İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 54. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)

Hasip Kaplan

Şırnak Milletvekili ·

Genel Kurul, 54. Birleşim · 5. yasama yılı · 27 Ocak 2011 · 515 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hasip Kaplan, 27 Ocak 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)); konuşma 515 kelime.

Hasip Kaplan (Şırnak). “Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)”. TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim tutanağı, 27 Ocak 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2011-01-27-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen-2 (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

HASİP KAPLAN (Şırnak)Evet.

BAŞKANBuyurun.

HASİP KAPLAN (Şırnak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gerçekten bugün meydanlara kim çıktı, işçiler niye yürüyor? Türk-İş de yürüyor, DİSK de yürüyor, KESK de yürüyor, Türk Tabipler Birliği yürüyor, bütün sendikalar, kamu sendikaları yürüyor. Bu karda, kışta işçi yürüyerek ısınıyor herhâlde, siz de yoklama yapılınca koşturarak ısınıyorsunuz! Koşarak birisi, yürüyerek birisi…

Peki, işçilerin bu soğukta derdi ne, niye dökülmüş, Türkiye'nin bütün şehirlerinden niye gelip yürüyorlar? Çok açık konuşuyorlar işçiler, Türk-İş’i de DİSK’i de kamu sendikaları da çok açık söylüyorlar; çalışma hayatını daraltıyorsunuz, işçilerin haklarını kısıyorsunuz, sosyal güvenlik haklarını kısıyorsunuz, yaşlarını yükseltiyorsunuz ve birçok haksızlık sayıyorlar. Diyorlar ki öğrenciler, çıraklar, stajyerler: “Bütün bu yaşama alanını mahvettiniz.” Şimdi, ben soruyorum, Allah aşkına: Zaten 1 Ocak 2012’de GSS yürürlüğe girecek, herkes gelirinin yüzde 12,5’unu prim ödemedikçe sağlık hizmetlerinden yararlanmayacak, öyle değil mi? Peki, siz, izin süresinde aynı parayı işçiden alırsanız -izin süresinde- ve onu işverenden almazsanız, sizin işçiye bakış açınız, yani gerçekten bir anlayış olarak nasıl bir anlayış, izah edebilir misiniz? Bakın, izinli süresinde dahi aldığınız rakam bu. “Bunu, işveren primini -işçisinin- yükseltin.” diyoruz yani bunun Türkçesi bu; çalışırken izinli olan işçinin primini ödeyin. Ha, “Kaynak yok.” diyeceksiniz, değil mi? “Kaynak” deyince başka kaynaklar aklınıza geliyor, çünkü yüzde 5 işveren primini indiren hükûmet değilsiniz. Her yıl ülkeye 5 milyar lira parayı kamu fonundan, hazineden, o işçinin ödediği paradan kesip veriyorsunuz, teşvik altında veriyorsunuz, bilmem ne adı altında veriyorsunuz.

Şimdi, biz, sizi biraz insafa ve adalete davet ediyoruz. Gecenin sabahına doğru gidiyoruz. Biz de Başbakan gibi insanız, bizim de stresli ve sinirli anlarımız olabilir, sizin de olabilir, değil mi? Bu angarya çalışma bile, Sosyal Güvenlik Yasası ve çalışma hukuku açısından aldığınız zaman, Meclisin bu tarz bir çalışmasının kendisi angarya ve insan hakları ihlali değil mi?

Demin bir tartışma yaşandı. Ben bu tartışmayı size o kadar uzun uzun konuşmayacağım.

Teknik gelişti, şurada konuşuyoruz, bizi, vatandaş, evinde, odasında seyrediyor, dinliyor. Bir şeker hastası, bakın, bir şeker hastası yaşlı, bir mağdur, bu mesajı üşenmeden göndermiş. Ben bunu olduğu gibi okuyacağım ve vicdanınıza havale edeceğim ondan sonrasını: “Sayın Vekilim, sürekli televizyonda izliyorum sizi ve sizleri. Şeker hastaları hakkında ölçme çubuğu uzman hekim tarafından rapor edilmiş hastaya tanımlanmış, senelerdir ödenen şeker ölçme çubuğu doktordan reçete ve raporu eczaneye verdik mi alıyorduk. Bu kadar açık. Şimdi kendi paramızla alıyoruz. ‘İleride SSK kurumundan paranızı alın.’ şekline döndü. Köyler il kurumlarına 80-100 km uzakta. Gidip almak için üç kuruş yerine beş kuruş harcayacağız ve gezinme imkânımız da yok. Bizi aldatma yoluyla mağdur eden AKP’ye sesimizi duyuramıyoruz. Her ay 30 TL’yi vermek zorunda kalıyoruz. Paran varsa tedavi ol, yoksa öl demektir. Hani hukuk, hani demokrasi? Soruyoruz. Bir ben değil, binlerce hasta mağdur durumda benim gibi. Ülkenin batısındaki, doğusundaki, kuzeyindeki, güneyindeki hasta da aynı durumda. Talep ediyoruz. Sesimizi duyurunuz ve bizim şeker hastalarını da insan yerine koysunlar. Vicdan yoksulluğu, hizmeti geri çekme, hastanın kendine ödetme planı, ‘Ben hayatımdan bezdim.’ diyen hastalara daha da ters bakmak iktidarın suçudur.” diyor. Şimdi arkadaşlar, bu üşenmeden bir yaşlı hastanın, mağdurun mesajıydı; iki kelime daha vardı, bitiremedim. Sizin vicdanınıza, sabaha karşı, bu mübarek cuma günü havale ediyorum. İster düzeltin, ister düzeltmeyin.

Teşekkür ediyorum. (BDP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

96 konuşma daha · 27 Ocak 2011

96 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook