İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 61. BİRLEŞİM · CUMA

Araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi hakkında kanun tasarısı (s.s.:95)

Hasip Kaplan

Şırnak Milletvekili ·

Genel Kurul, 61. Birleşim · 2. yasama yılı · 8 Şubat 2008 · 491 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hasip Kaplan, 8 Şubat 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME FAALİYETLERİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:95)); konuşma 491 kelime.

Hasip Kaplan (Şırnak). “Araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi hakkında kanun tasarısı (s.s.:95)”. TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim tutanağı, 8 Şubat 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2008-02-08-arastirma-ve-gelistirme-faaliyetlerinin-desteklenmesi-hakkinda-kanun-t (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

HASİP KAPLAN (Şırnak)Evet.

BAŞKAN- Buyurun.

HASİP KAPLAN (Şırnak)Değerli milletvekilleri, ar-ge konusunda şüphesiz teşviklerin olması doğrudur. Ancak, bu yapılırken, tasarıda da, ülkenin kalkınmasına ve sanayileşmesine uygun bir tasarının gelmesi gerekirdi. Biz bu öneriyi yapmadan önce bütün parti grup başkan vekillerini tek tek ziyaret ettim, konuştum. Ülkemizde yüzde 98,1 düzeyindeki KOBİ’lerin, çoğunluğunun diyorum, çalıştırdığı eleman sayısı 50’nin altında. Bunları boğarsanız, bu ülkede, ülkenin araştırma ve geliştirmesini nasıl sağlayacaksınız o zaman? Bu nedenle bu tasarının ben ülkeye bu şekliyle hizmet sunacağına inanmıyorum. Grubumuz olarak da diyoruz ki: Ulusal ar-ge altyapısı ve yeteneklerin gerçekleştirilmesine yönelik organizasyonlar ile üniversiteler ve bilim kurumlarına tasarıda gereken yer verilmemiştir. Bunlara yer verilmediği takdirde bir amaca ulaşmadan söz edilemez.

Ar-ge merkezleri için, teşvik esaslarında en az elli tam zamana eş değer ar-ge personeli istihdamı zorunluluğu ile kurumlar vergisi ve gelir vergisi indirimleri 500’ün üzerindeki şirketlere kaydırılıyor ve ülke sanayisinin bir noktada dışlanmasına yol açıyor.

KOBİ’lerin teşviklerden yararlanması zorunludur. Türkiye genelinde ar-ge’ye, sanayi, gayrisafi millî hasılasının ortalama binde 7’si, KOBİ’lerde ise binde 3’ü ayrılmaktadır. Bu düzey ile sanayinin teknolojik gelişme içinde olması, ürün geliştirme veya yeni ürün çalışmasında başarıya ulaşılması zordur. Özgün ürün yapamayan, imalat sürecinde veya ürün geliştirmede yenilikçi buluşları geliştirmeyen firmaların ayakta kalması da oldukça zor görülmektedir. Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan ve gündeme alınan ar-ge yasa tasarısı incelendiğinde, bu özelliklerin olmadığı görülmektedir. Özellikle, Sayın Maliye Bakanının Güney Kore’de bulunduğu bir sırada söylediği “gelin, ar-ge faaliyetinizi burada yapın, ar-ge üssünüzü kurun, size vergi bağışıklığı tanıyalım, vergi vermeyin” sözleri, aslında, bu ar-ge merkezlerinin şimdiden üç beş tane yabancı şirketin elinde olacağını göstermektedir.

Ardından, şunu ifade edelim ki, ar-ge merkezleri için teşvik esaslarında, 50 tam zaman eş değer ar-ge personeli istihdam eden, yeterli ar-ge birikimi ve yeteneği olan birimlere de sınırlama getiriliyor. Yani, bir şirket en az 50 personeli çalıştırmadan desteklerden yararlanamayacak. Oysa, KOBİ’lerin bunun altında personel çalıştırdığı dikkate alındığı zaman, acaba başka bir ülkenin sanayi kuruluşlarından mı söz ediyoruz yoksa kendi ülkemizin sanayisini, KOBİ’lerini mi geliştirmekten söz ediyoruz? Eğer başka ülkelerin sanayisini kalkındırmak ve onların, ucuz iş gücü, vergi ve teşviklerden yararlandığı bir üs durumuna Türkiye’yi getiriyorsak, şüphesiz bunlar da oraya akacaktır.

Sadece, Türkiye’nin can damarı olan iki noktadan bahsetmek istiyorum. Özellikle KOBİ’lerin yaygın olduğu tekstil sanayi, dış ticaret fazlası veren yegâne sektör olarak, kalıcı ve sürekli gelişmeyi sağlamak amacıyla ar-ge faaliyetlerinin desteklenmesini öngörmesi nedeniyle büyük önem taşıdığının farkında, ama onlar bile bu konuda, işveren sektörü de emek örgütleri de makine mühendisleri de elektrik mühendisleri odası da hepsi de buna karşı. Ülkemizin emek örgütleri, meslek örgütleri karşıysa, işveren sendikaları karşıysa bu yasada bir terslik var demektir, yani buna dikkat çekmek istedik. Gerçi burada üç tane önerge var ayrı ayrı. Kimisi 10 personel olsun deniyor, kimisi daha farklı. Ama biz ortalama olarak ne olabilir diye gruplarla bir teati edip bunu 25 veya 30 düzeyine çekebilir miyiz? En azından, KOBİ’lerin desteklenmesi açısından bu faydalı olacaktır dediğimiz zaman, maalesef bu konuda ne bir destek alabildik ve gerçekten bu şekilde gelen tasarıların bu yanlışlarla çıktığını görüyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

53 konuşma daha · 8 Şubat 2008

53 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook