İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 60. BİRLEŞİM · PAZARTESİ

Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)

Hasip Kaplan

Şırnak Milletvekili ·

Genel Kurul, 60. Birleşim · 5. yasama yılı · 7 Şubat 2011 · 500 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hasip Kaplan, 7 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)); konuşma 500 kelime.

Hasip Kaplan (Şırnak). “Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 7 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2011-02-07-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen-2 (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

HASİP KAPLAN (Şırnak)Evet Sayın Başkan.

BAŞKANBuyurun.

HASİP KAPLAN (Şırnak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu torbanın içine ha bire madde ve önerge atılınca şaşıyor insan, maddi hata yapıyor, maddeyi yanlış yazıyor, tekniği yanlış yazıyor, yasa kalitesini çürütüyor. Ondan sonra da önergelerle düzeltmeye çalışıyoruz.

Bakın, şimdi bu maddede deniliyor ki: “(b) bendi kapsamına giren…” (b) bendi yok bunun içinde, (b) bendi olmayan bir madde yazılmış. Şimdi, bu maddenin çıkarılmasını istiyoruz biz. Bu kadar teknik hata, bu kadar maddi hata, bu kadar yanlış, bu kadar özensizlik, bu kadar dikkatsizlik… Bu kadar aceleye getirmenin anlamı ne?

Allianoi’ya bakın. Mutlu musunuz Allianoi’nın sular altında kalmasından? Karadeniz’in derelerine bakın, yapılan HES’lere bakın. Oralarda her gün mahkemeler karar veriyor, çevre örgütleri Karadeniz’de ayakta. Onu bırakın, Hasankeyf’i sular altında bırakacaksınız. Hasankeyf’le ilgili bütün Türkiye, bütün dünya ayakta. Munzur Vadisi’ne HES’leri kurmaya çalışıyorsunuz. Munzur Vadisi’yle ilgili her gün Dersimliler yürüyor, bütün Dersim ayakta. Yani sizler ne yapmak istiyorsunuz gerçekten?

Hem bu maddeye son dakika önergeleri yetiştiriyorsunuz hem yanlışı düzelteceksiniz hem de bu şirketlere kıyak çekeceksiniz, onlara gayet güzel ödeme kolaylıkları getireceksiniz. Allah’tan korkun! Yani gerçekten bunun bir ölçüsü, bir izanı olması lazım.

DSİ’ye su kullanım bedeli veriliyor. DSİ hangi suların tapusunu üzerinde taşıyor, söyler misiniz? Malatya’nın, Adıyaman’ın, Şanlıurfa’nın, Diyarbakır’ın, Elâzığ’ın, Tunceli’nin toprakları üzerinde kurduğunuz barajlar, Keban, Atatürk Barajı ve diğer barajlar söz konusu olduğunda, bu topraklardan kaynağını alan bir baraj söz konusu olduğunda buradan kazanıyorsanız en az yüzde 15’ini o bölgeye vermeniz bütün dünyada adalet gereği uygulanır ama o bölgeye yüzde 15 verilmiyor, bir kuruş verilmiyor; yüzde 48 elektriği alınıyor, götürülüyor, başka yerde kullanılıyor. Bu adaletsizlik ayrı bir konu.

Rüzgârın sesini kesiyorsunuz. Güneşin ışınları eskisi gibi parlatmıyor. Buğularını, sularını, karlarını değiştirdiniz, iklimini değiştirdiniz ve bu ülkenin tabiatını, doğasını, çehresini değiştiriyorsunuz. Böylesi bir olayda çevreye sormuyorsunuz, yaşayan insana sormuyorsunuz, bir referandum yapmıyorsunuz, bir ÇED raporu yapmıyorsunuz, almıyorsunuz, sonra da buraya yalan yanlış kanun tekliflerini koyup, madde başlıklarını unutup, ondan sonra da burada uyarmasa muhalefet… Niye uyardınız kardeşim? Uyarmayın da kaldırsınlar ellerini, maddesi olmayan yasa nasıl geçmiş Türkiye de görsün.

Yapmayın arkadaşlar, suyun kullanım bedeli DSİ’nin olmaz, o su nereden çıkıyorsa -kaynak- oranın halkının, orada yaşayan insanların, oradaki şehrin hakkı olabilir. Burada birileri yiyor, birileri kazanıyor. Bir atasözümüz var, ne diyor? “Biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar.” der. Evet, birileri bu enerji olayında fazla yemeye başladı, çok fazla kâr hırsıyla doğayı tahrip etmeye başladı ve doğayı tahrip ederken o bölgeyi ihmal etmeye başladı. O bölgedeki bütün kaynakları kuruturken, bütün halkın yararlanacağı yöntemler yerine 1-2 kişinin, bir şirketin, 5 kişilik ortaklıkların orayı sömürmesine izin veriliyor. Çevre kirletiliyor, hava kirletiliyor, doğa tahrip ediliyor, ekolojik denge bozuluyor, su kaynakları kurutuluyor.

Hiçbir yere bakmayın, Meke Gölü niye kuruyor, bir sorun kendi kendinize. En güzel doğal varlıkları Konya’nın, Karaman’ın, diğer yerlerin. Tek tek bir inceleyin bakın, su dengesi niye değişiyor bu ülkede. Ya, Karadeniz’in türkülerini de mi kurutacaksınız, Şevval Sam’ın türkülerini de mi ve Koyuncu’nun türkülerindeki dereleri de mi çıkaracaksınız? Arkadaşlar, yapmayın. Bu konuda biraz vicdan, biraz izan diyoruz. Bu yanlış maddenin çıkarılmasını istedik. Takdir sizindir.

Teşekkürler. (BDP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

71 konuşma daha · 7 Şubat 2011

71 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook