Endüstri Bölgeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
İstanbul Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 9. Birleşim · 6. yasama yılı · 19 Ekim 2022 · 367 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hüda Kaya (Halkların Demokratik Partisi), 19 Ekim 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Endüstri Bölgeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 367 kelime.
Hüda Kaya (Halkların Demokratik Partisi, İstanbul). “Endüstri Bölgeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim tutanağı, 19 Ekim 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huda-kaya-27-2022-10-19-endustri-bolgeleri-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=109884
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HÜDA KAYA (İstanbul)Sayın Başkan, sayın Genel Kurul ve sevgili halkımız; hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, madende yaşadığımız acının üzerine günlerdir konuşmalar yapılıyor. Tarih boyunca da olduğu gibi saraylarda saltanat sürenler, egemenler, yöneticiler karşılaştıkları krizlerde suçu hemen yaratıcıya atarlar ve “Olayın, işin fıtratı bu. Bu bir kaderdir.” derler. Bu gelenekle, bu din istismarıyla, bu zulüm edebiyatıyla yoksulların, halkların yaşadığı krizler karşısında -kendi ayıplarını, ihmallerini, ihanetlerini örtmenin bir yolu olarak- bugün de Allah adına, Allah’ın adıyla insanları aldatanlar maalesef, yine aynı argümanlara sığınarak, “İşin fıtratı budur. Kader budur.” diyerek yoksullarla sanki dalga geçmektedirler.
Değerli arkadaşlar, AKP’nin de sık sık referans verdiği “kader” tanımının -özellikle dikkati çekmek istiyorum, sevgili halkımızın da dikkatini çekmek istiyorum- Kur’an’da yeri yoktur. Kur’an’da hani “imanın şartı” diye sahiplendikleri, birkaç laf edene hemen, böyle sanki bir malzeme bulmuş gibi saldırdıkları “kader” Kur’an’da imanın şartları arasında yoktur. Nereden çıkmıştır bu? Yezid, Kerbelâ’da katliam, kıyım yaptıktan sonra, Hazreti Hüseyin’i katlettikten sonra halkın infialini durdurmak için ne demiştir? “Onu ben öldürmedim, onu Allah öldürdü, onun kaderi buydu.” Yine onun iş birlikçisi Kûfe Valisi İbni Ziyad ne demişti Hazreti Zeynep’in yüzüne karşı? “Gördün mü Allah ehlibeytine ne yaptı?” dedi ve o gün bugündür sarayın yandaşı din adamları, işte bu dinciliği yaratarak, bu kaynakları yazarak bir kadercilik oluşturdular. Bugün her sıkıştıklarında yöneticilerin, saray sahiplerinin “Bu bir kaderdir, takdiriilahidir.” diye bu argümanlara sığınmalarının kaynağı Yezid zihniyetidir, Emevi dinciliğidir, Emevilerin sapkın kadercilik anlayışıdır, Kur’an’la alakası yoktur bunun ama neden böyle bir referans oluşturmuşlardır? Çünkü yıllarca, yüzyıllardır, binyıllardır dini istismar edenler, kadercilik edebiyatının sapkınlığının ardına sığınanlar, başta kadınlar ve yoksullar olmak üzere, onları bu dincilikle, bu argümanlarla terbiye etmeye çalışmışlardır. Kadınlar evde, toplumda, her yerde şiddet görecekler, eşit davranılmayacak, hakları alınacak, söz hakkı verilmeyecek, insanca, onurlu yaşam hakları ellerinden alınacak. Hem kız çocuklarına hem de kadınlara “Senin kaderin bu.” denilerek binlerce yıldır kadınlar köleleştirilmeye çalışıldı. Aynı şekilde yoksullar da “kadercilik” adı altında terbiye edilmeye çalışılıyor. Neymiş efendim “Dünya, müminin cehennemi, kâfirin cenneti.” imiş. Dünyada cenneti saraylarda, saltanatlarla yaşarken ekmek bulamayan yoksullara cehennemi siz yaşatıyorsunuz, siz; yaratıcı yaşatmıyor, sizlerin ihaneti yaşatıyor, sizlerin istismarı yaşatıyor, sizlerin sapkınlığı yaşatıyor yoksullara, kadınlara bu işkenceyi, bu zulmü. Evrenin yasasında böyle sapkın bir kadercilik yoktur, saltanat sahiplerinin uydurduğu bir kadercilik anlayışı vardır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
89 konuşma daha · 19 Ekim 2022