Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)
Şırnak Milletvekili ·
Genel Kurul, 65. Birleşim · 5. yasama yılı · 12 Şubat 2011 · 325 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hasip Kaplan, 12 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)); konuşma 325 kelime.
Hasip Kaplan (Şırnak). “Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)”. TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim tutanağı, 12 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-23-2011-02-12-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen-8 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
HASİP KAPLAN (Şırnak)Arkadaşlar, bu torba kanunla ilgili son olarak birkaç kelime söylemek istiyorum; sonucuna doğru gidiyoruz. Bizim, aslında bir dönem yasama faaliyetinin de son, en büyük torba yasasıydı. Sanıyorum kamu denetçiliği var, insan hakları üst kurulu var, bunlar daha da çok ortaklaşmayı gerektiren yasalar. Ondan sonrası zaten normal olarak da seçim dönemine girilecek ve geleceğiz. Ama şunu gördüm: Diyalog kopukluğu olduğu zaman -Mecliste sadece çoğunluk kararıyla, oylarla yasa çıkmıyor- çok kalitesiz yasa çıkıyor. Ortaklaşma olmadığı zaman hatalar düzeltilemiyor. Ortaklaşma olmadığı zaman yeni yasaları daha kaliteli çıkarma imkânı da olmuyor. En basit örneği, Türk Ticaret Kanunu, Borçlar Kanunu ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’dur. Bunları birlikte uzmanlarla komisyonlarda çalıştık ve saniyeler hesabıyla, üç yılda çıkmayacak olan bu temel yasalar çıktı.
Şimdi, bu torba kanunda demin bir madde vardı, bundan önceki, Borçlar Kanunu’nda değişiklik öngörüyordu. Oysaki Borçlar Kanunu’nu daha değiştireli de on beş gün olmamıştı. Yani böyle hataların içinde siyaseten insanı pişman bırakacak veya vicdanen, yarın etrafınızda “Ben de bundan mağdur oldum, yararlanamadım.” diyen insanların çoğaldığını gördüğünüz zaman bir siyasetçi için en büyük azaphane odur. Sadece partisine, grubuna karşı değil, insani, vicdani sorumluluğu da bunu gerektiriyor.
Burada sanıyorum, yeterince alt komisyonda, üst komisyonda uyarılarımızı yaptık, birçok hatanın düzelmesinde katkılarımız oldu arkadaşlarla beraber. Genel Kurulda da bunun açıklamalarını yaptım. Bazen tartışmalar sertleşti de. Çünkü insan bazı konularda inandıkları için gerçekten hararetli bir mücadele verir veya vicdanen doğru olduğuna inandığı için.
Bu konuda, yine Genel Kurulun önünde, yapması gereken bazı sorumluluklar olduğunun bilinciyle hareket ederek söylüyorum, bir dönem sonra da belki burada oturan arkadaşların büyük çoğunluğu bir arada olacak: Eğer bu momenti, bu diyalogu, bu ahengi yakalarsak, Mecliste güçlü bir yasama rolünü üstlenebileceğimize inanıyoruz. Bu kaygılarla verilen önergelerimizin de uyarıcı olduğunu bazılarında gördük. Verdiğimiz önergelerin benzerlerini iktidar partisinin bu torba kanunda getirdiğini gördük, benzer önergeler verdiğimizi de gördük. Demek ki ortaklaşılabilecek konular da var ve bizim Mecliste demokrasinin muhalefetin de katılımıyla ortaklaştığı bir ortak kararlar sürecinin kendisi olduğunu artık kavramamız gerektiğini söylüyorum.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (BDP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
97 konuşma daha · 12 Şubat 2011