2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında
Şırnak Milletvekili ·
Genel Kurul, 36. Birleşim · 5. yasama yılı · 19 Aralık 2010 · 932 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hasip Kaplan, 19 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2011 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNUN TASARISI İLE 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİNHESAP KANUNU TASARISI HAKKINDA); konuşma 932 kelime.
Hasip Kaplan (Şırnak). “2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim tutanağı, 19 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2010-12-19-2011-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunun-tasarisi-ile-2009-yili-merkezi (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
BDP GRUBU ADINA HASİP KAPLAN (Şırnak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1848 yılında kurulan ama günümüze gelinceye kadar kuşa çevrilen Nâfıa Nezaretiyle ilgili söz aldım, Bayındırlık ve İskân Bakanlığıyla ilgili. Barış ve Demokrasi Partisi Grubu adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Tabii, DSİ gitti, DHMİ gitti, DLH gitti, Karayolları gitti. Ee, ne kaldı elde? Bir Kadastro Genel Müdürlüğü kaldı, TOKİ de Başbakana bağlandı. Tabii, insan şaşırıyor, bu kadar bir bakanlık kuşa çevrilebilir mi? Ama yine de üzülmeyin Bakanlığınızın bankası var, hiçbir bakanlığın bankası yok, hiç olmazsa banka sahibisiniz, İller Bankasını şey yaptınız, kuruluşunu yaptık geçen günlerde.
Tabii, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, bu çok önemli, mülkiyet hukukunu ilgilendiriyor, bununla bağlantılı kuruluşlar var, İller Bankası Genel Müdürlüğü nezdinde.
Yalnız, ben bir şey söylemek istiyorum. Elimde bir harita var. Ben bu haritayı Meclis Kütüphanesinin girişinde, hemen gazete okunan bölümden çektim. Bu bir harita. Bu harita, 1946’da Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanmış bir harita, üzerinde öyle yazıyor.
Benim seçim bölgem, İdil, Cizre, Şırnak’ın iki ilçesini saydım, görüntüsünü aldım. Bu haritada orijinal köy isimleri var. 1946’nın orijinal köy isimleri var. Ne var? Harapşeref, Hespist, Bafi, Haraprappin, Gijal, Cinibir, Huser ve Cizre’ye kadar bu isimler var. Meclis Başkanlığı kaldırmadan bütün arkadaşlara öneririm, Meclis Kütüphanesine gitsin, bu haritayı görsünler ve Kadastro Genel Müdürlüğüne de bu çalışması nedeniyle teşekkür ediyorum. Sayın Bakandan da o haritadan bir tane istiyorum, inşallah bize verirler.
Bir arkadaşımız sormuştu, cevabı da verilmemişti, merak ediyorum, tekrar soracağım: Şu an Meclisimizin tapusu var mı, ruhsatı var mı?
Çankaya Köşküyle ilgili İnternet sitesi diyor ki: “Ankara Şehremaneti Çankaya Köşkü için 30 Mayıs 1921’de Mustafa Kemal’e armağan edilmiştir.” Tapu kaydı var mı? Öyle mi geçiyor?
Emvali metruke yazılan ve özellikle azınlıklardan kalan gayrimenkullerin tasfiyesiyle ilgili 1928 bütçesinde 300 bin lira gizli ödenek ayrılmış ve bu gizli ödenek, bugünün hesabıyla baktığımız zaman, oldukça yüksek bir para 276,4 trilyon, 2008 itibarıyla çıkan bir rakam. 66 tasfiye defteri tutulmuş, bunların bedeli buradan mı ödendi?
Ayasofya’nın tapusu Fatih Sultan Mehmet Vakfında, öyle mi geçiyor?
Madımak’ın tapusunu aldınız, hayırlı olsun, geç de olsa doğru yaptınız.
Büyükada Rum Yetimhanesinin tapusunu devretmek için illa ki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde mahkûm mu olmak gerekiyordu?
Yine Akdamar Adası’nın tapusu kimde? Orada İsa’dan yedi bin yıl önce bir taş bulunduğunu söylüyor alimler, üzerinde “O” ve “Q” resimleri varmış, ölümsüzlük işareti diye ifade ediyorlar, Haç varmış, oysaki, İsa’yla beraber Haç çıktı. Nasıl oluyor da yedi bin sene önce böyle bir durum var? Ahlat’ta yine milattan öncesine ait Türk eserlerinin kayıtlarda olduğunu bazı alimler söylüyor Güneş Teorisi çerçevesinde. 1071’de Türkler geldi, Kürtlerle birlikte Malazgirt Savaşı’yla Anadolu’ya açıldılar. Milattan önce de orada öyle bir durum var mıydı?
Bakanlığınızın bütçesine de bakıyorum, iki tane F35 uçağı etmiyor! Şimdi ben ne diyeceğim? Ne anlatayım? Çok büyük hedefleriniz var. Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğü var. akıllı kentler kuracaksınız, KENTGES var. Arkasından, kent-kır ayrımını kaldıracaksınız. Bu akıllı projelerin içinde en önemlisi, enerjiyle ilgili olan yeni yapılanma var.
Yalnız şunu sormak istiyorum: 1999 depremini yaşadık ve BOTAŞ hattının geçtiği fay hatları var. Şimdi de Nabucco geçiyor bu fay hatlarının üzerinden. Ama bu boru hatlarının geçtiği şehirlerde de bir bakıyorsunuz, boru hattının üstünde binalar yapılıyor; oysaki 50 metre sağında solunda inşaat yasağı var. Ee, niye bunlar oluyor? Bu tür yerler devam ediyor mu? Bunu sormak istiyorum.
Kıyı alanlarıyla ilgili planlamaya gelince; 2B’yi mi bekliyorsunuz? Kıyı alanları mı kaldı? Doğa, tarih, kültür gidiyor.
Tabii biz, yerel yönetimleri önemsiyoruz hatta biz, yerel yönetimlerin özerkleşmesini hem siyasal demokrasiyi tabana yapmak açısından hem hantal, vesayetçi gelenekten kurtulmak açısından yaşamsal buluyoruz. Dünya insanlığının biriktirmiş olduğu deneyimlerin tartışılması Türkiye özgününe indirgenmesiyle netleşebilir. Türkiye idari yapılanmasını yerleştirmesi ihtiyacı karşısında ortaya çıkan “Dar bölgecilik egemen olur, bölücülüğe kapı açar.” gibi endişeleri giderecek boyutta ve üniter yapının korunmasını esas alacak modeller üretebilecek olgunluğa Türkiye’nin eriştiğini düşünüyoruz ve bu nedenle partimizin Demokratik Özerklik Projesi’nin Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük birlik ve demokrasi projesi olmasının ötesinde en önemli yerel yönetme, yerel iktidar projesi olduğunu söylüyoruz. Bu projemizi bakanlığınız okudu mu yerel yönetimler şartı ile birlikte?
Mücavir alan keşmekeşini ne zaman sona erdireceksiniz? BİKAP ARGE çalışmalarınıza para yetiyor mu? Türkiye Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi niye yerinde sayıyor? “Enerji Verimliliği Kanunu için 2011’de başlayacağız.” diyorsunuz. TOKİ önce başlayacak mı? Ben soruyorum: Önce TOKİ’den başlayacak mısınız.
Geliyorum, 2011’de 1.780 aileye iskân sağladığınızı, sağlamayı planladığınızı belirtiyorsunuz. Mahmur’daki 15 bin mülteci… Türkiye’den, şiddet, baskı, işkence, faili meçhul cinayet ve köy yakması sonrası Mahmur’a geçen, göçen 15 bin tane yurttaşımız var. Sizin iskân projenizin içinde mi bu? Yalnız Birleşmiş Milletler Mülteciler Komiserliğine mi havale ediyorsunuz? Bu sorunu uluslararasılaştırmak mı istiyorsunuz?
Hasankeyf’i sular altında bıraktınız. Başbakan iki ay önce gitti, tapu dağıttı. Şöyle bir imza aldınız köylülerden: “5543 sayılı Yasa ve İskân Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nde açıklandığı gibi, iskâna ilişkin bilgileri aldım.” diye imza attırmışsınız. Kesmeköprü köylüleri isyan ediyor: “Hani beş yıl ödemesiz, hani yirmi yıl vadeli… Ben ne borç ödeyeceğimi bilmiyorum, bana bir ev teslim edildi.” diyor. Şimdi soruyorum: Başbakan, Ilısu’ya gidip orada, bu baraja, Hasankeyf’in sular altında kalmasına karşı çıkan Sezen Aksu’yu, Tarkan’ı, Şivan’ı bölücü terörist ilan ediyor da bu ev teslimi, Allah aşkına… Bu tür tarzlar “Salako” filmlerinde bile olmaz! Bu şekilde teslimat olmaz arkadaşlar. İnsan tapu verir, insan senet verir, borcunu bilir, ne ödeyeceğini bilir yani bu böyle… “Salako” filmlerinde böyle dağıtıldığını gördünüz mü, izlediniz mi arkadaşlar?
Şimdi, Başbakan… TOKİ evleri yapıyor, tabii sizin alanınıza girmiyor ama direkt giriyor. Şırnak’taki evleri 1.080 TL taksitle veriyor, 4 milyar lira aylık geliri olması lazım. Tabii, Cudi, Gabar manzaralı olduğu için mi çok pahalı Şırnak’taki TOKİ evleri merak ediyorum; Mersin, Boğaz yok.
Yine, Silopi’de kurumlara yapılan konutlar var. Buna ne diyorsunuz? Orada, özel, BİM gibi mağazalara da yer veriliyor. Buna ne diyorsunuz? Gerçekten sosyal devlet anlayışıyla bağdaşıyor mu?
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (BDP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
82 konuşma daha · 19 Aralık 2010