İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 131. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında

Hasip Kaplan

Şırnak Milletvekili ·

Genel Kurul, 131. Birleşim · 4. yasama yılı · 8 Temmuz 2010 · 663 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hasip Kaplan, 8 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 131. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İÇTÜZÜĞÜN 19 UNCU MADDESİNE GÖRE GRUP ÖNERİLERİ HAKKINDA); konuşma 663 kelime.

Hasip Kaplan (Şırnak). “İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 131. Birleşim tutanağı, 8 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2010-07-08-ictuzugun-19-uncu-maddesine-gore-grup-onerileri-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

HASİP KAPLAN (Şırnak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün Miraç Kandili; halkımızın, tüm İslam âleminin kandilini kutluyorum. Ve elbette ki böylesi bir günde, elbette, okul açmak, üniversite açmak da en büyük sevaplardan birisidir. Onun için, bu sevabı hak edebilmek için yeni üniversitelerimizin de altyapısını, niteliğini ve bütün donanımını da tamamlamak gerekiyor. Nüfusu en genç olan devlet ve ülke biziz. Avrupa yaşlanıyor, yaşlanan bir Avrupa karşısında nüfusu en genç olan bir ülke var: Türkiye. Dünya ekonomisinde 16’ncı sırada ve gerçekten bölgesinde stratejik olarak çok önemli. O zaman, eğitilmiş insan olayı çok önemli ama işsizlik oranlarına baktığımız zaman üniversite mezunları içinde en yüksek orana çıkıyor işsizlik oranı. Bunun da belli bir planlama ve stratejisinin olmayışından kaynaklanıyor.

Tabii sıkıntılar çok. 12 Eylül askerî darbesinin getirdiği YÖK sistemi başlı başına bir sorun ve günlerdir yazıyor: İşte Giresun Üniversitesiyle Marmara Üniversitesinde bir rektörlük seçimi olayı. Birkaç gazetede rastladım. Köşe yazarları da dikkat çekiyor. Deniliyor ki, seçim sonucunda 4 tane adaydan en düşük oyu alan, hatta birisi için 4 oy alan birisinin aday gösterilmesinden bahsediliyor. Şimdi bu sistem dehşet verici bir sistem. Seçim niçin yapılır, demokrasi niçindir? Demokrasinin bir anlamı vardır, seçimin bir anlamı vardır, seçimde oy kullananların iradesiyle seçilenlerin gösterilmesi için. Sayın Millî Eğitim Bakanımız bu konuda umuyorum bir açıklama yapma gereğini duyacaklar. Bu YÖK’te herhâlde bir reforma ciddi ihtiyaç vardır diyemeyeceğim çünkü bunu reforme etmenin bir anlamı yok. YÖK’ü tümden kaldırmak gerekiyor. Kenan Evren’e de iade etmek lazım. 1 liralık posta puluyla aynen iade etmek lazım. Bu kurumdan kurtulmak lazım. Yeni bir yapılanma sürecini başlatmak lazım.

Şimdi, böyle baktığımız zaman öğrenci sayısına bakıyoruz. Doğru, Sayın Bakan 2002-2003 verilerini alıyor. Milattan önce, milattan sonra diye. Böyle bir iktidar dönemi. Sayı, 1 milyon 916 binden yüzde 184 artışla 3 milyon 529 bine yükselen bir öğrenci sayısı. Peki, bu 4 katına denk gelen, son üç dört yılda açılan vakıf üniversiteleri, 75 bine denk gelen eğitim öğretim kadrosu, üniversitelerdeki öğretim elemanı sayısı ve bu üniversitelere şimdilik ekleyeceğimiz yeni üniversiteler, Ankara’ya, Bursa’ya, Erzurum’a, Kayseri’ye, İzmir’e, İstanbul’a ve Konya’ya devlet üniversiteleri hayırlı olsun diyoruz biz de elbette ve yine Antalya’daki vakıf üniversitesi konusunda da aynı dileklerimizi de söylüyoruz ve şunu söylemek istiyoruz: 13.248 akademik kadro alınacak. Bu ara Millî Eğitim Bakanlığı 100 bini aştı herhâlde kadro sayısıyla. Emniyete, jandarmaya alınan kadro sayısı 30 binlerin üstünde, yeni çıkan geçen haftaki yasalarla 200 bin kadro. Bu arada bu hafta, önümüzdeki hafta yasalarıyla da bir 100 bin daha kadro ihdası söz konusu olacak, 300 bin. Yani seçime de bu kadar yeter size diye düşünüyoruz.

Ama, yani şunu gerçekten ifade etmek istiyorum: Evet, 4 milyona yakın üniversite öğrencimiz hangi koşullarda yaşıyor, onunla ilgili bilimsel bir araştırma yapıldı mı? Kaç lirayla geçiniyorlar? Kaç tanesi yurtlarda barınıyor? Kaç tanesi beslenme, gıda, spor, sosyal etkinlik sorunlarını çözebiliyor. Üniversite kampüsleri, özellikle devlet üniversitelerinin kurulduğu yerlerde hangi tür vakıflar, derneklerde bu öğrencilerle iletişim kuruluyor ve bu öğrencilerin barınma, yurt sorunlarına, ihtiyaçlarına, hatta burs, kredi ihtiyaçlarına kadar hangi kurumlardan ne kadar veriliyor? Sayın Bakandan böyle bir veri istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN- Buyurun Sayın Kaplan, konuşmanızı tamamlayınız.

HASİP KAPLAN (Devamla)Bu veriyi isterken, gerçekten geleceğimiz olan gençlerimizin içinde yaşadığı durumun bir kere sosyolojik, gelir tabakası olarak işçi, memur kesimi, yoksul halk çocuklarının... Zaten yoksul olmayan halk çocukları devlet üniversitesine gitmiyor. Kaç tane Bakan çocuğu devlet üniversitesinde okuyor, kaç tanesi yurt dışında? Niye Amerika’yı tercih ediyorlar? Ben acemi miyim, bilmiyor muydum? Benim çocuklarım başka yerde okuyor. Mesela Amerika’ya yolu bilmedik mi, ondan mı gidemedi veya gerçekten burada bir şey farkı mı var? Yani o konuda bizi aydınlatırlarsa seviniriz. Bu öğrenci kredilerine ve yurt kampüsleriyle beraber öğrenci sayısı kadar yurt ve konut yaptırma sorununa nasıl bir çözüm getirecekler? Bu konuda, gençliğin talepleri konusunda bir açıklamada bulunurlarsa sevineceğiz.

Teşekkür ediyorum.

Önergeyi zaten kabul etmeyeceğinizi biliyoruz ama Sayın Abdullah Gül’ün de…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET ŞANDIR (Mersin)Ne biliyorsun canım?

HASİP KAPLAN (Devamla)… kendi ilinde bir üniversiteye isminin verilmesine böyle fanatik karşı çıkanlardan değiliz. Kim ki bu ülkeye hizmet etmişse adını da versin, yazdırsın da. Doğrusu da budur zaten.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

59 konuşma daha · 8 Temmuz 2010

59 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook