İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 31. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısının 3'üncü Tur görüşmeleri münasebetiyle

Hülya Nergis

Kayseri Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 31. Birleşim · 2. yasama yılı · 13 Aralık 2018 · 439 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hülya Nergis (AK Parti), 13 Aralık 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısının 3'üncü Tur görüşmeleri münasebetiyle); konuşma 439 kelime.

Hülya Nergis (AK Parti, Kayseri). “2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısının 3'üncü Tur görüşmeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim tutanağı, 13 Aralık 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hulya-nergis-27-2018-12-13-2019-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-teklifi-ile-2017-yili-merkezi-y (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=74216

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

AK PARTİ GRUBU ADINA HÜLYA NERGİS (Kayseri)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2019 yılı Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesi üzerine AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Yüce milletimizi ve heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, bugün meydana gelen kazada hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diliyorum, ailelerine sabırlar diliyorum, yaralanan kardeşlerimize de geçmiş olsun diyorum.

Bugün, tohumculukla ilgili Hükûmetimiz döneminde yapılmış olan çalışmalardan bahsetmek istiyorum.

Tarımın stratejik unsurlarından biri olarak gördüğümüz tohum konusuna gereken önem dönemimizde verilmekte. Geliştirilen politikalar ve desteklerle bu gelişimin kalıcı ve sürdürülebilir hâle getirilmesi için çalışmalar yapılmaktadır. Bu çerçevede ilk defa 2005 yılında sertifikalı tohum kullanarak üretim yapan üreticilerimize sertifikalı tohum kullanım desteği verilmeye başlanmıştır. 2006 yılında 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle indirimli yatırım ve işletme kredi imkânlarının sağlanmasıyla, AR-GE kapasitesinin artırılmasına yönelik sağlanan desteklerle, 2008 yılında sertifikalı tohum üretiminin de destek kapsamına alınmasıyla hızlı bir gelişim süreci başlatılmıştır. 2000’li yıllarda çeşitli türlerde yaklaşık 120 tohum üreticisi firma var iken gelinen nokta itibarıyla sertifikalı tohum üreten firma sayısı 209’u AR-GE olmak üzere, toplam 858 firmaya ulaşmıştır. Bu gelişmelerle üretimdeki çeşit sayıları da artmış olup bugün itibarıyla millî çeşit listemizde tarla ve bahçe bitkileri türlerine ait 11 binden fazla ürün kayıt altına alınmış bulunmaktadır.

Sertifikalı tohum kullanım desteği kapsamında 1,7 milyon çiftçimize 1,1 milyar TL, sertifikalı tohum üretici desteği kapsamında toplum üretici kuruluşlarımıza 374 milyon TL ve diğer çoğaltım materyallerine verilen destekler de dahil olmak üzere, toplamda 2 milyar TL destekleme ödemesi yapılmaktadır.

Bu faaliyetlerin sonucu olarak 2002 yılında 17 milyon dolar olan tohum ihracatımız 2017 yılında 8 kat artışla 136 milyon dolara yükselmiştir. 2017 yılında tohum ithalatımız ise 185 milyon dolar olarak gerçekleşmiş olup, ihracatın ithalatı karşılama oranı 2002 yılında yüzde 31’lerde iken şu an yüzde 73’lere ulaşmıştır.

Bugün Türkiye tohum üreten ve ihraç eden bir ülke konumunda olup 2017 yılında 79 ülkeye tohumluk ihracatı gerçekleştirilmiştir. 2023 yılı hedefimiz ise 2 milyon ton üretim, 500 milyon dolarlık ihracattır.

Bitki sağlığı çalışmaları kapsamında 2018 yılında uygulamaya konulan Bitki Koruma Ürünleri Takip Sistemi ve projeli entegre çalışmalarıyla 21 üründe 3,5 milyon dekar alanda entegre mücadele projeleri yürütülmektedir.

Devletin tedbir alması zorunluluğu mutlaka var ama bunun yanında tüketici olarak her türlü gıdanın israfından kaçınmak hepimizin boynunun borcu ve en büyük sorumluluğumuz. Dünyada 800 milyondan fazla insan şu anda açlık çekmekte, 1,3 milyon ton kadar da gıda israfı yapılmakta. Bu kadar nimetin çöpe gidiyor olması, nüfusun artışı ve tarım alanlarının hızla azalması, gıdaya ulaşımın her geçen gün zorlaşıyor olması… 2050 yılında dünya nüfusunun yaklaşık 10 milyara ulaşacağı şeklinde bir durum söz konusu. Gıda ihtiyacı nüfus artışına bağlı olarak her geçen gün artmakta. Üreticilerimiz ve tedarik zincirinin tüm paydaşlarıyla çalışıp kaynaklarımızı koruduğumuz sürece geleceğe daha güvenle bakabileceğiz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

152 konuşma daha · 13 Aralık 2018

152 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook