İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 54. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)

Hasip Kaplan

Şırnak Milletvekili ·

Genel Kurul, 54. Birleşim · 5. yasama yılı · 27 Ocak 2011 · 425 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hasip Kaplan, 27 Ocak 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)); konuşma 425 kelime.

Hasip Kaplan (Şırnak). “Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)”. TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim tutanağı, 27 Ocak 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2011-01-27-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen-3 (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

HASİP KAPLAN (Şırnak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; aslında kaliteli yasa yapamamanın en tipik örneklerinden birisi bu. Düşünün, kanun tasarısı Hükûmetten geliyor, oturuyoruz alt komisyonda günlerce tartışıyoruz, sonra üst komisyona geliyor, orada da günlerce tartışıyoruz, bir metin oluyor, basılıyor, Meclise geliyor, şimdi Mecliste görüşüyoruz.

Bizim bir önergemiz vardı, bu değildi, bundan önceki önergemiz daha farklıydı. Ana muhalefetin de önergesi daha farklıydı. Oysa bir de baktık ki Hükûmetin tasarısı ama AK PARTİ grup başkan vekilleri bir önerge vermiş.

Şimdi, gerçekten arkadaşlar, gecenin değil artık, sabahın bu vaktinde “günaydın” mı diyelim artık yani, “günaydın” mı diyelim? “…” (x) Günaydın. Yani ne oluyor bu trafikte, bu istasyonlarda, bu kısa sürelerde, Hükûmetin tasarısı değişiyor, komisyonun verdiği kararlar değişiyor, üst komisyonun kararı değişiyor? Sonra da geliyor buraya, aradan iki gün geçmiş, yine grubunuz iktidar olarak önerge veriyor, değiştiriyorsunuz. Bu kadar değişiyorsa bir şeyler bir yanlışlık var, bir sistem yanlışlığı var, bir bakış felsefesi yanlışlığı var. Bu bakış felsefesi yanlışlığı maalesef bizi yanlışa götürüyor. İyilik yapalım derken, aslında çalışma yaşamına çok ciddi zararlar veriyoruz, tahrip ediyoruz. Demokrasiyi, demokratik toplum modelini, sosyal dayanışmayı, sosyal güvenliği, sosyal devlet olgusunu, işçi-işveren ilişkilerini zehirliyoruz, çalışma barışını zehirliyoruz. Sendikalarla Hükûmet karşı karşıya gelmiş durumda. Hükûmet öyle bir zor durumda ki Türk-İş yürüyor, DİSK yürüyor, KESK yürüyor, öğrenciler yürüyor. E, ne yapayım? Kala kala Hükûmetin elinde polis kalıyor. Polise bol bol biber gazı, ondan sonra polisi nasıl teşvik edelim? Aman seçime kadar bu demokratik muhalefete dayansın diye “Askerlik yaptırtmayacağız size.” diye kanun teklifi hazırlıyoruz, ondan sonra da tekrar ayrımcılık tartışmaları gündeme geliyor. Arkadaşlar, inanın çok detaya girmeye gerek yok. Bakın, istihdamı sermayenin çıkarlarına göre dizayn ettiğiniz zaman ve bunun ihtiyaçları da “…”(xx) “Bırakın yapsınlar, bırakın gitsinler.” felsefesi olunca hiçbir hukuk güvencesi kalmıyor, esnek istihdama geçiliyor. Bakın, bu yapılan düzenlemelerin hepsinde böyle bir anlayış var, esnek istihdama geçiliyor. Emeği üretim sürecinde örgütsüz kılmak, emeği işverenlerin ihtiyaçlarına, tamamen insafına terk etmek ve göz göre göre onları öyle bir çalışma ortamında kendi içinde sendikalarla rekabet eder hâle getirmek ki başını kaldırmasın, hem işlevsel esneklik olsun yani aynı kişiyi farklı iş yerlerinde istediği gibi çalıştırabilsinler; hem sayısal esneklik olsun, çalışma düzeninde farklılık getirilsin; hem ücretsel esneklik olsun, işveren istediği gibi ücret politikası uygulasın -zaten 20 milyona yakın işsiz var- istediği gibi uzaklaştırma stratejisi uygulasın.

Şimdi, bu modeller bir araya geldiği zaman, işte bu torba kanunun mantığı bu şekilde şekilleniyor. Yani sizlerin, hiçbirinizin, bu komisyonda yer alan veya ilgili olan arkadaşlar dışında o torba kanunu okuma şansınız yok. Biz aylarca içine girdik, ancak birkaç noktasını öğrenebildik arkadaşlar, samimi söylüyorum.

İşçilerin sigortasını attırıyorsunuz, dikkat edin, Hükûmeti uyarıyorum. İyi sabahlar diliyorum. (BDP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

96 konuşma daha · 27 Ocak 2011

96 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook