İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 99. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Gelir vergisi kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s:385)

Hulusi Güvel

Adana Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 99. Birleşim · 3. yasama yılı · 4 Haziran 2009 · 950 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hulusi Güvel (CHP), 4 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GELİR VERGİSİ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S:385)); konuşma 950 kelime.

Hulusi Güvel (CHP, Adana). “Gelir vergisi kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s:385)”. TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim tutanağı, 4 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hulusi-guvel-23-2009-06-04-gelir-vergisi-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

HULUSİ GÜVEL (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Milliyetçi Hareket Partisinin vermiş olduğu önergenin lehinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlarım.

Değerli arkadaşlar, ülkemizde geçimlerini süt üreterek kazanan üreticilerimizin en temel sıkıntılarından birisini çiğ süt fiyatlarındaki dalgalanmalar oluşturmaktadır. Türkiye'de üretilen sütün neredeyse tamamı sekiz on tane büyük firma tarafından satın alınarak işlenmektedir. Bu firmaların aralarında yaşanan yoğun rekabetin baskısı süt üreticisine ve süt fiyatlarına doğrudan yansımaktadır. Çiğ süt fiyatının düşmesinde süt tozu ithalatının ve kaçak olarak ülkeye sokulan süt tozunun da etkisi vardır. Sadece Avrupa Birliğinden dâhilde işleme rejimi kapsamında 5 bin ton süt tozu vergisiz olarak ithal edilmektedir. Süt fiyatlarında fiyat istikrarı sağlanamadığı koşulda hayvancılığımız tükenme noktasına gelecektir.

Süt üreticilerimizin karşılaştığı en önemli sorunlardan bir tanesi de maliyettir. Yem, işçilik, makine ve bina amortismanı toplam süt maliyetinin dörtte 3’ünü oluşturmaktadır.

Yem fiyatlarındaki artış hepinizin malumudur. 1 kilogram yem fiyatı, hemen hemen 1 kilogram süt fiyatına eş değerdir. Avrupa ülkelerinde 1 kilogram sütün fiyatının 3-4 kilogram yem fiyatına eş değer olduğunu bilmenizi istiyorum.

Üreticilerimiz, Avrupa Birliği ülkelerinden neredeyse 2 katı fazla maliyetle üretim yaparken Avrupalı üreticilerin yarısı oranında bile teşvik alamamaktadır. Bu nedenle, yem fiyatlarını aşağı çekecek tedbirlerin hızla alınması gerekmektedir.

Ayrıca, süt üreticilerine verilen teşvikler muhakkak artırılmalı, kaliteli süte yüksek prim desteği verilmelidir.

Değerli arkadaşlar, ülkemizin, süt hayvancılığı alanında sahip olduğu potansiyeli yeterince kullanamadığı tüm otoriteler tarafından ifade edilmektedir. Ancak, Hükûmetin uyguladığı yanlış politikalar nedeniyle süt sektöründe yeterli gelişme sağlanamamaktadır. Avrupa Birliği ülkeleri, süt üreticisini, teşviklerle, kamu alımlarıyla desteklerken ülkemizde Hükûmet, üreticilerimizi, tüm tarım kesiminde olduğu gibi, piyasanın insafına bırakmıştır. Verdiği çok düşük primleri bile zamanında ödeyemeyerek üreticilerimizi perişan etmektedir. Ülkemizin büyük potansiyeline karşın hâlâ dışarıdan süt tozu ithal ediyoruz.

1998 yılında çalışmalara başlayan Ulusal Süt Konseyi bile ancak geçtiğimiz aylarda yasal düzenlemesine kavuşabilmiştir. Ulusal Süt Konseyi Yönetmeliği’nin üreticimizin istekleri doğrultusunda gözden geçirilmesi gerekmektedir. Konseyin ilk toplantısı bu ay içinde yapılacaktır. Ulusal Süt Konseyine şimdiden başarılar diliyorum. Üreticilerimizin sorunlarının çözümüne yardımcı olacaklarına yönelik inancımı belirtmek istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, toplumumuzun yarısından fazlası günlük beslenmelerinde hemen hemen hiç süt tüketmemektedir. Finlandiya’da 139 litre, İngiltere’de 100 litre, İtalya’da 63 litre içme sütü tüketilmesine karşın Türkiye’de bu miktar sadece 24 litredir. Ülkemizde kişi başına tüketilen içme sütü miktarı Avrupa ortalamasının dörtte 1’i oranındadır. Bu oranı artırmak sağlıklı nesiller yetiştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Dünyanın altmıştan fazla ülkesinde ekonomik ve sosyal amaçlı olarak okul sütü programı uygulanmaktadır. Bizde 2003 yılına kadar uygulanmış olan bu projenin Tarım Bakanlığının aldığı karar doğrultusunda bu sene yeniden başlatılması gerekirken bu uygulamanın başlatılmadığından dolayı büyük üzüntü duyduğumu belirtmek istiyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; üreticilerimiz, ürettikleri 1 litre sütü ortalama 55 kuruştan satıyor. Bu parayla kahveye oturdukları zaman ancak bir bardak çay içebiliyorlar.

Zaman zaman süt fiyatları o kadar düşmektedir ki üreticilerimiz, binbir emekle edindikleri süt ırkı hayvanları mezbahaya yollamak zorunda kalmaktadırlar. Türkiye Ziraat Odası, geçtiğimiz yıl 150 bin hayvanı kesime gönderdiğini açıkladı. 2007 yılında 30 bin hayvan, süt fiyatlarında istikrar sağlanamaması ve fiyat düşüklüğü nedeniyle kesimhanelere gönderilmiştir. Eğer bu yıl da süt üreticilerinin durumu görmezden gelinirse ortaya çıkacak tablo çok daha kötü olacaktır.

Türkiye İstatistik Kurumu, geçenlerde yayımladığı bir raporda, 2008 yılı için ortalama süt fiyatının 80 kuruş olduğunu açıkladı ancak konuştuğumuz bütün üreticiler bu fiyatı hiçbir zaman görmediklerini söylemişlerdir. Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliğinin tüm üyelerinden aldığı fiyatların ortalaması 53 kuruştur. Yine, Türkiye Süt ve Et Gıda Üreticileri Birliğinin açıkladığı fiyatlar da bunu doğrular niteliktedir. Bu nedenle, TÜİK’in açıkladığı fiyatı bir temenni olarak kabul ediyoruz ve bu fiyatlara da üreticilerimizin ulaşacağını ümit ediyoruz.

Değerli arkadaşlar, tüm ülkede olduğu gibi Adana ilimizde de ve Çukurova bölgesinde işletme ölçeği dünya standartlarına göre çok küçüktür. Ancak, girdi maliyetlerinin bu denli yüksek ve teşviklerin bu denli düşük olduğu koşullarda üreticilerimizden işletme kapasitelerini büyütmelerini beklemek anlamsızdır. Adana’da tarım il müdürlüğü verilerine göre 135 bin ton süt üretilmektedir. Bu denli kötü koşullara rağmen üreticilerimizin bunu başarmaları bile hayret vericidir. Ürettiği sütü çok ucuza satmak zorunda kalan üreticilerimiz yaratılan bu olumsuzluklar içinde dahi ellerinden geleni yapmaktadırlar.

Değerli arkadaşlarım, süt sığırcılığının ekonomideki ağırlığını artırmak zorunluluğu vardır. Bunun için bir taraftan süt tüketimini artırıcı önlemler alınmalı, diğer yandan, teşvik mekanizmaları daha sağlıklı işletilerek süt üretimi artırılmalıdır. Avrupa Birliği ülkeleri ve Amerika gibi ülkelerdeki süt üretim ve tüketim rakamlarına ulaşmamız için bu ülkelerin üreticilerine verdiği teşvikleri uygulamamız gerekmektedir. Söz konusu ülkelerde süt sığırcılığı konusunda beş ya da on yıllık uzun soluklu politikalar uygulanırken, ülkemizde günübirlik politikalarla bu sorunun üstesinden gelmek olanaksızdır. Gerek hayvan varlığı gerek üretim miktarı ve kalitesi gerekse işletme büyüklüğü anlamında önümüzde duran sorunları devletin doğru ve sağlıklı bir planlamayla çözmesi gerekmektedir.

Değerli arkadaşlar, süt sığırcılığımız alarm vermektedir. Ülkemizin bu konudaki muazzam potansiyelini doğru değerlendiremediğimiz koşulda süt ve süt ürünleri anlamında gıda güvencemiz tehlike altına girecektir. Ülkemizin yıllık süt üretimi ortalama 12 milyon ton civarındadır. Ancak, üretilen sütün kalitesi konusunda sorunlar vardır. Kaliteli süt sorunu sadece küçük ve orta ölçekli üreticilerin sorunu değildir. Ne yazık ki özellikle son dönemlerde bazı büyük işletmelerde ve mandıralarda süt yerine kaçak yollarla ülkeye sokulan süt tozu işlenmektedir. Kaliteli süt üretimi için uzun soluklu eğitim programlarının uygulanması gerekmektedir.

Süt ve süt ürünlerinin üreticiden ucuza alınarak tüketiciye pahalıya satılmasının temel nedeni market zincirlerinin yüksek kârla bu ürünleri satışa sunmalarıdır ve süpermarketlerle ilgili yasanın çıkarılmaması nedeniyle millî ekonomiye de büyük zarar vermektedir. İmalatçıdan süt ve süt ürünlerini uzun vadelerle alan market zincirleri, aldıkları ürünleri yüzde 50’nin üzerinde kârla satmaktadırlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Güvel, devam edin.

HULUSİ GÜVEL (Devamla)Teşekkür ederim Başkanım.

Üreticilerimiz ve süt ürünlerini işleyen süt sanayisi zarar ederken marketler büyük paralar kazanmaktadırlar.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; süt üreticilerimizin korunması Tarım ve Köyişleri Bakanlığının öncelikleri arasında yer almalıdır. Uzun yıllardır görmezden gelinen sorunlar giderek kronikleşmeye başlamıştır. Bu sorunların çözümünün ülkemizin gıda güvencesi anlamında hayati bir önemi olduğunu tekrar hatırlatıyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

69 konuşma daha · 4 Haziran 2009

69 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook