar sağlamıştır. 2002 yılından itibaren mevcut istikrarlı büyüme ortamı ve Hükûmetimizce tavizsiz bir şekilde uygulanan ekonomi politikaları sayesinde halkımızın refah seviyesi yükselmiş ve ülkemizin Avrupa’nın sayılı ekonomileri arasına girmesi sağlanmıştır.
Bunlar ülkemiz ve milletimiz adına sevindirici ve başarılı sonuçlardır. Ancak Türkiye’nin nihai hedefi bunların da üstündedir. Hedefimiz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de isabetle belirttiği gibi, muasır medeniyet seviyesidir yani bugünkü tabirle, Batı normlarının da üstündedir.
Demokrasi, hukukun üstünlüğü, denetim mekanizması ve ekonomik büyüklük ülkemizin Batı’yla entegrasyonu ve gelişmiş devletler arasına girmemiz bakımından önemlidir. Geleceğimiz açısından, yatırım, üretim ve istihdam en önemli unsurlardandır. Sermaye birikimi, iş gücü, istihdam artışı ve yatırımlar ekonomimizin büyümesi için hayati önem taşımaktadır.
Ekonomide yapısal reformları hızlandırmak, reel sektörümüzü daha da güçlendirmek, küresel piyasalarla rekabet gücümüzü artırmak önümüzdeki süreçte öncelikli hedeflerimiz arasındadır. Bu kapsamda, son dönemlerde Avrupa Birliği’yle yaşanan zorlu süreç, bizi Avrupa Birliği normlarından kesinlikle uzaklaştırmamıştır. Evet, Avrupa Birliği çifte standartlar uygulamakta, ilkeli davranmamakta, zaman zaman kendi değerleriyle de çelişmektedir. Tüm bunlara rağmen, ülkemizi, Kopenhag ve Maastricht Kriterlerinin bile üzerinde bir yapıya kavuşturma konusundaki azim ve kararlılığımız sürmektedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bilindiği gibi ülkemiz, PKK, FETÖ, DAEŞ, PYD, YPG gibi uluslararası terör örgütlerinin saldırılarına maruz kalmaktadır. Bu terör örgütleri, küresel bir tehdit hâline gelmiştir. Terörle mücadelede Avrupa Birliği ülkelerinin daha etkin rol alması gerekmektedir. Ülkemiz yıllardır terör örgütleriyle mücadele ederken Avrupa Birliği sürecinde sorumluluklarını yerine getirmeyi de başarmıştır. Maalesef, Avrupa Birliğinin sorumluluklarını yerine getirmediğini görmekteyiz.
Her alanda büyüyen ve gelişen ülkemiz, siyasi ve ekonomik istikrarıyla bölgesel sorunların çözümüne de katkı sağlamakta ve etkinliğini artırmaktadır. Dinamik yapısı ve genç nüfusuyla Avrupa Birliğine üye olan bir Türkiye, birliğe önemli bir güç katacak ve birliğin her alanda etkinliğini ve gücünü daha da artıracaktır. Dünyanın en büyük 17’nci ekonomisi olan ülkemizin Avrupa Birliğine üyeliği, birliğin devamına ve üye ülkelerin ekonomisine de katkı sağlayacaktır. Avrupa Birliğiyle yaptığımız göç anlaşmasıyla göçler engellenmiş, ülkemizin Avrupa’nın geleceği ve istikrarı için ne kadar önemli olduğu bir kez daha görülmüştür.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Avrupa Birliği sadece ekonomik veya siyasi bir proje değildir, Avrupa bütünleşmesi 20’nci yüzyılın en önemli toplumsal barış ve medeniyet projesidir. Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri şüphesiz zor bir dönemden geçmektedir. Ancak Avrupa Birliğiyle aramızdaki ilişki, konjonktürel krizlere indirgenemeyecek kadar siyasi, ekonomik, kültürel ve tarihî derinliğe sahip, zengin bir ilişkiye dayanmaktadır.
Tarih boyunca Avrupa’nın siyasi, ekonomik ve kültürel gelişiminde rol oynamış Türkiye, birliğe katılım sürecindeki kararlılığını sürdürmektedir. Süreçte bazı zorluklar olsa da ülkemiz zorlukları aşmakta ve yoluna devam etmektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
88 konuşma daha · 18 Aralık 2017