İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 92. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 655 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Hayrettin Nuhoğlu

İstanbul Milletvekili · İYİ Parti

Genel Kurul, 92. Birleşim · 5. yasama yılı · 18 Mayıs 2022 · 454 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hayrettin Nuhoğlu (İYİ Parti), 18 Mayıs 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 655 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 454 kelime.

Hayrettin Nuhoğlu (İYİ Parti, İstanbul). “Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 655 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim tutanağı, 18 Mayıs 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hayrettin-nuhoglu-27-2022-05-18-bankacilik-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-ve-655-sayili-kanun-hukmunde-kar (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=107340

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HAYRETTİN NUHOĞLU (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan torba kanun teklifi üzerine aleyhte söz aldım. Selamlarımı sunarım.

Her defasında karşı çıksak da iktidarın yasama kalitesine ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin itibarına zarar veren torba kanun yöntemi devam etmektedir. Birbiriyle ilgisiz, farklı kanunlarda değişiklik öngören bu yöntem, milletimizin tepki göstereceği maddeleri teklifteki diğer ihtiyaç duyulan maddelerin arasına gizleme yöntemi olarak kullanıldığı ve bu şekilde, sakıncalı hususların ambalajlı olarak sunulması anlamı taşımaktadır. Bu sebeple, tekliflerin çoğuna şüpheyle bakılmaktadır; aynı zamanda, teklifler kanunlaşsa bile kısa zaman sonra yeniden düzenlemeye ihtiyaç duyulduğu görülmektedir. Asıl maksat, ülke gündeminden kopuk bu düzenlemelerle gerçek sorunların ve buhrana dönüşen ekonomik krizin gizlenmek istenmesidir.

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunda yapılmak istenilen değişikliklerle yetkiler artırılıyor; personel sayısı, Kurul üyeliği sayıları, şirketlere atanan kayyum sayıları da artırılıyor. Acaba yandaşlara yer mi açılmak isteniyor? Ayrıca, buradan sağlanacağı hesap edilen kaynağın millete bir faydası olacak mı? At yarışları ve şans oyunları ile Türkiye Varlık Fonu arasındaki bağlantılardan kimler faydalanacaktır? Devlet hazinesine paralel bir nitelik kazandırılan Türkiye Varlık Fonu “Nasıl olsa denetlenemiyor.” diyerek her türlü şaibeli iş oradan mı gerçekleştirilmek isteniyor? Ulaştırma ve altyapı alanına ilişkin kararnamede Anayasa’ya aykırılığı gidermek için yapılmak istenen değişiklikle Cumhurbaşkanına yetki verilmesi, 2019’da yapılan Mahallî İdareler Seçimlerinde, başta İstanbul ve Ankara olmak üzere, kaybedilen büyükşehir belediyelerinden intikam alma duygusu olduğunu düşündürmektedir. Aradan üç yıl geçmesine rağmen, bu hırsı son derece tehlikeli bulduğumu ifade etmek isterim. Bir mühendis olarak da metro hatlarının bu şekilde belediye yönetimi ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı arasında bölüştürülerek işletilmesine Cumhurbaşkanı tarafından karar verilecek olmasını son derece yadırgamakta ve partili Cumhurbaşkanlığı sisteminin bir ayıbı olarak görmekteyim. Zira, böyle bir uygulamada hiçbir kamu yararı olamayacağı gibi, iki farklı sistem işletmeciliği başlatacağı için ulaşımda ikili yapı oluşturmaktan; en basitinden, hatlardaki tarife ve bilet entegrasyonunun bile sağlanmasını zorlaştırmaktan başka bir işe yaramayacağını söylemek isterim.

Değerli milletvekilleri, torba kanunun adına bakılacak olursa ekonomik konuları kapsadığı anlaşılabilir ama gerçek hiç de öyle değildir, güncel hiçbir soruna çözüm yoktur. Sürekli yükselmekte olan enflasyon oranı, baskılamaya rağmen artan döviz kurları, kur garantili mevduat uygulamasından kaynaklanan haksız faiz giderleri, kur garantili tahvil satışı hazırlıkları, yüksek enflasyon karşısında ezilen çiftçi, küçük esnaf, memur, emekli, EYT’li, asgari ücretli ve bütün sabit ve dar gelirliler, artan işsizlik, gelir dağılımındaki artan adaletsizlikler, tarım ve hayvancılıkta girilen darboğaz, enerji fiyatlarından aşırı etkilenen sanayicilerin sorunları ve çözüm bekleyen daha birçok sorun; hiçbirine çare yoktur.

Değerli milletvekilleri, diğer taraftan, yaşanan onca olumsuz gelişmeler arasında hem de 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Günü’nde İstanbul’da Atatürk Havalimanı’nı yıkma faaliyetinin izah edilecek, makul görülebilecek ve kabul edilebilecek tarafı yoktur. Sözde, millet bahçesi yapılacakmış. Daha önceki birçok örnekte olduğu gibi, kupon arazi görülen alanda iyi niyet olmadığı çok açıktır. Hiç kimsenin şüphesi olmasın, Türk milleti yapılmak istenen hilelerin, soygun ve talanların hesabını elbette soracaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

87 konuşma daha · 18 Mayıs 2022

87 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook