Sayıştay kanunu teklifi (s.s.510)
Şırnak Milletvekili ·
Genel Kurul, 9. Birleşim · 5. yasama yılı · 20 Ekim 2010 · 857 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hasip Kaplan, 20 Ekim 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAYIŞTAY KANUNU TEKLİFİ (S.S.510)); konuşma 857 kelime.
Hasip Kaplan (Şırnak). “Sayıştay kanunu teklifi (s.s.510)”. TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim tutanağı, 20 Ekim 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2010-10-20-sayistay-kanunu-teklifi-s-s-510-2 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
HASİP KAPLAN (Şırnak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben bu usul tartışması konusunda söz alırken Sayın Başkanın kastının olmadığını düşünerek, gerçekten -üç buçuk yıldır buradayız- Meclise, tartışmalardan geçiyor, komisyonlardan geçiyor, geliyoruz, sonra son dakika golleri hep böyle veriliyor Hükûmet, AK PARTİ tarafından. Tabii İç Tüzük’e göre, çalışma tarzımıza göre Başkanlık Divanının bir işleyiş tarzı var. Şimdi, baktığımız zaman, Başkanlık Divanına yardımcı olacak teknik elemanlar, uzmanlar var. O uzmanların görevi Başkanlık Divanına yardım etmektir. Hükûmet temsilcisi var, Hükûmet temsilcisinin yanında ilgili kanun teklifinin görüşüldüğü uzmanlar var, hepsi de burada oturuyorlar. Komisyon temsilcileri var. Şimdi, bu kadar bir ekibin içinde, ben Sayın Başkanın şahsında bir kasıt aramıyorum.
Arkadaşlar, burada kolektif bir ihmal var, kolektif bir hata var, kolektif bir, Meclisin iradesine gölge düşme var, kolektif, birlikte işlenen bir hata var. Neden bu? Çok önemli bir konuyu görüşüyoruz. Anayasal bir kurum olarak -160’ıncı maddede açıklandığı kadar- görevi çok net Sayıştayın. “Denetlemek Meclis adına” diyor, “denetlemek” diyor. Öyle ölçmek, biçmek, çizmek, boyunun posunun, bilmem nesinin gramajını tartmak, terazi merazi, bakkaliye işi değil arkadaşlar; de-net-le-mek. Vatandaş diyor ki: “Benim verdiğim vergiyi, hazineye giren her yetimin kuruşunu Mecliste benim adıma denetlemekle görevlisiniz.” Bu görevi Türkiye Büyük Millet Meclisine veriyor. Anayasa 160 diyor ki: “Bu görevi Meclis adına Sayıştaya veriyorum.”
Şimdi bakın, Sayıştay kanunu yapıyoruz, temel bir kanun. Bu temel kanunlar yürürlüğe girdikten sonra öyle bir günde, iki günde değişmiyor. Otuz yıl, kırk yıl uygulamada kalan temel kanunlar.
Peki, burada hata nerede? Nerede boğuyoruz, öldürüyoruz, nerede işlevsiz kılıyoruz, nerede yanlış yapıyoruz? Ben şuna kısaca bir baktığımda, gerçekten yasama Meclisi böyle mi yasa yapıyor, yoksa çoğunluk, iktidar partisi uyanık davranıp çaktırmadan, bu temel yasada en önemli değişiklikleri geçirebilme becerisine mi sahip?
Bakın, tetkik kurulu İç Tüzük’ü okuyorum arkadaşlar, 85: “Kanun teklifleri Anayasa’nın diline uygun olacak.” diyor. Performans ölçülür… Sayıştayın görevinde ölçme yok arkadaşlar, denetlenir. Anayasa’nın 160’ıncı madde diline uygun değil. Kanun yazılış tekniğine uygun olacak, değil. “Eğer maddi hata varsa uyarılır.” diyor; o da yok. Yazılış ve sıra bakımından bozukluk varsa düzeltilir; o da yok. Hükûmet görüşe katılsa bile metinde değişiklik gerekirse yapılır; o da yok.
Arkadaşlar, bu bana, ilk milletvekili seçilip bu Meclise geldiğim zaman bir önergenizi hatırlattı. Burada bir önerge vermiştiniz çalışma gündemiyle ilgili ve o önergede 30 şubat günü Meclisin çalışmasını önermiştiniz. Şimdi soruyorum… Anayasa’ya uygun verdiğiniz önerge, gayet uygun. Önerinin altında imzanız var. Başkanlık da sevk etmiş komisyona veya oylamanıza. Arkadaşlar, 30 şubat yok ki. Bu mübarek ay dört yılda bir yirmi dokuz çekiyor, otuz çekmiyor, otuz yok. Yani bunu, böyle bir maddi hatayı Başkanlık Divanı, bizler düzeltmeyecek miyiz? İşte burada şu an işlenen maddi hata bu.
“Performans ölçülür…” Ne ölçümü kardeşim, terzi miyiz biz burada? Meclis terzi mi? Sayıştay terzi mi, ölçüm mü yapacak? Böyle bir anlayış var mı? INTOSAI kurallarında çok açık “denetim” demiyor mu? Peki, INTOSAI kurallarında çok açık “denetim” denirken, Avrupa Birliğinin mali denetimi nedir? Yasası bekliyor.
Peki, mali denetimi de geçtik, Meclis adına denetim olayında Sayıştayın Avrupa Birliğinin bütün başlıklarında denetim notunuz ne olacak, denetim notu ne olacak?
Haydi bunu da geçtik, yani Allah aşkına İç Tüzük’e bakın, lütfen okuyun arkadaşlar. Bakın, şu İç Tüzük’te “Önergeler gerekçeli olur.” diyor. Ben bunu üşenmeden çıkardım, İç Tüzük 87 diyor ki: “Önergeler yeni bir değişiklik, yeni bir kanun teklifi gerektiriyorsa ayrı bir usul gerektirir.” Bu, tamamen denetimi baypas ediyor. O zaman yeni bir durum.
Yine İç Tüzük diyor ki: “Bu önergeler gerekçeli olur.”
Şimdi, Allah aşkına şu önerge bir satır bile değil arkadaşlar, bir satır. Diyor ki gerekçe: “ ‘Performans’ tanımının teknik olarak daha uygun hâle getirilmesi amaçlanmıştır.” Bu gerekçe midir arkadaşlar? Allah aşkına söyleyin, bu neyin gerekçesi? Bu neyin gerekçesi?
Yine İç Tüzük diyor ki: “Başkanlık bunu Meclis Genel Kuruluna bilgilendirir, anlatır.” Hangi bilgilendirme oldu, hangi anlatım oldu? Komisyon “takdire”, Hükûmet de “olur” dedi; gerekçe… Gerekçe bu kadar okundu.
Şimdi, arkadaşlar, Sayıştay Kanunu’nun temeli, özü, içeriği, anayasal olarak değiştirilmeyecek yanı performans denetimidir. Zaten onu aldığınız zaman yerindelik denetimi sınırlı, diğer denetimler sınırlı, bazı yerleri hiç denetleyemiyorsunuz.
Ben söz almayacaktım bu usul tartışmasında fakat uyarmak istiyorum arkadaşlar, ciddi ciddi uyarmak istiyorum: Bugün çoğunluk olabilirsiniz. Demokrasi, çoğunluk diktası değildir, paylaşımdır çoğulculuk, ortaklaşmadır, ortak kararlar almadır. Eğer Sayıştay gibi bir temel kanunda ortaklaşamazsak vay hâline Türkiye’nin.
Bakın, bu önergenin devamı kritik bir önerge daha 4’üncü maddede geliyor, önümüzde, elimizde arkadaşlar. 4’üncü madde, kamu yönetimine ilişkin denetimlerde, bütçe payı yüzde 50’nin altında olan denetimleri kaldırıcı bir hüküm taşıyor. Şimdi soruyorum size: F-35 projesine biz şimdiye kadar 10 milyar dolar koyduk. Bizim o projede yüzde 51 devlet payımız olabilir mi? Anadolu Jet’i denetleyebilir misiniz arkadaşlar? Anadolu Jet’te Türk Hava Yollarının yüzde 47,5 - 48 oranında sermayesi vardır diye, bu vereceğiniz önergeyle Anadolu Jet’i de denetleyemeyeceksiniz.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Türk Hava Yolları da denetlenmiyor zaten.
HASİP KAPLAN (Devamla)Bırakın, Savunma Sanayii Destekleme Fonu itibarıyla, bilmem hangi ülkeyle ortak yapacağınız projedeki silah alımında, vesairede, orada da yapamayacaksınız.
Şimdi, performans denetimini bu noktaya indirirseniz, 4’üncü maddeyle de bunu getirirseniz ne yapmış olursunuz bilmiyorum ama inanın, bu ülkeye yapabileceğiniz en büyük kötülüğü yapmış olursunuz. Bizler, hepimiz, buraya gelen gidecek, görev itibarıyla yerini başkalarına bırakacak ama gün gelecek, çocuklarımız, torunlarımız bu tutanaklara girdiğinde “Bizim adımıza Mecliste görev yaptınız, bu kadar açık ve kaba hataları nasıl yaptınız?” diye bizden hesabını soracak.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
30 konuşma daha · 20 Ekim 2010