Sayıştay kanunu teklifi (s.s.510)
Şırnak Milletvekili ·
Genel Kurul, 24. Birleşim · 5. yasama yılı · 1 Aralık 2010 · 408 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hasip Kaplan, 1 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAYIŞTAY KANUNU TEKLİFİ (S.S.510)); konuşma 408 kelime.
Hasip Kaplan (Şırnak). “Sayıştay kanunu teklifi (s.s.510)”. TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim tutanağı, 1 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2010-12-01-sayistay-kanunu-teklifi-s-s-510 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
HASİP KAPLAN (Şırnak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuştuğumuz yasa, vatandaşın cebinden ödediği her kuruş verginin hükûmetler tarafından harcanması ve denetlenmesi ile ilgili çok temel bir yasa. Bu yasada Sayıştay, anayasal, yargısal bir kurum olarak Meclis adına denetim yapan bir kurum. Meclis adına denetim yapıldığı zaman da onun kuruluş yasasının, denetimin kriterlerinin oturması gerekiyor. Nedir bu kriterler? 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu değişiklikleri, Türkiye Ulusal Programı, INTOSAI (Uluslararası Sayıştaylar Birliğinin) Denetim Standartları, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları, Avrupa Birliği İlerleme Raporu, geçici madde 1 ve şu an yapılması gereken bu.
Peki, bu maddede ne oluyor? Performans denetimini Meclis adına, halk adına, irade adına yapma olayının kuşa çevrilmesi var. Bunun ilk gün tartışmasını yaşadık. Burada sessiz bir protesto yapmıştım o gün. Çoğu kişi anlamadı, niçin bu? Ölçümleme ayrı bir şeydir, denetim ayrı bir şeydir arkadaşlar. Eğer siz bu kanunun 36’ncı maddesiyle performans denetimini idarelerce belirlenen hedef ve göstergeler doğrultusunda yaparsanız Sayıştay idarelere göre bir denetim yapar. O zaman Meclisin adına bir denetim yapmaz. “Performans denetimi” derken çok açık bunun INTOSAI kurallarındaki anlamı, devlet, hükûmet faaliyetlerinin, programlarının veya organizasyonlarının verimliliğini ve etkinliğini, ekonomiklik ve iyileştirmelere yol açma amacı gözetilerek bağımsız bir biçimde incelenmesidir.
Şimdi, Yüksek Denetleme Kurulunu kaldırdık, tek denetim getirdik, Sayıştay ama bu teklifle de Sayıştayı Yüksek Denetleme Kuruluna çevirirseniz ve Sayıştayı Yüksek Denetleme Kuruluna çevirdikten sonra onu da Hükûmete bağlarsanız, sonra da Hükûmetin valilerini getirip Sayıştay başkanı yaparsanız, sonra da Sayıştayın üyelerini burada göstermelik seçerseniz, bu artık, bu şekilde vatandaşla da dalga geçmenin biraz da ölçüsü kaçmış olur, ölçüsü fazla kaçmış olur. Yani siz, buraya Sayıştay üyesini getireceksiniz, hiç biriniz, iktidar partisi üyeleri, bir tek milletvekili tanımayacak Sayıştay adaylarını, ceplerinde anahtar listeyle oy kullanacaklar, bu şekilde seçilecek ve ondan sonra Sayıştayın yapısını Hükûmete bağlı bir duruma getireceksiniz. Ne yapmak istiyorsunuz arkadaşlar, açık konuşalım.
Şimdi, ölçümleme denen kriter çok açık. Bu ölçümleme kriteri, yine INTOSAI kurallarında geçiyor ve performans ölçümü genellikle programın gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında deniyor. Ölçülmeyle denetleme ayrı şeylerdir, bunu anlatmaya çalışıyoruz fakat nedense denetim kavramı ürkütüyor, korkutuyor.
Arkadaşlar, Meclisin denetiminden bu kadar kaçmanın bir gereği yok. Bu kürsü, bu iktidar hiç kimseye payidar değil, kalmaz. Sonuçta 2011’de sandık var, sonrası var ama şunu koyun önünüze: Ne yapmak istiyorsunuz? Askerî vesayet dediniz, askerî vesayette Genelkurmay dediniz. Ordu 600 bin kişi. 600 bin kişilik ordunun askerî vesayetini günlerdir konuşuyoruz. Peki, 230 bin jandarma, 225 bin emniyet, 467 bin özel güvenlik, 38 bin kıyı emniyeti koruma, bunların hepsi İçişleri Bakanlığına bağlı değil mi?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
58 konuşma daha · 1 Aralık 2010