İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 115. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Veteriner hizmetleri, bitki sağlığı, gıda ve yem kanunu (s.s.:498)

Hasip Kaplan

Şırnak Milletvekili ·

Genel Kurul, 115. Birleşim · 4. yasama yılı · 10 Haziran 2010 · 535 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hasip Kaplan, 10 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VETERİNER HİZMETLERİ, BİTKİ SAĞLIĞI, GIDA VE YEM KANUNU (S.S.:498)); konuşma 535 kelime.

Hasip Kaplan (Şırnak). “Veteriner hizmetleri, bitki sağlığı, gıda ve yem kanunu (s.s.:498)”. TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim tutanağı, 10 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2010-06-10-veteriner-hizmetleri-bitki-sagligi-gida-ve-yem-kanunu-s-s-498-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

HASİP KAPLAN (Şırnak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Avrupa Birliği eğer bunu böyle yapın demese kendi iç dinamiklerimizle bu ülkede, Türkiye, bir tarım, bir hayvancılık ülkesi deyip, yakın zamana kadar ihracat yapan bir ülke deyip, kendi geleceğimizi, artan nüfusumuzu, 72 milyon insanımızı düşünerek bu Mecliste kanun çıkarmayacağız demektir.

Bakın, kanunun gerekçesini okuyorum: “Avrupa Birliğinin uyum referansı doğrultusunda.” Evet.

Peki, Avrupa Birliğinin gördüğü ve Hükûmeti notlandırdığı İlerleme Raporu’nda ne diyor? Kontrol kapılarından başlıyor, getiriyor… Ben demin bir soru sordum Bakana: Şap hastalığı konusunda hakikaten ilerleme kaydetmişler, tebrik ediyorum. Yani çalışma yaptıkları konuda doğruysa doğru ama gelin ondan sonraki noktalara bakalım. Trakya konusunda bu ilerleme kaydedilmiş zaten ve notlara da geçiyor. Bruselloz ve tüberkülozdan, arilik konusundan, bulaşıcı süngerimsi ensefalopati hastalığına kadar bakın, oradan geliyor. Şimdi, burada çok ilginç bir noktaya denk getiriyoruz. Gıda ve yem pazarında diyor ki “Hijyen paketi, hâlâ Türkiye’de bunun uygulaması yok.” Gıdalar, hijyen paketleme diye bir sistem var.

Yine geliyoruz “Etiketlenme ve sunum konusunda ilerleme kaydedilmemiştir.” diyor.

Yine geliyoruz “Aroma maddelerine zararlı şeyler katılıyor. Bunun düzenlemesi yoktur.” diyor. “Üstelik aflatoksin ile ilgili olanlar başta olmak üzere etkin önlemler alınmamıştır.” diyor.

Şimdi, bunların hepsi insan sağlığını, direkt, gıda olayını, tarım olayını, hayvancılığı ilgilendiriyor.

Şimdi soruyorum: Kardeşim, Türkiye, dışarıya et ihraç eden, tarım ürünleri ihraç eden bir ülke iken, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde, Erzurum’da, Kars’ta, Ağrı’da, Van’da, o bölgelerde Et ve Balık Kurumunun olduğu dönemlerde, orada üretici etlerini orada rahatlıkla satıp, devletin, kamunun gözetiminde alınıp satıldığı zaman et ithal edilmiyordu. Ucuzdu et. Ama ne oldu birdenbire? Şimdi, Şırnak’ta, Van-Hakkâri-Şırnak arasındaki Faraşin Yaylası’nda 500 bin baş küçük hayvan her sene yaylaya gider. Artık oradaki korucular da illallah etti çünkü yaylaya gidemiyorlar. 500 bin baş hayvanın nasıl gideceği konusunda yollarda sıkıntı çıkarılıyor, engel çıkarılıyor. En sonunda Jirki aşireti bile “Biz bu silahları bırakacağız artık.” deme noktasına geldi.

Şimdi, bir yandan bu. Diğer yandan, GAP projesinde 1 milyon hektar araziyi siz sulamaya açmadığınız, planlamadığınız, bütçesini oluşturmadığınız zaman, orada tarımı üretmediğiniz zaman, gıdayı üretmediğiniz zaman, kendi ürününüzü üretmediğiniz zaman nereye satacaksınız söyler misiniz? Şimdi, et ithal ediyoruz. Ne demiş Avrupa Birliği raporunda? Okuyorum aynen: “Hayvan ve hayvansal ürünlerin ithalat koşulları hâlâ Avrupa Birliği ile ilgili … uyumlu değildir.” Ne diyor? “Fiilî et yasağı hâlâ devam etmektedir.” Fiilî et yasağı uygulanan bir ülkede Hükûmet kalkıp sekiz yıl iktidar olduktan sonra, dışarıdan da et ithal ettikten sonra başarıyı konuşmasın, kimseyi kandırmasın. Dışarıdan et geliyor. Buranın insanı, buranın kekiklerinden, meralarından beslenen hayvanların etleriyle büyüdü. Saman gibi etleri ithal ederek buradaki insanların önüne koyduğunuz zaman, sandıkta bunun hesabını sorarlar size arkadaşlar. Bu kadar basit değil.

Bakın, hayvan haklarıyla ilgili yasayı da kaldıracaksınız. Zaten evcil hayvanlar, süs hayvanları, köpekler, kediler, her gün bunların hepsi itlaf ediliyor. Bunların doğru dürüst barınakları yok. E, bir de ötenaziyi koyuyorsunuz. İnsanlarda ötenaziyi çözdünüz de hayvanlarda mı ötenaziyi koyuyorsunuz? Söyler misiniz, zaten ötenazi mi arıyorlar belediye ekipleri rak rak rak vurduğunu vuruyor hayvanların ya da zehirliyor hayvanları? Al sana ötenazi! Al sana yargı! Al sana karar! Bütün hayvanlara mahkeme mi kuracaksınız? Kurullarınız mı ötenaziyi konuşacak?

Bakın, samimi olun. Eğer bir iş yapmak istiyorsanız ülkenizde, sizin dışınızda bu işin erbapları vardır, Veterinerler Odası vardır, bir de gıda mühendisleri vardır, kimya mühendisleri vardır, ziraat mühendisleri vardır. Bunların üyeleri 10 binlerledir. Bunların mesleği, eğitimi, işi budur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

107 konuşma daha · 10 Haziran 2010

107 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook