İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 98. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle

Heval Bozdağ

Ağrı Milletvekili · DEM Parti

Genel Kurul, 98. Birleşim · 3. yasama yılı · 18 Haziran 2025 · 529 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Heval Bozdağ (DEM Parti), 18 Haziran 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 529 kelime.

Heval Bozdağ (DEM Parti, Ağrı). “DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim tutanağı, 18 Haziran 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/heval-bozdag-2025-06-18-dem-parti-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=135828

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

DEM PARTİ GRUBU ADINA HEVAL BOZDAĞ (Ağrı)Teşekkürler Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, asgari ücret bir ülkedeki en düşük yasal ücret düzeyini gösteriyor ve özellikle düşük gelirli çalışanların geçimlerini sürdürebilmeleri açısından hayati bir öneme sahip. Türkiye gibi yüksek enflasyon ülkesinde ise asgari ücret sınırlı bir kesimin aldığı ücret değil artık, ortalama ücret durumuna gelmiş durumda. Ülkenin çalışanlarının yarısından fazlası bu ücretle geçinmeye çalışıyor, daha doğrusu geçinemiyor. Alım gücü çok hızlı bir şekilde düşüyor, bu ülkenin en az yarısı en temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor, alamıyor, tüketemiyor, çocuklarını besleyemiyor, okula gönderemiyor. OECD verilerine göre, 5 çocuktan 1'i okula aç gidiyor. Olması gereken, yılda bir kez belirlenen asgari ücretin yıl içinde yeniden değerlendirilmesi, gerekli ara zammın yapılması. Ekonomik ve sosyal açıdan bir zorunluluk hâline gelmiş durumda bu artık ama iktidarınız buna kör ve sağır. Enflasyon sınıfsal bir meseledir. Geniş halk kesimlerinin; ortalama ücretle, emeğiyle bütün gün çalışan ve geçinmeye çalışan milyonların talebidir ara zam. Yoksulun enflasyonu ile zenginin enflasyonu da bir değil artık, farklı sosyal sınıf ve kesimlerin enflasyonları da farklı.

TÜRK-İŞ verilerine göre, mayıs ayı 4 kişilik ailenin aylık gıda harcaması tutarı yani açlık sınırı 25 bin lira, yoksulluk sınırı ise 81 bin lira. Bu ülkede en düşük emekli maaşı 14.469 lira, asgari ücret 22.104 lira yani 4 kişilik bir aile bu parayla, bu asgari ücretle gıda ihtiyacını bile karşılayamaz duruma gelmiş. Dünyada yıllık gıda enflasyonu yüzde 6, Türkiye'nin gerilediği söylendiği hâlde gıda enflasyonu yüzde 32,4; böyle bir gıda enflasyonu gerçekliğimiz var. İktidar "Ara zam yok." diyor. Ne demek "Ara zam yok." Bu ülkenin işçisi, emekçisi dilenci değil, sizden hakları olanı istiyorlar. Bu ekonomik krizin, enflasyonun sebebi; işçiler, emekçiler değiller.

Sizin antidemokratik tutumlarınızla bir gecede ülkeyi milyarlarca dolar zarara uğrattığınızın üzerinden daha birkaç hafta geçti. Bu durumu tüm halkımız görüyor ve bu faturanın kesilmesi gereken adres de bizzat sizsiniz, asgari ücretli değil. Daha üzerinden bir ay geçmeden, yılın ilk ayında asgari ücret açlık sınırının altında kalmış; TÜİK'te bile 2024 sonu enflasyonu yüzde 44 iken siz asgari ücrete yüzde 30 zam yaptınız. Bakınız, bugün 22.104 lira asgari ücretle alabildiklerinizi sene başında 18 bin lirayla alabiliyordunuz. 4 bin lira civarında bir kayıp demek bu. Bakın, bu, şaibeli TÜİK'in beş aylık resmî enflasyon oranıyla böyleyken gerçek ise çarşıda, pazarda ve alım gücü çok daha azalmış durumda. ENAG'a göre enflasyonun yüzde 70'lerde olduğunu hesaba katarsak eğer, alım gücündeki gerilemeyi varın, siz hesap edin. DİSK-AR'ın, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezinin haziran ayı Ücret Kayıpları İzleme Raporu'na göre ise enflasyonun bu ülkenin emekçilerine beş aylık faturası 198,2 milyar lira. Hesaplanan miktarın "olası en düşük kayıp" anlamına geldiği de not düşülmüş yani bu, iyi ihtimalli bir rakam.

Enflasyon ve adaletsiz vergi kesinti yükü emek gelirlerinde büyük kayıplara yol açıyor. Ücretlerin sabit olması bu ülkenin milyonlarca vatandaşını enflasyonun altında eziyor, emek gelirleri eriyor, gelir bölüşümü daha da adaletsiz hâle geliyor, yoksulluk artıyor ve derinleşiyor. Bu ülke yurttaşlarının büyük çoğunluğu yoksul artık. Mahatma Gandhi "Yoksulluk şiddetin en kötü formudur." der. Bu halk bu zulmü hak etmiyor. Bu koşullar altında zaten son derece düşük olan bu asgari ücretle yıl sonuna kadar bu ülkenin milyonlarca vatandaşının hayatına devam edebilmesi, insan onuruna yaraşır bir yaşam sürebilmesi mümkün değildir. Asgari Ücret Tespit Komisyonu acilen toplanmalıdır ve asgari ücret güncellenmelidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

116 konuşma daha · 18 Haziran 2025

Günün kaydı →
116 konuşmanın tamamı →