Grup önerisi
Şırnak Milletvekili ·
Genel Kurul, 130. Birleşim · 4. yasama yılı · 7 Temmuz 2010 · 466 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hasip Kaplan, 7 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 130. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GRUP ÖNERİSİ); konuşma 466 kelime.
Hasip Kaplan (Şırnak). “Grup önerisi”. TBMM Genel Kurulu, 130. Birleşim tutanağı, 7 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2010-07-07-grup-onerisi (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
HASİP KAPLAN (Şırnak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizin Dışişleri Bakanlığının Teşkilat Yasası’nı görüşüyoruz. Ancak yasama Meclisi olarak bizler kanun yapıyoruz, Anayasa değişiklikleri yapıyoruz, uykusuz geceler geçiriyoruz, gergin günler geçiriyoruz, kavgalı oturumlar sonunda kararlar alıyoruz ve kararlar Anayasa Mahkemesine gidiyor.
Şimdi, Anayasa Mahkemesi bugün kararını açıkladı, Anayasa paketiyle ilgili. Şekil yönünden incelenmiyor, esasa giriyor. Diyor ki “Bundan böyle yasama Meclisinin çıkaracağı her kanunun, kanun veya Anayasa değişikliğinin icazeti benden geçer; ben onaylarsam geçer, onaylamazsam geçmez.” Arkadaşlar, demokrasicilik oynamanın zamanı değil. Türkiye’de güçler ayrılığı ya vardır ya yoktur. Zaten askerî vesayetin altında inim inim inleyen seksen yedi yıllık bir cumhuriyetten geliyoruz. Bir türlü demokratikleşemedik. Askerî vesayetin inim inim inlettiği, militarizmin ruhuna sindiği bu Meclisin üzerine bir de yargı vesayetini koyduğunuz zaman bu Mecliste oturmanızın bir anlamı kalıyor mu? Egemenlik kayıtsız şartsız milletin oluyor mu? Sizler seçilmiş milletvekili oluyor musunuz? Bu kararların neresi hukuki, neresi demokrasiyle ilgili? Ben karara baktım ve şaşkınlıklar içindeyim. Oy çokluğuyla “Ne şiş yansın ne kebap.” bir karar. Aman CHP’yi de, Ana Muhalefeti de idare edeyim aman iktidarı da edeyim ama kantarın topuzunu Anayasa üyelerinin seçimiyle, HSYK’nın üyelerinin seçimine vuran Anayasa Mahkemesi öyle bir noktaya getiriyor, dengelerle oynuyor. Ama HSYK’da Adalet Bakanı ve Müsteşarı olmuş olmamış, umurunda değil. Bugüne kadar bütün herkesin uzlaştığı bir noktada ona ses çıkarmıyor. Bakın arkadaşlar, istediğimiz kadar yasa yapalım. Biz dedik bu kürsüde “Ya tam bir anayasa… Ya da taksitle anayasa olmaz, perakende anayasa olmaz arkadaşlar.” dedik.
Bu Anayasa’nın tümden değişmesi gerekir, 12 Eylül askerî darbesinin ruhunun işlediği bu Anayasa’nın her virgülünü, her noktasını tümden… Onun için gidelim referanduma, efor harcayalım, zaman harcayalım, ekonomi harcayalım, mücadele edelim ama şimdi bu mini yama paketi de artık rayından çıkıp Anayasa Mahkemesi kararıyla da işlevini yitirdikten sonra AK PARTİ açısından zaman harcamanın bir gereği yok referandumda bununla, hiçbir anlamı yok. Bir tek 12 Eylül askerî darbesine karşı tümden bir Anayasa değişikliğiyle “hodri meydan” denir ve gidilir ve orada da Anayasa Mahkemesinin, yargının vesayetine son verecek düzenleme konulur.
Bugün ciddi bir çekişme var arkadaşlar. Sabahlara kadar burada kanun çıkarıyoruz, bu kanunlarda Dışişleri Teşkilatının kanununu da çıkardık.
Esastan incelemiş, diyor ki: “Şekilden incelemiyorum, oy çokluğuyla Anayasa’nın 8, 14, 15, 19, 22, 25, 26’ncı maddeleri…” Bu maddeler, 2001’de Anayasa Mahkemesi değişikliklerine uğramış maddeler bunların hepsi. Burada değişiklikler yapıldı. Bu Meclis yaptı bu değişiklikleri. Uyum reformu sürecinde bunlar yapıldı. Peki, yasama olarak siz bir kanun yapamayacaksanız, bir Anayasa reformu, bir maddesini değiştirme özgürlüğünüz, bağımsızlığınız, iradeniz yoksa yargının kılıcı…
Zaten Anayasa Mahkemesinin önündeki heykelin gözünü açtıklarında ben şüphelenmiştim, bu kürsüden de söylemiştim. Adalet tanrıçasının gözleri kapalı olur, adaleti eşit dağıtmak içindir, karşısındakini tanımasın diyedir. Irkına göre, dinine göre, mezhebine göre, meşrebine göre, grubuna göre, partisine göre ayrımcılık yapılmasın diye adaletin kılıcı, kapalı gözlü bir tanrıçanın figüründe kurulmuştur. Anayasa Mahkemesinin önündeki tanrıça figürüne bakın, yarısı şalvar, üstü de saçları röfleli, gözler açık. Arkadaşlar...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
64 konuşma daha · 7 Temmuz 2010