Seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:110)
Şırnak Milletvekili ·
Genel Kurul, 77. Birleşim · 2. yasama yılı · 13 Mart 2008 · 956 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hasip Kaplan, 13 Mart 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SEÇİMLERİN TEMEL HÜKÜMLERİ VE SEÇMEN KÜTÜKLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:110)); konuşma 956 kelime.
Hasip Kaplan (Şırnak). “Seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:110)”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 13 Mart 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2008-03-13-secimlerin-temel-hukumleri-ve-secmen-kutukleri-hakkinda-kanunda-degisi (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
DTP GRUBU ADINA HASİP KAPLAN (Şırnak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemiz, gerçekten, demokrasisi gelişmekte olan… Artık daha kibar bir tanımla “az gelişmiş ülkeler” yerine “gelişmekte olan ülkeler” tanımı kullanılıyor. Çünkü, demokrasilerin en büyük ölçüsü, ilkesi demokratik ve özgür seçimlerdir, yani en önemli kıstası budur. Aslında bu, Avrupa Birliği yolumuzda da Avrupa Birliğinin temel değeridir. Böyle olunca zaten Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne Ek 1 No.lu Protokol’ün 3’üncü maddesi hür seçimleri düzenlemiştir. AGİT insani boyut denetim mekanizmaları içinde de demokratik seçimlerin yapılması yer almakta ve ülkemiz, birçok ülkede seçim gözlemcisi bulundurmuştur, biliyorsunuz. Kopenhag Siyasi Kriterlerinin de ölçüsü bu.
Şimdi, bu taslakla, gerçekten, yurt dışındaki sayısı 5-6 milyon civarında olan, yüz elli beş ülkede yaşayan yurttaşlarımızın oy kullanmasının sağlanması, katılımcılığın en önemli özelliklerinden biridir ve bunu herkesin desteklemesi gerekir. Ancak, seçimlerde seçim hilelerine karşı da uygulama konusunda yasa çıkarırken çok dikkatli olmak gerekiyor.
Burada, özellikle Demokratik Toplum Partisi olarak arkadaşlarımız da açıkladılar. Her yurttaşımızın, yurt dışında olan bütün yurttaşlarımızın oylarını kullanıp Türkiye’deki seçim sürecine katılması demokrasinin gereğidir, biz bunu destekleriz ama bu tasarıda yanlış bulduğumuz maddelere de önergelerimizle muhalefet şerhimizi koyarız, çünkü bugüne kadar gümrüklerde oy kullananların sayısı 125 bin civarında. Eğer 5-6 milyon nüfusunuz varsa ve bu rakam karşısında çok azı oy kullanabiliyorsa bu oy kullanmanın bir kolaylığını artık yaratmak gerekiyor.
Ancak, bu konudaki eleştirilerimize geçmeden önce bir iki noktaya değinmeyi gerekli buluyoruz. Türkiye’de, yurt dışındaki seçmenlerimizin kendi şehirleriyle bağları kopmuyor. İstanbul’da yaşayan, İzmir’de yaşayan, Mersin’de yaşayan bir yurttaşımız şimdi Almanya’da yaşıyorsa evi, ailesi yine kendi şehrinde kalıyor. O kendi şehriyle ilgili yerel seçimlerde neden oy kullanamıyor diye sormak istiyorum. Yerel seçimlerde oy kullanamayacak yurt dışındaki yurttaşlarımız, çok açık. Yurt dışındaki yurttaşlarımız, sadece ve sadece milletvekili genel seçimlerinde, arkasından cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ve belki, referandumlarda oy kullanabilecekler. Peki, sormak gerekiyor: Yerel seçimler, yerel demokrasiler seçim değil midir? Bir yıl sonra yerel seçimler var. Önümüzdeki, bir dahaki baharda seçime gideceğiz. Yurttaşlarımızı yerel seçimlerde oy kullanmaktan niye mahrum ediyoruz? Yani, bunun makul bir ölçüsünü bulmak mümkündür. Örneğin, nüfusu 50 bini aşan belediye olan yerlerde yurt dışındaki seçmenlerimizin oy kullanması durumunda, o belde veya ilçede seçimleri etkilemeleri de mümkün değil, ama oylarını kullanarak kendi başkanlarını ve il meclis üyelerini seçme hakkını elde edecekler. Eğer il meclisleri ki KÖYDES’i, BELDES’i teslim ediyorsunuz onlara. İhaleler, bütün kararlar oradan çıkıyor, il meclislerinden çıkıyor. “O il meclisleri de yerel yönetimlerin demokrasi şartı” diyorsunuz. Niye il encümenlerini yurt dışındaki yurttaşlarımız seçemesin, belediye meclislerini niye seçemesinler, belediye başkanlarını niye seçemesinler? Yani bunu anlamak mümkün değil.
Burada, en azından, gruplarla bir danışma olsaydı, bir konsensüs sağlanabilseydi, ortaklaşabilirdik. Nüfus baremi koyardık veya bir seçmen baremi koyardık, derdik ki işte seçmen sayısı şu kadarın üstünde olan yerlerde kendi kimlik numarasına göre, daha önceki adrese dayalı sayımda, TÜİK’in sayımında eğer bulunduğu yer Mersin ise Mersin’deki şehirle ilgili oylamaya katılabilmelidir. Şimdi, bunu yapmadığınız zaman, bu getirdiğiniz yasayla vatandaşınıza yarım seçmen hüviyeti kazandırıyorsunuz, yarım. Yerelde seçmen olarak oy kullanamazsın, genel seçimde kullanabilirsin.
Burada, yeri geldiğinde elbette değineceğiz. Ancak, 22 Temmuz seçimlerini çok yakında geride bıraktık. Anayasa reformu oldu, paketler, uyum yasaları geldi. Peki, Siyasi Partiler Yasası’nı niye değiştirmiyoruz? Siyasi Partiler Yasası’nın kendisi şu anda Anayasa değişikleri karşısında kadük duruma gelmiş, uygulanamaz durumda. Bir siyasi partiler yasa tasarısı olmadan, Türkiye’deki yurttaşlarımız için seçmen kütükleriyle ilgili yeni bir düzenleme olmadan, milletvekili seçimi kanunu düzenlenmeden, kendi ülkende bu düzenlemeleri seçmenine tanımadan, birdenbire, acelesi de olmadan, yurt dışındaki seçmen yurttaşlarımıza tanımak bir tezat teşkil ediyor.
Yüzde 10 barajını koruyacaksınız, halkın özgür iradesinin Meclise yansımasına engel olacaksınız, 2002 seçimlerinde kırk küsur partiden sadece iki tanesi barajı aşıp aldıkları oyların çok üstünde bir temsiliyetle Meclise gelecekler, lider sultası devam edecek, partilerde kırk sene isteyen genel başkanlık yapmaya devam edecek, parti içi hukuku işletmeyeceksiniz, ön seçimler olmayacak, adayları atama-tayin sistemiyle halkın iradesine rağmen seçmeye devam edeceksiniz, arkasından yurttaşlarınız seçimlerde oy kullanıyor diye, burada, çıkıp bu tasarıyla durumu değiştirmeye çalışacaksınız. Bu doğru bir yaklaşım tarzı değildir.
Bugün, 23’üncü Dönem Meclisinin önünde henüz seçim takvimi yok yerel seçimlerin dışında. Bütün parti gruplarının, yeni bir siyasi partiler yasası, yeni bir seçim, seçmen kütükleriyle ilgili yasa konusunda uzlaşması, ortak bir çabaya girmesi, ülkemizde demokrasinin ve temsiliyetin önünü açmış olacaktır.
Şimdi, böyle olunca, gerçekten bakıyoruz, yani bu yurt dışındaki seçmenlerimize yerel seçimlerde oy kullanmak hakkını vermiyorsunuz, sadece genel seçimlerde… Bunu, 2002 genel seçimlerinden de önce yapmadınız, yerel seçimde de oy kullanamayacaklar. Bu yanlış bir gidişat, otobana ters girmiş bir Vosvos gibi. Yani, önce genel seçimleri düzenlersiniz, sonra ona da yerel seçimleri tabi tutarsınız. Burada kafa karıştıran konular da var.
Şimdi, Anayasa çok açık. Diyor ki: Yargı yönetim ve denetimi şarttır. Şimdi, yüz elli beş merkezde oy kullanılırken gümrük kapılarında, temsilciliklerimizde, hem seçmen kütüğünün oluşturulması hem serbest, eşit, gizli, tek dereceli oy sistemini kabul eden Anayasa’mıza göre mektupla oyu kullandırtamazsınız. Mektupla oy, tehdit altında kalacak seçmenin iradesi dışında her türlü organizasyonun, her türlü örgütlenmenin, her türlü tarikatın, her türlü siyasi derneklerin çok rahat nüfuz edip yönlendirebileceği bir sistemdir. Siz mektupla oy kullandırtırsanız, bunun denetimini nasıl sağlayacaksınız? Bu mümkün değildir. Bu başka ülkelerde, Amerika’da vardır diye Türkiye’de bunu uygulamak mümkün değildir. Bu mektupla ilgili konuda partilerin bir uzlaşı içine girmesi gerektiğini düşünüyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Kaplan.
HASİP KAPLAN (Devamla)Aynı şekilde, elektronik oylamayı -yani kendi ülkende, içeride elektronik oylamayı sağlayamadıktan sonra- nasıl sağlayacaksınız? Bu yanlış bir yaklaşımdır.
Vekâleten oy kullanma: Vekâleten oy kullanma sistemi, bir iradenin, kişiye bağlı iradenin başkası tarafından kullandırılması demektir. Bunun da sağlıklı bir yöntem olmadığını biliyoruz. Bazen 1 oyun, bazen 5 oyun bir seçimi nasıl etkilediğini biz, Amerika Birleşik Devletleri seçimlerinden de biliyoruz, Hakkâri’deki seçimlerde gümrük oylarıyla nasıl bağımsızların oy kaybettiğini de biliyoruz.
Aynı şekilde bir şey daha söyleyeyim: Yani bu seçmen kütükleri tasarısında da hâlâ bağımsız adaylara oy kullandırılmaması gibi bir yanlış yaklaşım devam ediyor. Bu yanlış yaklaşımlardan da vazgeçilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Umarız ki bu, diğer maddelerde de uzlaşıyla çözülür.
Teşekkür ederim. (DTP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
39 konuşma daha · 13 Mart 2008