Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)
Şırnak Milletvekili ·
Genel Kurul, 65. Birleşim · 5. yasama yılı · 12 Şubat 2011 · 468 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hasip Kaplan, 12 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)); konuşma 468 kelime.
Hasip Kaplan (Şırnak). “Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)”. TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim tutanağı, 12 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2011-02-12-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen-3 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
HASİP KAPLAN (Şırnak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şekerin ham maddesi olan pancar ürününe konulan kotalarla pancar üreticimizin ekonomik hayatı, üretimi felç edilirken bir yandan, diğer yandan şeker fabrikalarının özelleştirilerek satılması, gündemine alınması Hükûmetin, en son beş tanesinin, Karadeniz, Erzurum, Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki şeker fabrikalarının daha öncekiler gibi özelleştirilerek satılması söz konusu.
Bir diğer yandan bakıyoruz ki şekerin ham maddesi şeker kamışı, şeker pancarı, işte Türkiye’deki daha çok şeker pancarı… Tabii, şeker kamışı daha çok Latin Amerika ülkelerinden veya Afrika ülkelerinden temin ediliyor -belki ürün üretim bazında daha ucuz diye ithalat yanı destekleniyor- yani kendi iç üreticini, kendi imkânlarını kısıp dışarıdan getiriliyor.
Salt bu değil, son zamanlarda Türkiye gıda sektöründe, çocuklarımızın, bebeklerimizin elindeki şekerde tehlike var, insanlarımızın hayatı, sağlığı olduğu gibi tehlikede; bir yandan sakarin kullanılıyor, bir yandan katkı maddeleri kullanılıyor, bir yandan tatlandırıcı kullanılıyor. Hâl böyleyken, şimdi, bu torba kanuna koymuşsunuz bir madde, şirketler… Hani satıyorsunuz, özelleştiriyorsunuz, e, şirketlere yol vermek için biraz kotayı artıralım diyorsunuz. 74 milyon insanla bu kadar açık dalga geçilmez arkadaşlar.
Bakın, piyasada bir “kaçak çay” esprisi var. Bu kaçak çay Seylan’dan gelirdi. Hâlâ, gidersiniz Diyarbakır’a, kahvelerde “kaçak çay” diye gelir önünüze. Ama bir de “kaçak şeker” modasını da İktidarınız sayesinde 74 milyon insan öğrendi. Bu yediğimiz şekerin, hakikaten, çay bardağına attığınız şekerin nereden geldiğini hiç düşündünüz mü? Piyasada Şeker Bayramı dâhil bayramlarda satılan şeker ürünlerinin nasıl hazırlandığının farkında mısınız?
Bakın, bu konuda iki tane kanun teklifiniz var, Mecliste bekliyor. Ya şeker politikanızı doğru dürüst belirlersiniz, bu ülkenin sağlığını düşünürsünüz, bu ülkenin pancar üreticisini düşünürsünüz…
Bir de şunu düşünün Allah aşkına: Hayatta, siz Doğu’da, Güneydoğu’da bir fabrika kurmadınız. Hep kurulan fabrikaları satıyorsunuz, hep kurulan fabrikaları sattınız. Bu yap-işlet-devret değil aslında; bu, yapılanı sat-işlet, şirketlere ver, başkalarına ver modeli.
İşte, bu tür hayati konularda esaslı bir şeker politikasını oluşturmadıktan sonra torba kanuna getirmişsiniz, ee üç beş şirketiniz darda veya Adapazarı Şeker Fabrikası sıkıntıda veya bir iki, örneğin gıda şekeri ve (C) şekeri kota kapsamları farklı. Şimdi, bunlar konusunda bir de yeni fabrika kurulması olayı var. Zaten devlet kurmuş bugüne kadar bütün fabrikaları. Sattığınız şirketler de kâr eden fabrikaları işleyecekler.
Arkadaşlar bu ülkede tarım bunun için çöker, bu ülkede çiftçi bunun için perişan olur, bu ülkede pancar üreticisi bunun için mazotunu karşılayamaz çünkü bu ülkenin pancar üreticisini, çiftçisini, Muş Ovası’nı veya Trakya’daki veya Ege’deki şekerpancarı üreticisini değerlendirip üretimini daha fazla şeker anlamında üretim ve ihracat konusunda değerlendirme konusunda maalesef birkaç şirketin çıkarlarına, faydalarına uygun kâr akıtma modeli ve ithalat üzerinden akıtma modeli, bu model de Türkiye’de sağlığı vuruyor; sağlığı, bebeklerimizi vuruyor. Gerçekten bu gıda sektöründeki şekerlemelerin hepsinin denetimi yapılmıyor, hepsinin hammaddesi dışarıdan getiriliyor, hepsinin hammaddesinde de sağlığa zararlı tespitler yapıldı, televizyonlarımız bu konuyu ele aldı. Biz bu nedenle böyle palyatif, böyle yüzeysel, böyle olsun da torbada olsun, torbada gözüksün türü tekliflere karşıyız, çıkarılmasını istiyoruz, oylarınıza sunuyoruz.
Sayın Başkan, oylamadan önce de karar yeter sayısı istiyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
97 konuşma daha · 12 Şubat 2011