Türkiye Cumhuriyeti ile Sırbistan Cumhuriyeti Arasında Serbest Ticaret Anlaşması'na Ait Protokol I'in Yerini Alan 30 Ocak 2018 Tarihli "Protokol I", Anlaşmanın "Menşeli Ürünler" Kavramının Tanımı ve İdari İşbirliği Yöntemlerine İlişkin Protokol II'sini Değiştiren 17 Ocak 2017 Tarihli ve 1/2017 Sayılı Ortak Komite Kararı ve Anlaşmaya Eklenen Hizmet Ticareti Hakkında 30 Ocak 2018 Tarihli "Protokol III"ün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna ve Anlaşmanın Protokoller ve Eklerine İlişkin Değişikliklerin Cumhurbaşkanınca Doğrudan Onaylanmasına Dair Yetki Verilmesine Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
İstanbul Milletvekili · İYİ Parti
Genel Kurul, 42. Birleşim · 2. yasama yılı · 8 Ocak 2019 · 786 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hayrettin Nuhoğlu (İYİ Parti), 8 Ocak 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Türkiye Cumhuriyeti ile Sırbistan Cumhuriyeti Arasında Serbest Ticaret Anlaşması'na Ait Protokol I'in Yerini Alan 30 Ocak 2018 Tarihli "Protokol I", Anlaşmanın "Menşeli Ürünler" Kavramının Tanımı ve İdari İşbirliği Yöntemlerine İlişkin Protokol II'sini Değiştiren 17 Ocak 2017 Tarihli ve 1/2017 Sayılı Ortak Komite Kararı ve Anlaşmaya Eklenen Hizmet Ticareti Hakkında 30 Ocak 2018 Tarihli "Protokol III"ün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna ve Anlaşmanın Protokoller ve Eklerine İlişkin Değişikliklerin Cumhurbaşkanınca Doğrudan Onaylanmasına Dair Yetki Verilmesine Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 786 kelime.
Hayrettin Nuhoğlu (İYİ Parti, İstanbul). “Türkiye Cumhuriyeti ile Sırbistan Cumhuriyeti Arasında Serbest Ticaret Anlaşması'na Ait Protokol I'in Yerini Alan 30 Ocak 2018 Tarihli "Protokol I", Anlaşmanın "Menşeli Ürünler" Kavramının Tanımı ve İdari İşbirliği Yöntemlerine İlişkin Protokol II'sini Değiştiren 17 Ocak 2017 Tarihli ve 1/2017 Sayılı Ortak Komite Kararı ve Anlaşmaya Eklenen Hizmet Ticareti Hakkında 30 Ocak 2018 Tarihli "Protokol III"ün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna ve Anlaşmanın Protokoller ve Eklerine İlişkin Değişikliklerin Cumhurbaşkanınca Doğrudan Onaylanmasına Dair Yetki Verilmesine Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim tutanağı, 8 Ocak 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hayrettin-nuhoglu-27-2019-01-08-turkiye-cumhuriyeti-ile-sirbistan-cumhuriyeti-arasinda-serbest-ticaret (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=75698
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İYİ PARTİ GRUBU ADINA HAYRETTİN NUHOĞLU (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlarken hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sırbistan’la ilgili bir anlaşma söz konusu ama Adalet ve Kalkınma Partisinin Grup Başkan Vekili biraz önce dedi ki: “Usul gereği Meclise geldi.” Onun için hiçbir şey ifade etmiyor. E, bence de etmiyor. Gerçi çok değerli konuşmacılar, Sırbistan’la yapılan bu anlaşmanın nasıl bir kötü anlaşma olduğunu, Türkiye'nin ürettiği hemen hemen ne varsa onları Sırbistan’dan almak için, birilerine peşkeş çekmek için, yeni bir kazanç kapısı yaratmak için yapılan bir anlaşma diye tarif ettiler.
4’üncü madde yürürlük, ben zaten bir şey demeyeceğim bu konuda ama diyeceğim birtakım şeyler var. Değerli arkadaşlar, diyeceğim şeylerin en önemlisi, son günlerin en önemli konusunun Anayasa tartışması olduğudur. Türk Dil Kurumunu açtım “Anayasa”yla ilgili şöyle yazıyor: “Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa.” Şimdi, bu temel yasaya uymak Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan her yurttaşın bir görevidir.
Bir de Anayasa’nın 94’üncü maddesinin altıncı fıkrası var, diyor ki: “Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, Başkanvekilleri, üyesi bulundukları siyasî partinin veya parti grubunun Meclis içinde veya dışındaki faaliyetlerine; görevlerinin gereği olan haller dışında, Meclis tartışmalarına katılamazlar.” Meclisimizin Sayın Başkanı Binali Bey, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına devam ediyor, diğer taraftan da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olduğu Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı tarafından açıklandı. Anayasa’da bu madde dururken Sayın Binali Bey, partisinin hiçbir faaliyetine katılmamalıdır. “Efendim, listeler Yüksek Seçim Kuruluna verilene kadar resmî aday değildir, verildiği gün belki de istifa edecektir.” Öyleyse bile o güne kadar Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı sıfatıyla gerçekten hiçbir parti faaliyetine katılmamalıdır, devletin hiçbir imkânını da kullanmamalıdır. Diyorsanız ki: Parti faaliyetlerine şimdi de listeler kesinleşince de katılacaktır. O zaman biz de yapılan bu yanlışlığı her fırsatta dile getireceğiz çünkü bu yanlışlık Anayasa’yı bilerek çiğnemektir, yok saymaktır. Bu, aynı zamanda “Yargının, hukukun, demokrasi kurumlarının hiçbir önemi yoktur. Adalet ve Kalkınma Partisinin Genel Başkanı ne derse esas olan odur, onun dediğini yaparız.” anlamı taşır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anayasa gibi en temel yasaya uyulmazsa devlet, hukuk devleti olmaktan çıkar ve çözülmeye başlar. Herkesi Anayasa’ya uygun davranmaya, ettiğimiz yemine sadık kalmaya tekrar davet ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti devleti, İstiklal Savaşı’nı başlatan, yürüten ve Türkiye Büyük Millet Meclisini kuran müdafaai hukuk cemiyetlerinin temelleri üzerine kurulmuştur. Adını tekrarlıyorum: “Müdafaai hukuk cemiyetleri.” Türk milletinin hukukunu korumak için ülkemizi işgal eden düşman kuvvetlerine karşı başarılan İstiklal Savaşı’nın ruhu ve inancı buydu çünkü hukuk, devlet demektir, devlet de anayasasız olmaz. Bilesiniz ki sizde olmasa bile, bu inanç hâlâ yaşamaktadır.
Meclis Başkanı Sayın Yıldırım, dün “Hukukun olduğu yerde etik konuşulmaz.” dedi. Hukuk var da biz mi görmüyoruz, nasıl göremiyoruz? Hukuk ile etik aynı şey midir? Gerçekten bize de anlatın, biz de öğrenelim ama bu durum böyle devam edemez. Adalet ve Kalkınma Partisinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olabilecek vasıflarda başka bir aday bulunamadığını anlayışla karşılamak mümkündür, yoktur böyle bir adayınız belki. Ama son on altı yıldır, sürekli bakanlık ve başbakanlık yapan, Türkiye Cumhuriyeti devletinin son Başbakanı, şimdiki Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanının tenzilirütbe ederek belediye başkan adaylığını kabul etmesini “Bize ne?” diyerek anlayışla karşılamak da mümkündür. Fakat bazı şüphelerimiz ve endişelerimiz vardır. Sayın Başkanın tenzilirütbeyle aday olması onu şahsen ilgilendirir ama işgal etmiş olduğu makamların itibarını düşürmeye yönelik bir düşünce ve planın uygulanması bütün Türk milletini ilgilendirir. Şayet varsa, bilinsin ki böyle bir düşüncenin hiç kimseye asla faydası olmayacaktır. Anayasa’yı kasten ihlal etme, yok sayma yönünde bilerek veya bilmeyerek bu uygulamalara destek veren herkesi tekrar uyarmak istiyorum: Bundan vazgeçin.
Değerli arkadaşlar, soğanı unutmadım. Her konuşmada soğanı getireceğim buraya. Değineceğim ikinci önemli konu da budur. İstanbul’daki marketlerde her hafta sonu fiyatları kontrol ediyorum, kilosu 6 lirayı geçmişti. Enflasyonu düşük göstermek için her yolu deneseler de halkın geçim sıkıntısı artarak devam etmektedir. Soğan bir semboldür. Biz de soğanın fiyatı normale inene kadar soğanı hatırlatmaya devam edeceğiz. Poşetle ilgilenmek yerine, poşete konulacak soğan, patates gibi temel ürünlerle ilgilenilmesi daha doğru olacaktır.
Değineceğim üçüncü konu ise hayır işi gibi gözükse de Cumhurbaşkanlığının savurganlıklarıyla ilgilidir. Geçen hafta yapılan 49’uncu Muhtarlar Toplantısı’nda Cumhurbaşkanı “Umreye bin muhtar göndereceğiz.” dedi.
Değerli arkadaşlar, bir araştırma yaptım. En kısa umre turu yedi gün sürmektedir. 2 kişilik odalarda kişi başı fiyatı 6.975 riyal yani 1.883 dolardır. Bin kişininki 1 milyon 883 bin dolar yani 9 milyon 979 bin 900 Türk lirasıdır, doları 5,3 olarak aldım. Bu parayla 411 kişinin asgari ücretle, bu yeni ücretle, bir yıllık maaş tutarı karşılanabilirdi. Bu parayla 110 kişiye konut yapılabilirdi. Şehit babasının evini hatırlarsınız değil mi? İşte, onun gibi ailelere 90 metrekarelik sosyal konut yapılabilirdi bu parayla ve bu parayla 554 üniversite öğrencisine aylık 500 liradan dört yıl boyunca karşılıksız burs vermek mümkündü. Bu paralar kimin bütçesinden çıkmaktadır? Helal midir zannediyorsunuz?
RECEP ÖZEL (Isparta)O hesaplar yanlış.
HAYRETTİN NUHOĞLU (Devamla)Ne diyorsunuz? Gelin, hesaplayalım beraber, yanlışlık varsa beraber hesaplarız.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
83 konuşma daha · 8 Ocak 2019