Yüksek öğretim kurumları teşkilatı kanunu ile 78 ve 190 sayılı khk lerde değ.yap.hk.kan.tas.(ss. 1039) 15 ilde üniversite kurulması hakkında
Kırşehir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 46. Birleşim · 4. yasama yılı · 29 Aralık 2005 · 1.085 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hüseyin Bayındır (CHP), 29 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEK ÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNU İLE 78 VE 190 SAYILI KHK LERDE DEĞ.YAP.HK.KAN.TAS.(SS. 1039) 15 İLDE ÜNİVERSİTE KURULMASI HAKKINDA); konuşma 1.085 kelime.
Hüseyin Bayındır (CHP, Kırşehir). “Yüksek öğretim kurumları teşkilatı kanunu ile 78 ve 190 sayılı khk lerde değ.yap.hk.kan.tas.(ss. 1039) 15 ilde üniversite kurulması hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim tutanağı, 29 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-bayindir-22-2005-12-29-yuksek-ogretim-kurumlari-teskilati-kanunu-ile-78-ve-190-sayili-khk-ler (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan 1039 sıra sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilat Kanunu ile 78 ve 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerde yapılacak değişiklikler hakkında, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın milletvekilleri, 2 Aralık 2005 tarihinde kaybettiğim oğlum Deniz için bizi arayan, on aydır yaşanılan acı olmayan o tablolar karşısında, sonucu da iyi bitmedi; ama, önce, kendim Allah'tan rahmet diliyorum. Daha sonra, Meclis Başkanımız başta olmak üzere, Genel Başkanım Deniz Baykal'a ve tüm heyetinize, tüm Kırşehir'e, tüm yurt genelinde bizi arayan insanlara yürükten teşekkür ediyorum. Allah, bu acıyı kimseye yaşatmasın. ("Amin" sesleri)
Değerli milletvekilleri, Kırşehir Ahi Evran Üniversitemizin kurulması nedeniyle, elbette, Kırşehir'de bir canlılık, bir kıpırdanma, Kırşehirlilerde bir heyecan var. Biz bütün Kırşehirliler olarak, 1961 yılında Kırşehir Eğitim Fakültesi açıldığında, arkasından 1976 yılında meslek yüksekokulumuz, arkasından 1994'te Kırşehir Sağlık Meslek Yüksekokulu, 1999'da Kırşehir Beden Eğitimi Spor Yüksekokulu, 2000 yılında Kırşehir Fen-Edebiyat Fakültesi,2202 yılında Mucur Meslek Yüksekokulumuz, 2003 yılında Hacıbektaş Meslek Yüksekokulu, 2005 yılında da Çiçekdağı Meslek Yüksekokulu ile tüm şartları oluşturarak, Kırşehirliler, kendi arasında dayanışma kültürüyle, Bağbaşı Mahallesinde yapmaya çalışılan o tesislere, biraz sonra isimlerini okuyacağım ve kendilerine teşekkür edeceğim insanlarıyla el ele, kol kola vererek, Kırşehir'e bir üniversite kurulma çabaları 1961'den bu yana sürdü.
O tarihten bu yana -içimden gelerek söylüyorum- bütün belediye başkanlarına, Orhan Baycan'a, Doktor Cahit Gürses'e, Hakkı Göçen'e, rahmetli Mehmet Ali Yapıcı ağabeyime, Metin Çobanoğlu'na, Arif Ekici'ye ve şimdiki Belediye Başkanımız Halim Çakır'a yürükten teşekkür ediyorum.
Kırşehir'de 1988 yılından beri görev yaptım; her toplantısında, Kırşehir'in her sorunlarında bir tek konu vardır; üniversitemiz, aman, üniversitemiz; kim siyaset yapacaksa, kim oy isteyecekse, Kırşehirli bir tek şey söyler: Aman, üniversitemiz!..
Hani, diyoruz ya bacasız fabrikadır, işte, biz de o niyetlerle, bütün bu güzel insanlar yan yana geldi.
Yine, dönemin, eski Esnaf Odaları Birliği Başkanımız Kenan Kerimoğlu, şimdiki Başkanımız Bahamettin Öztürk; mütevelli heyetleri oluşturdular Tahsin Üçgül arkadaşımız başkanlığında. Valilerimizin emeği geçti. Tüm gelmiş geçmiş milletvekillerimizin emeği geçti ve bugün burada da AKP'li 2 milletvekili arkadaşımın ve benim de. Bu huzuru, on aydır bulamadığım huzuru, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesiyle bugün bir nebze bulacağımı düşünüyorum.
Ben, adını verdiğimiz Ahi Evran Üniversitesiyle ilgili, Ahi Evran hakkında size Kırşehir'i tanıtmak istiyorum; ama, ondan önce dilerseniz, Kırşehir'deki özlemi, Kırşehirlinin duygularını, ünlü ozanımız Neşat Ertaş'ın şu dizeleriyle dile getirmek isterim:
"İsterim ki bu dünyada
Hiç kimse cahil kalmasın
Okusun ilmin kitabını
Cahilden akıl almasın
Kendi kendin edenlere
İlim tahsil edenlere
İlme doğru gidenlere
Cehalet mani olmasın
Can yakmada atom gücü
Birleşsinler tüm bilimci
Dilerim olsun sahici
Dünyada silah kalmasın
Bir garibim budur derdim
Tüm dünyayı ben de gördüm
İsterim ki benim yurdum
Dünyada geri kalmasın."
Kırşehirlinin özlemi, umut ediyorum, bugün, burada, hep beraber, Cumhuriyet Halk Partisi ve AK Parti Grubunun milletvekilleriyle birlikte üniversitemiz kurulacak.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk esnafının yüzyıllarca gönülden bağlandığı, şimdi de adına üniversite kuracağımız Ahi Evran'ı birkaç cümleyle tanıtmak istiyorum.
Anadolu'nun mert ve cesur halkına alınteriyle geçinme, başı dik, kendine güvenli ve minnetsiz yaşama yeteneği kazandıran ahilik, tarihî süreç içerisinde çok önemli işlevler üstlenmiştir.
13 üncü Yüzyıl Anadolusunun bakımsız, harap, üretimi durmuş, kaynayan ve kanayan toplumunun bu karanlık tablosu karşısında, Ahilik, çıkış noktasında, çözümler üretmiş ve Osmanlı Devletinin kuruluşunda önemli misyonlar üstlenmiştir.
Ahi Evran, esnaf kesimini uyarmış, ahlakî ve sosyal kuralları ile dayanışmayı sağlamış, ekonomik hayatı istenilen düzeyde tutmuştur.
Türk düşünce sisteminde, Ahilik, cömertliğin ve insan sevgisinin yaratılmasındaki temel düşüncenin önderlerindendir. Ahi olan, bu iki erdemi de yakalar. Ahilik, harekettir, hayattır; özlenen, yararlı, başarılı, mutlu hayatın yollarını gösterip, öğretir. Zaten, vicdanını kendi üzerine gözcü koyan bireylerin oluşturduğu bu toplumda belli bir dengenin olacağı da muhakkaktır.
Ahilik, bugün, peşinde koşulan işçi-işveren dengesini, emeğin kutsallığını, kaliteli mal üretimini öngören bir anlayışın simgesidir.
Ahilik, yaşayan, yaşayacak bir davranış sistemi olarak, insan-toplum ilişkileri, toplumun ekonomik, sosyal adaleti, adil üretim, eşit paylaşım, ulusal gelir ve bunun hakça paylaşımı, özgür girişim gibi sosyal ve ekonomik kavramlar var oldukça, bu anlayış da var olmaya devam edecektir.
Ahiliğin felsefesi dört temel üzerinedir; akıl, ahlak, bilim ve çalışmadır; tıpkı, önce insan, önce iş ve önce ahlak gibi. Önerdiği anlayış, karamsarlık değil, iyimserlik; öğretisi ise, insanca sevmek ve sevilmektir.
13 üncü Yüzyıl aydınlanma döneminin önemli bir diğer ayağı da Hünkâr Hacı Bektaşı Veli'dir. "İncinsen de incitme", "bilimle gidilmeyen yolun sonu karanlıktır", "kadınlarınızı okutunuz", "eline, diline, beline sahip ol" anlayışının, hoşgörünün, hümanizmanın dik başlı yaratıcısıdır ve aynı zamanda, Kırşehirlidir. O da bir dörtlüğünde diyor ki:
“Erkek dişi sorulmaz muhabbetin dilinde
Hakkın yarattığı her şey yerli yerinde
Bizim nazarımızda kadın erkek farkı yok
Noksanlıkla eksiklik sizin görüşlerinizde.”
Değerli milletvekilleri, Kırşehir'in, esasen, 13 üncü Yüzyılda, Cacabey Gökbilim Medresesiyle, gökbilimini inceleyen, araştıran bir üniversitesi vardı; ama, 700 yıl sonra yeniden kurulması da, elbette, bizi, ziyadesiyle mutlu etti.
Bir de, yine, Kırşehir'in, yine 13 üncü Yüzyılda, o aydınlanma döneminin mimarlarından, 12 000 beyitlik Garipnameyi yazan -o günkü Arap, Farsça ve Acem kültürüne karşı bir başkaldırı- Türk dilini ön safta tutan Aşık Paşa'nın da Kırşehirli olduğunu bilmenizi isterim. O da diyordu ki:
"Türk diline kimesne bakmaz idi
Türklere hergiz gönül akmaz idi
Türk dahi bilmez idi bu dilleri
İnce yolu ol ulu menzilleri."
Benim istediğim, anlatmaya çalıştığım size, Kırşehir.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Kırşehirimizin tarihini, kültürünü gezip görmenizi, Kaman'da ceviz, Çiçekdağı ve Akçakent'te kekik kokulu et yemenizi, Boztepe İlçemizde Malya Ovasını, Mucurumuzda Seyfe Gölü Kuş Cennetini görmenizi, geçerken Akpınar İlçemizde mola vermenizi yürekten isterim. Göreceksiniz ki, Kırşehir insanının sıcaklığını, hoşgörüsünü, candanlığını siz de hissedeceksiniz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun efendim.
HÜSEYİN BAYINDIR (Devamla)Teşekkür ediyorum Başkanım.
Sayın Başkan, sayın milletvekili arkadaşlarım; burada Sayın Bakanımdan bir ricam var: Sayın Bakanım, elbirliğiyle Kırşehir Ahi Evran Üniversitemizi kuruyoruz; ama, Kırşehir demokrasi gazisidir. Yalnızca adının Ahi Evran olması, bu kadar özlem duyduğumuz üniversitemizle ilgili Kırşehirlileri biraz buruk bırakabilir. Biraz da, biz, il iken ilçe yapılmış tek iliz. Ben, bir önerge verdim, her iki Kırşehir milletvekili arkadaşlarım da katılıyorlar önergeme. Biz, Kırşehir adının da geçmesini istiyoruz; yani, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi olsun istiyoruz; bu, aynı zamanda, Kırşehir'in de bizden talebi ve burada bir Kırşehir'li şiirle de sizlere veda etmek istiyorum. Kırşehir'deki bir ozanımızın şirini aktarmak istiyorum:
"Nasıl methedeyim Kırşehir seni
Bürünün yeşile cennet misali
Koca Buzluk sana çevirmiş yönü
Kokar burcu burcu gülün Kırşehir
Her bir yanın dağlar ile çevrili
Kılıçözü tam bağrında kıvrılı
Naldöken dağında kuşlar yavrulu
Eser küfül küfül yelin Kırşehir
Anadoluya bağdaş kurup oturun
Ahi Evran, Aşıkpaşa; yatırın
Yunusu da öksüz koman getirin
Evliyalar diyarı ilim Kırşehir"
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri, televizyonları başında bizi izleyen sevgili hemşerilerim, sevgili yurttaşlarım; Kırşehir Ahi Evran Üniversitemiz, benim oğlum Deniz okuyamayacak, ama, orada okuyacak Denizler de, diğer çocuklar da benim çocuğumdur diyorum; hayırlı uğurlu olmasını yürekten diliyorum; Yüce Heyetinizi yeniden saygıyla selamlıyorum.(Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
118 konuşma daha · 29 Aralık 2005