2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında
Şırnak Milletvekili ·
Genel Kurul, 36. Birleşim · 5. yasama yılı · 19 Aralık 2010 · 1.014 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hasip Kaplan, 19 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2011 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNUN TASARISI İLE 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİNHESAP KANUNU TASARISI HAKKINDA); konuşma 1.014 kelime.
Hasip Kaplan (Şırnak). “2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim tutanağı, 19 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2010-12-19-2011-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunun-tasarisi-ile-2009-yili-merkezi-2 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
BDP GRUBU ADINA HASİP KAPLAN (Şırnak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Barış ve Demokrasi Partisi Grubu adına hepinizi saygıyla selamlıyorum ve Dış Ticaret Müsteşarlığıyla ilgili sunumumu yapacağım.
Sayın Bakan, kitapçıkta diyor ki: “Yetmişi aşkın ülkeyi gezdik, 400 bin kilometre yaptık kriz süresince.” Güzel. Sayın Bakan, bu Mecliste sizin dışınızda üç grup daha var, muhalefetten niye birini yanınıza almıyorsunuz? Yani gittiğiniz ülkelerde ne yaptığınızı Meclis görmesin, denetlemesin, bir şey önermesin diye, yetmiş ülke geziyorsunuz ama muhalefetten yanınıza 1 üye almıyorsunuz. Bravo size!
Şimdi bakın, Sayın Bakan: “İhracatı 4 kat artırdık.” Güzel. Sayfa 13, sunumunuz. “29 milyar dolar geriledik.” Sayfa 15… Sayın Bakan söylüyor, Dış Ticaretten sorumlu. Geliyoruz Maliye Bakanına: “2011’de ihracat 127 milyar olacak.” Onun sunumu, sayfa 30. Başbakan ne diyor? “Yıl sonunda 112 milyar dolara ulaşacak ihracat.” Sayfa 47… Hanginiz doğru söylüyorsunuz? Ya Başbakan doğru söylemiyor ya 2 bakanı doğru söylemiyor. Üçünüzü bir noktada birleşmeye davet ediyorum.
DEVLET BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Ankara)Tarihler yanlış.
HASİP KAPLAN (Devamla)Rakamlarla oynaya oynaya, ülkeyle oynaya oynaya bir yere varamazsınız.
Bakın, bir gecede gayrisafi millî hasılayı 2.345 dolar artırdınız, bravo size! 16 bin dolara çıkardınız gayrisafi millî hasılayı, hâlâ dünyanın 17’nci ekonomisiyiz. Ya, bir gecede zenginledik, Allah aşkına, 17’nci sıradan 13’e, 14’e düşmedik mi ya? Bu kadar hesap yanlışı olur mu?
Bakın “En fazla ihracat artışı Doğu, Güneydoğu’da.” diyor. Ne zaman? Yeni, son bir iki senede, o da Habur Kapısı var, oradan Habur’dan Mersin’den Konya’ya kadar, Antakya’ya kadar, Antep’e kadar herkes oradan yapıyor. Ben orayı bırakayım da Sayın Bakanın memleketinden örnek vereceğim, Muş.
Sayın Başbakan dün Muş’taydı, hava atıyordu. Sayın Bakanın memleketi Muş 2007’ye kadar hiç ihracat yapmayan illerin arasında yer alıyor. Vallahi bravo, takdir ediyorum. Muşlu Bakan ama Muş’ta… Muş’un iki kardeş ili var: Tunceli, Ardahan. Bu üç ilin de bir özelliği var, hayvancılığı meşhur, buradan ihracat yaparlardı, hayvancılığı geliştirirlerdi. Bunların çanına da ot tıkadınız, hayvancılık da bırakmadınız, memleketi anguslara teslim ettiniz. Böyle bir durum.
Şimdi, bakın, “Sınır ticaretinde nefes aldırdık.” diyorsunuz. Ne yapıyorsunuz? “100 milyon dolarlık ithalat imkânı getirdik firmalara.” Başka? “Bir de esnafa 50 bin dolar.” Ben Şırnaklıyım. Benim şehrimin yarısı Suriye sınırı, yarısı Irak sınırı. Bana 100 tane esnaf gösterin ki 50 bin dolar ithalat yaptığını söylesin. Siz belgelerinizi bana verdiniz. Ne bu yalan? İki paket sigara için taksileri bağlıyorsunuz. 30 tane genç beş paket sigara için Şenoba’da öldürüldü, Hakkâri’de öldürüldü, Van’da öldürüldü. Bu mu sizin sınır ticaretiniz? Beş paket için insan hayatı mahvediliyor.
Bakın, ithalatımızın en yüksek olduğu ülke Rusya. Enteresan değil mi arkadaşlar? 2009’da 5.629.972. Sırasıyla Almanya, Çin, ABD, İtalya, Fransa, İran, İngiltere. Eskiden milliyetçiler ne diyordu: “Komünistler Moskova’ya, yallah!” Şimdi, “Milliyetçiler Moskova’ya.” mı diyeceğiz? Böyle mi değişti dünya? Milliyetçiler Moskova’ya, yeşil milliyetçiler en önde…
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri)Ekonomi mantığı hukuk mantığıyla beraber olmaz.
HASİP KAPLAN (Devamla)Bir dakika, olmaz… Yeşil milliyetçiler, durun bakayım durun. Ha öyle ithalatın en fazlasını Rusya’yla yapacaksınız, ondan sonra burada konuşacağız sizinle, olmaz.
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri)Doğal gaz alıyoruz, doğal gaz.
HASİP KAPLAN (Devamla)Sizin milliyetçiliğinizi de konuşacağız, dur.
Bakın, ihracatımızda ilk 10 ülkeye bakıyoruz. Neresi? En başta Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Irak sonra Rusya. Ya kardeşim, ihracat buraysa, Avrupa’yla yapıyorsanız kriz Amerika’yı, Avrupa’yı vurdu. Bizim yüzde 65 ithalat ve ihracatımızı yaptığımız Avrupa’da ithalat, ihracat yüzde 40’lara geriledi. O zaman yeni bir ekonomi politikası gerekiyor, yeni bir strateji gerekiyor, yeni pazarlar gerekiyor. Gide gide Güney Amerika’da Sayın Bakan bir tek Brezilya’ya gitmiş. Ne Arjantin’i görmüş ne başka yere gitmiş ne Latin Amerika ülkelerine gitmiş. Gidip Fidel Castro’nun bir çayını içseydiniz bari! Chavez’e bir selam verseydiniz, petrol olurdu!
Sayın Bakanın bu broşürünü okuyunca insanın şaşırası geliyor. Çok ilginç şeyler söylüyor Sayın Bakan, diyor ki: “Eğer enerji ithal etmeseydik, dışa bağımlı olmasaydık bizim cari açığımız o kadar çok olmazdı. Ne kadar olurdu? 6 milyar.” Vallahi, halanızın da bıyığı olsaydı, halanız olmazsa amcanız olurdu! Ya, bu kadar gayri bilimsel şeyler bunun içine yazılır mı? Yapmayın! Bakın, şu kitapçıkta o kadar saçma sapan şeyler var ki, dikkat edin arkadaşlar, size iki örnek daha vereceğim.
İhracatımızda ilk 10 ürün. Bakın, ben söylemiyorum, bu Dış Ticaretin kitapçığı… En çok ne satmışız? Demir çelik. Ne kadar? 2.443.801. Şimdi, dinleyin, hemen bir tur atıyorum, en çok ithal ettiğimiz 10 ürün. Ne ithal etmişiz? Demir çelik. Kaç katı? 3 katı. 4.734… Ya, arkadaşlar, siz dışarıdan demir alıp, ithal edip ucuza satıyor musunuz? Yani 10’a alıp 9’a mı satıyorsunuz? Ya, bu şambalot şirketinin hesapları tutmaz arkadaşlar! Ticarette böyle hesap olmaz.
Bakın, bir tane daha söyleyeceğim. Mineral yakıtlar ile mineral yağlar ve müstahzarları, en çok 10 ihracatımızdan biri. Ne kadar? 1.482.981. Peki, bakalım, ithalatımızın en büyük kalemi hangisi? Mineral yakıtlar, mineral yağlar. Ne kadar? 11.562.075. Tam tamına 7 katı. Allah Allah!
Arkadaşlar, yani şimdi siz Fas’tan, Tunus’tan azotu ucuza alıp yoksa İran’a pahalıya mı satıyorsunuz? Allah aşkına, böyle bir alışkanlık… Ya, böyle bir ithalat, ihracat rejimi olur mu? Ya, biraz akıl var, biraz mantık var arkadaşlar.
Şimdi bakın, Obama’nın Danışmanı Paul Walker diyor ki: “Avrupa bölgesi 1 trilyon dolarlık pakete rağmen, dağılma riski taşıyor.” Fransa’da gösteriler var, Yunanistan’ın ekonomisi çöktü, İrlanda’nın çöktü. Sırada İtalya, İspanya, Portekiz var. Ee, siz? Sizi teğet geçti. Tabii, size dokunmaz, siz çeliktensiniz. Zaten hiç Türkiye’ye dokunmadı. Peki, bu ülkelere en çok ihracatı yapan kim? Türkiye. Sizi bal gibi etkiler. Başka pazar, başka kapı, başka yer arayacaksınız bu ülke için. Gideceksiniz Hindistan’a, gideceksiniz Çin’e, Uzak Doğu’ya, o fındığa, kota koyduğunuz fındığa… Her Çinliye bir fındık satarsanız, her Hindistanlıya bir fıstık satarsanız, üzümünüzü, narenciyenizi, bu ülkenin zenginliklerini eğer satabilirseniz bu ülkelere, bu ülkenin gerçek madenlerini bu ülke için çıkarırsanız, petrolde dışarıya bağımlı olmazsanız, doğal gazda bağlı olmazsanız, Türkiye’yi petrol boru hatlarının geçiş trafiğinden kurtarıp kendi yenilenebilir enerjinizi sağlarsanız bu ülke düzelir. Bu ülke, bu rakamlarla zor düzelir, zor.
Arkadaşlar, bizim Bakanlık ve Hükûmet oturmuş, yatıyor. Onların yerine kim ne yapıyor? Yine Merkez Bankasına iş düşüyor. Merkez Bankası ne yapıyor? Vallahi, Merkez Bankası oturmuş, Amerika’nın aldığı, İngiltere’nin aldığı, Avrupa’nın aldığı önlemlerin bir miniğini almış. Bakın, faizi biraz indirmiş -bizim İMKB’nin iştahı kabarmış- kredi kartlarının asgari haddini yükseltmiş, tüketici faizlerini düşürmüş, gayrimenkul faizlerinde uzun süreyi kaldırmış ve kartla harcamayı zorlaştırmış. Bu size bir şey anlatıyor mu? Anlamıyorsanız ben anlatsam da boş. Allah size kolaylık versin.
Saygılarımı sunuyorum. (BDP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
82 konuşma daha · 19 Aralık 2010