İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 94. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle

Hüda Kaya

İstanbul Milletvekili ·

Genel Kurul, 94. Birleşim · 3. yasama yılı · 2 Mayıs 2018 · 492 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hüda Kaya, 2 Mayıs 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle); konuşma 492 kelime.

Hüda Kaya (İstanbul). “Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim tutanağı, 2 Mayıs 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huda-kaya-26-2018-05-02-yuksekogretim-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-d (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=69483

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HÜDA KAYA (İstanbul)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; hepinize iyi geceler. Yükseköğretim Kanunu’yla ilgili bazı düzenlemeler hakkında ben de söz almış bulunuyorum.

Fakat değerli arkadaşlar, hemen, vaktim dar, son günlerde gündemimizi çokça meşgul eden, cezaevinde kadın ölümü, hasta mahkûm ölümü; efendim, Türkiye’de iktidarın zulüm politikalarından kaçmak zorunda kalan ve yollarda yaşamlarını kaybeden kadınlar, çocuklar… Her gün bir kadın dramıyla karşı karşıyayız.

Bu iktidar yıllarca başörtülü bacı istismarı yaptı. Geçtiğimiz yıllarda, hepinizin malumu olduğu üzere, Kabataş yalanı gibi tarihin en tescilli yalanları ifşa edildi; 15 Temmuzun, efendim, hikâyelerinden birisi daha ortaya çıktı; çarşaflı bacının, kamyonet süren bir bacının nasıl yalancı bir kahraman hâline getirildiği ortaya çıktı.

ORHAN DELİGÖZ (Erzurum)Bilmediğin konuyu konuşma, niye yalancı olsun, nereden çıkarıyorsun? Sosyal medyadaki iftiralara niye inanıyorsun?

HÜDA KAYA (Devamla)Değerli arkadaşlar, 28 Şubat döneminde, sizin de tanıdığınız Medine Bircan isimli yaşlı bir kadının başörtüsü yüzünden hastane kapısında öldüğünü hepimiz biliyoruz. O gün bir tane Medine Bircan vardı, bugüne geldiğimizde binlerce kadın Medine Bircan’dan daha ağır dramlarla, gerçeklerle, politikalarla, zulümlerle karşı karşıya. Şimdi AKP’nin zulüm politikalarından kaçmak zorunda kalan başörtülü bacılarımız çocuklarıyla denizlerde boğuluyorlar.

AYŞE SULA KÖSEOĞLU (Trabzon)Ne dediğinizin farkında değilsiniz gecenin bu saatinde.

HÜDA KAYA (Devamla)Şimdi başörtülü kadınlar nehirlerde boğuluyorlar, ailece yok oluyorlar ve hapislerde… İşte, Halime Gülsu. Arkadaşlar, iddiası, suçu, düşüncesi, inancı ne olursa olsun, insanın düşmanı olsa bir insana, bir kadına, bir anneye, bir çocuğa böylesine zulümler yapılamaz. Bunları, bakın, sıradan bir siyasetçi olarak, inanın arkadaşlar, muhalif bir siyasetçi olarak sadece iktidarı eleştirmek için söylemiyorum değerli arkadaşlar. Bunlara vicdanımız sızlıyor. Halkın içinde büyük bir yangın var, insanların ahı artık arşı kaplamış durumda. Bir zerre içindeki vicdanını kaybetmemiş insanlarımız, arkadaşlarımız bu sese kulak versinler, bu çığlıkları durdurmak için sizler de elinizi taşın altına koyasınız diye söylüyorum, sıradan bir eleştiri olsun diye söylemiyorum değerli arkadaşlar. Bakın, Halime Gülsu’nun otopsi raporları ortada arkadaşlar, bunlar resmî makamlardan çıkan şeyler. Hastaya zamanında müdahale edilmediği için -sizler de bunu biliyorsunuz- iki defa cezaevinde komaya girdiği hâlde, dili boğazına kaçtığı hâlde, konuşamadığı hâlde ve cezaevi yöneticilerine durumlar anlatıldığı hâlde… Ki cezaevine girenler cezaevi idaresinin içeride hastalanan insanlara davranışlarına, insanların orada nasıl ölümle karşı karşıya kaldığına ben de dâhil yaşayan herkes buna şahit olmuştur. Otopsi raporu burada, bakın. Bunları araştırabilirsiniz, merak edenlere bunları verebiliriz. Bunlar acılar arkadaşlar. Gencecik bir kadın cezaevinde, hasta, ilaçlarına mahkûm olduğu için, kişisel ihtiyaçlarını göremediği için öldü.

Bir de Sise ana var 78 yaşında, o da Tarsus Cezaevinde, kişisel bakımını göremiyor, yanındaki insanların yardımıyla ayakta duruyor, 80 yaşına gelmiş bir kadın şu anda. Bunun da mı tabutu çıksın cezaevinden arkadaşlar?

Yine, akil insanlardan Celalettin Can, parti meclisi üyesi bir arkadaşımız, 78’liler Girişiminin sözcülerinden, yirmi yıl bu sistemin cezaevlerinde 12 Eylül dönemlerinde hapiste kalmış bir insan, o dönemlerde sağlığını son derece kaybetmiş bir insan, 2010 yılında ağır kalp ameliyatı geçiren bir insan ve şu anda, devletin izniyle, tayiniyle akil insanlık görevini yapan -vakit kalmadı, maddeleri okumuyorum yasal gereklilikleri- devletin izniyle, onun açtığı yolla barış olsun, bu savaş bitsin diye.…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

105 konuşma daha · 2 Mayıs 2018

105 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook