İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 71. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Sebze ve meyve ticaretinin düzenlenmesi hakkında kanun (s.s.:471)

Hasip Kaplan

Şırnak Milletvekili ·

Genel Kurul, 71. Birleşim · 4. yasama yılı · 10 Mart 2010 · 589 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hasip Kaplan, 10 Mart 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SEBZE VE MEYVE TİCARETİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN (S.S.:471)); konuşma 589 kelime.

Hasip Kaplan (Şırnak). “Sebze ve meyve ticaretinin düzenlenmesi hakkında kanun (s.s.:471)”. TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim tutanağı, 10 Mart 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2010-03-10-sebze-ve-meyve-ticaretinin-duzenlenmesi-hakkinda-kanun-s-s-471 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

HASİP KAPLAN (Şırnak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum ve şunu ifade etmek istiyorum: Bizim önergemizin özü, bu alanda da tekelleşmeyi önlemeye yönelik bir önerge. Ancak şunu ifade etmek istiyoruz: Gerçekten üreticiyi burada güçlendirmek mi hedefleniyor, gerçekten tüketiciyi korumak mı hedefleniyor, aracıyı arada yüzde 8’den 6’ya komisyonu düşürüp vatandaşa ucuz sebze ve meyve yedirilmesi mi düşünülüyor, yoksa başka bir şey mi düşünülüyor? Bence burada başka bir şey düşünülüyor. Burada, dikkat ederseniz, yasanın gerekçesinde, Avrupa Birliği müktesebatı çerçevesinde bir düzenleme yapılması, kayıt dışılığın önlenmesi amaçlanan konulardan birisi.

Evet, sebze ve meyve üretimi, nakliyesi, dağıtımı, ithalatı, ihracatı çok geniş olan bir alan ve 40 milyarın üzerinde bir iç piyasası olan bir alan. Şimdi, burada meslek kuruluşlarına bakıyoruz, ziraat odalarına bakıyoruz, komisyoncu esnaf derneklerine, odalarına bakıyoruz; bunların düşüncesi alınmamış. Yani demokrasilerde çoğulcu, katılımcı bir anlayışla bunlar ele alınır, konuşulur. Kolay iş değildir yani sebze ve meyve hallerini yeniden düzenlemek, o kadar basit bir olay değildir. Mersin Sebze ve Meyve Hali bugün Avrupa’nın bir numarası, bırakın Avrupa’nın bir numarası, bütün Orta Doğu’ya bakan bir kapı. Ben orada gördüm nasıl örgütlendiklerini, sorunlarıyla nasıl ilgilendiklerini, oradaki hal esnafının, hepsinin, komisyoncuların, kamyoncuların. Hal Yasası deyip o kadar ucuz, üzerinden geçeceğiniz bir konu değil, sadece bir rüsum olayı değil, sadece bir komisyon olayı değil. Bir hal başlı başına komplikedir. Onun soğutma depoları vardır, taşımacılığı vardır, nakliyeciliği vardır, alanından yerine alınması vardır. Ama bir gelenek vardır, bunu da Hükûmetin çok iyi bilmesi lazım, hallerde hal komisyoncularının Türkiye'deki bir geleneği vardır: Üreticinin tarladan veya kamyonla gelen mallarının değerlendirilmesini ve fiyatını borsa gibi sağlayan bir mekanizma, bir sistem kurulmuş. Bu sistemin içinde -şunu çok açık ifade ediyorum- sebze ve meyve hallerinin büyük çoğunluğunda Siirtli hemşehrilerimiz çalışıyor. Sayın Başbakan da Siirt’in milletvekili, Siirt onu Başbakan yaptı. Şimdi, enişte Başbakan olarak Siirtlilere sordu mu? Yani ben bunu merak ediyorum, baktığım zaman bunu görmüyorum, orada başka bir şey görüyorum: Özelleştirme kokuyor, hipermarketlere, büyük marketlere yanaşılıyor, kayıt dışılığı daha da özendirme var, direkt üreticiden mal alınması var, yine Hal Yasası’yla haldeki esnafın yerinden yurdundan edilme tehlikesi var, özel güvenlik sistemini getirmekle başka şirketlere, güvenlik şirketlerine yol açma var. Bütün bunları düşündüğümüz zaman neden böyle bir politika izleniyor? İşte, buradaki politik yaklaşıma, buradaki stratejik yaklaşıma bakmak lazım.

Bu küresel kriz ortamında tarım endüstrisi neden çöktü? Tarımda işsizlik neden arttı? Tarımda üreticinin ürünü neden tarlada kalıyor, niye mazotunu karşılayamıyor, niye gübresini karşılayamıyor? Niye o kadar tarlada ucuz olan bir ürün, yola çıktıktan sonra tüketiciye varana kadar 5 katına fiyat alıyor? Bunun çok iyi değerlendirilmesi ve tartışılması gerekir ki burada milyonlarca ailenin buradan geçindiğini söylemek lazım. Tabii bunu bilmek için şunu bilmek lazım yani sebze ve meyve halini… Bakıyoruz karpuz halinin durumu ne olacak? Yani bunlar bir bütün. Şimdi, bir karpuz tarladan çıktığı zaman halde beş boya bölünerek…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Kaplan.

HASİP KAPLAN (Devamla)Teşekkür ediyorum.

Bir karpuz, bostandan, tarladan çıktıktan sonra İstanbul’a vardığı zaman, karpuz halinde, oradaki hal esnafı, komisyoncular onu beş boya ayırırlar. Birinci boyun fiyatı ayrıdır, ikinci boyun ayrıdır, üçüncü boyun ayrıdır, dördüncü boya “Çıkma” derler, onu başkalarının fiyatı ayrıdır. Birinci sınıf lokantalara farklı sebze meyve satılır, diğerlerine farklı satılır. Bunun değerlendirilmesi senelerin tecrübesiyle oluşmuş bir alışkanlıktır. Şimdi siz, bütün bunları değerlendirdiğiniz zaman, kaş yapayım derken göz çıkardığınızın farkında değilsiniz. Siz, üreticiyi güçlendirmiyorsunuz, zayıflatıyorsunuz; tüketiciye de daha fazla pahalı meyve ve sebze yedirmek üzere bir ortam sağlıyorsunuz. Keşke kayıtdışılığı önleyebilseydiniz, keşke ucuzlasaydı, keşke Sayın Bakanın dediği gibi…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HASİP KAPLAN (Devamla)…yüzde 25-30 sebze ve meyve ucuzlayabilseydi.

Bir dahaki maddede bunun nasıl olacağını anlatacağım.

Teşekkür ediyorum. (BDP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

43 konuşma daha · 10 Mart 2010

43 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook