Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Diyarbakır Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 105. Birleşim · 3. yasama yılı · 30 Haziran 2020 · 540 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hişyar Özsoy (Halkların Demokratik Partisi), 30 Haziran 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 540 kelime.
Hişyar Özsoy (Halkların Demokratik Partisi, Diyarbakır). “Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 30 Haziran 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hisyar-ozsoy-27-2020-06-30-hukuk-muhakemeleri-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hak (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=89317
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HİŞYAR ÖZSOY (Diyarbakır)Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle, bizim bugünkü önergemiz görüşülürken İnsan Hakları Komisyonu Başkanı... Şu an kendisi sanırım burada değil. Ben gerçekten büyük bir dehşetle dinledim kendisini. Şu açıdan söylüyorum: Bakın, dün 58 milletvekili bir başvuru yapıyor, diyorlar ki: “Ciddi bir işkence davası var, bir durumu var.” Fotoğraflar var, konuşuyoruz, gösterildi. Şu, işkence gören bir eski belediye başkanı, bir siyasetçi, bir kadın. 100 polis evi basmış, durum bu. Şimdi, normalde şunu beklersiniz İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı olması hasebiyle, der ki: “Tamam, biz aldık, inceliyoruz, Valiyle konuşacağız, savcılıkla konuşacağız.” Bunların hiçbirisini yapmıyor, yani minimum nezaketten bile yoksun, gelip burada, dönüp bize “Siz zaten teröristsiniz.” demek istiyor. Bu “terörle mücadele” lafı arkasında dünya kadar çirkinliği kapatmaya çalıştılar, hâlen aynı yöntemde ısrar ediyorlar. Bakın, burada ciddi bir iddia söz konusu. İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanının yapması gereken, ya yereli arayacak ya oraya bir heyet gönderecek. Ya, sizin hiç mi bu Meclise saygınız yok? 58 milletvekili başvuru yapmış. Yani hadi tamam, en azından... Minimum nezaketten yoksunsunuz. Kendisi intihar etmiştir, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı olarak o Komisyona ihanet etmiştir. Biz bundan sonra kesinlikle o Komisyonu da, o Komisyonun Başkanını da tanımıyoruz. Çıkıp şu Meclisin karşısında aleni bir şekilde işkenceyi savunacak ve minimum nezaketten yoksun olacak; kendisine “El Fatiha” diyoruz; bu bir.
Arkadaşlar, arkadaşlarımız bakın konuşuyorlar şu mesele hakkında. Nereden bakarsanız bakın, dehşet verici bir durum fakat bu yakın zamanda olan şeylerden beni daha fazla dehşete sürükleyen bu aleni işkence davası değil, ya bu, köpeklerle… Ya, köpeklerle eve girilir mi? Fakat biz alıştık, buna alıştık. Diyarbakır’da daha önce de oldu, geçen ay da oldu, köpeklerle, 3 çocuğu olan eve girdiler, raporlar alındı, başvurular yapıldı ama bir türlü sonuç alınamıyor. AK PARTİ 1980 darbesini eleştirerek iktidara geldi. 1980 darbesini Diyarbakırlılar Esad Oktay’ın köpeği Co’dan bilirler. Belli ki kırk yıl sonra geldiğimiz noktada köpekler yine işkence aracı olarak kullanılıyor fakat bu yeterince dehşet verici değil. Aranızda Kayseri Milletvekili olanlar var mı, Sayın Bakanımız bir ara buradaydı, orayla ilgili bir şey söyleyeceğim çünkü.
Kıymetli arkadaşlar, beni daha fazla dehşete düşüren, şu fotoğraflar. Bir hikâyesi var, kısaca anlatacağım. Fotoğrafta gördüğünüz kişi… Şöyle yakın tutayım da kadrajdan çıkarmasınlar, bazen kameralarla da oynuyorlar, iyi gözüksün. Şurada, Selçuk Başkanımız var. Selçuk Mızraklı Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanıyken yerine kayyum atandı, şu an Kayseri Cezaevinde. Bir dönem, burada on ay milletvekilliği yapmıştı. Kendisi Diyarbakır’ın çok yakından tanıdığı bir cerrah; bütün bölgenin tanıdığı, yüzlerce insanı ameliyat etmiş, şifaya vesile olmuş bir insan. Şöyle yaptılar, böyle yaptılar, bir şekilde Selçuk Başkanı cezaevine gönderdiler. Selçuk Başkanın kendi resimleri; bakın, burada, birisi Amedspor, gençlerle çekilmiş fotoğraf; bir tanesi uçurtma şenliğinden; bir tanesi Evin diye bir kız çocuğuyla burada konuşuyor; burada da bir çocuğun elini öpüyor.
Şimdi, iyi dinleyin lütfen, özellikle Grup Başkan Vekilleri, bu 4 resmi yirmibeşer adet çoğaltmışlar ve cezaevine göndermişler. Selçuk Başkana sadece her birinden birer tane verilmiş, 96 tanesi iade edilmiş. Gerekçe ne? Şu maddeye dayandırmışlar, şu maddeye, bakın, fotoğrafları gördünüz: “Kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri vesaire, vesaire, vesaire…” Hükümlüye verilemez.” diyor. Görüyorsunuz değil mi arkadaşlar? Şimdi, ben size basitçe şunu sormak istiyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
107 konuşma daha · 30 Haziran 2020