İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 60. BİRLEŞİM · CUMARTESİ

Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)

Hüseyin Ekmekcioğlu

Antalya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 60. Birleşim · 2. yasama yılı · 28 Şubat 2004 · 629 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hüseyin Ekmekcioğlu (CHP), 28 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)); konuşma 629 kelime.

Hüseyin Ekmekcioğlu (CHP, Antalya). “Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 28 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-ekmekcioglu-22-2004-02-28-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

HÜSEYİN EKMEKCİOĞLU (Antalya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 45 inci maddeyle ilgili olarak görüşlerimi sunmak üzere söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, görüşmekte olduğumuz Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısıyla, ülkemizi uluslararası ve yerel sermayenin sınırsız ve kuralsız egemenliğine teslim etmek amaçlanmaktadır. Tasarıdaki demokrasi, katılım, şeffaflık, bilgiye erişim gibi içi boşaltılmış kavramlarla ulusal alanın, sosyal devletin tasfiyesi gizlenmeye çalışılmaktadır; halkın ve emekçilerin katılım ve uygulamada denetleme hakkına ilişkin en küçük bir mekanizma dahi bulunamamaktadır. Yoksulluğun yaygınlaştığı ve derinleştiği ülkemizde, toplumun temel ihtiyaçlarının karşılanmasının esas alınması gereken kamu hizmeti ticarî bir işletmeye dönüştürülmekte, merkezî hükümetten yerel yönetimlere ve oradan da özelleştirilecek sermayeye devredilmesi hedeflenmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu tasarıda, insanca yaşamanın, eğitimin, sağlığın, sosyal güvenliğin bir hak olduğu ve devletin görevinin bütün yurttaşların bu haklardan parasız, sürekli ve eşit olarak yararlanmasını sağlamak olduğu unutturulmak istenmektedir.

Kamu hizmetinin tasfiye sürecinde, çalışanlar, sözleşmeli statüye geçirilerek bu tasfiye sürecine dolaylı olarak gireceklerdir. AKP Hükümeti, uyguladığı yoğun kadrolaşma hareketleriyle, devletin tüm kurum ve kuruluşlarında mevcut personel yapısını yeterince mağduriyete uğratmıştır; bu tasarıyla da, kadrolaştığı tüm kurumlardaki personeli, kanunla tespit edilecek kadrolara kaydırmak üzere hazırda bekletmek amacındadır.

Kamuda istisnaî olan sözleşmelilik durumu genel duruma getirilmeye çalışılmaktadır.

Kamu denetim işlevinden vazgeçerek, teftiş kurulları kapatılmakta, Sayıştay denetimi ise dışdenetim için yeterli yapılanma içinde bulunmamaktadır.

Hükümet, bu düzenlemeyle -eklemeyi düşündüğü, kamu personeli, yerel yönetimler, imar ve gelirlerle ilgili düzenlemelerle- birlikte kamusal alanı bütünüyle tasfiye ederek ülkemizi küresel sermayeye ve sömürge koşullarına teslim etmek istemektedir. İdarenin bütünlüğünün karşısında olan bu tasarıyla kamu kurumları birbirinden bağımsızlaştırılarak, AKP Hükümetinin daha rahat hareket edebileceği bir konuma getirilecektir. Tasarıyla toplumun bazı kesimlerinin öncelikleri gözetilerek bir devlet modeli tasarlanmaya çalışılmaktadır. Yerelleşme, birsürü bilgi ve belgenin belediyelerde, yerel idare birimlerinde gözden kaybolması, yok olması sonucunu doğuracaktır, usulsüzlükler artacaktır.

Bu tasarıda ülkemizdeki sosyal tarafların görüşü yoktur; ama, bu tasarıda ülkemizin geleceğini tesis etmek isteyen, halkımızın kazanımlarından biri olan sosyal devleti tasfiyeye hazırlanan dış güç odaklarının birlikteliği vardır. Siyasal iktidarın her fırsatta basın önünde, şeffaflık, katılım, bilgiye erişim gibi konuların demokrasinin vazgeçilmez unsurları olduğunu söylemesine karşın, kamu yönetimi ve idare hukukunu ciddî şekilde değiştirecek, rejim tartışması yaratacak önemli bir yasa tasarısını tartışma ortamından uzak tutmak istemesi, hükümetin ne yapmak istediği konusunda ciddî kuşkular uyandırmaktadır.

Tasarıyla kamu personeli sisteminde, kamu hukukunun ortadan kaldırıldığı, özel hukuka dayalı bir bürokratik yapı tercih edilmiştir. Bu tasarı, Türkiye'nin yerel birimler eliyle uluslararası sermayenin güdümüne sokulmasını öngören ve belediyelerinin fütursuzca uluslararası piyasalardan borçlanmasına olanak tanıyan, yerelde hizmet verme söylemiyle kamu hizmetlerinin özelleştirilmesinin kılıflarını hazırlayan; dolayısıyla, bu hizmetlere gereksinim duyan yoksul kesimleri yalnız bırakan bir tasarıdır. Bu girişimler dünyanın hiçbir yerinde başarıya ulaşmamıştır. Bunun en güzel örneği Arjantin'dir.

Hükümetin önceden dedikleri ve sonradan yaptıklarıyla ilgili birkaç örnek vermek üzere AKP Genel Başkanı Sayın Başbakan Tayyip Erdoğan'ın bazı konuşmalarından alıntı yapmak istiyorum. Sayın Erdoğan, 28 Temmuzda yaptığı konuşmasında "sosyal politika halkın yanında olmayı gerektirir" demiştir. Bu mudur sosyal politika?! Halkın yanında olmak bu mudur değerli arkadaşlar?! O yüzden mi halk sokaklarda sayın milletvekilleri?!

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Ekmekcioğlu.

HÜSEYİN EKMEKCİOĞLU (Devamla)Sayın Erdoğan 6 Mayısta yaptığı konuşmasında, Kamu Yönetimi Yasası Tasarısıyla ilgili olarak "hükümetimiz, diğer bütün alanlarda olduğu gibi kamu yönetimi reformunda da toplumsal kesimlerle birlikte düşünerek, birlikte karar alacaktır" demiştir. Yine aynı konuşmasında "öntaslak oluşturulduktan sonra, başta Anamuhalefet Partisi olmak üzere, Parlamento dışındaki bütün partilerin, ilgili sivil toplum örgütlerinin, akademisyenlerin bu konudaki düşünceleri alınacak ve sonrasında da ortak bir taslak çıkacak" demişti.

İşçiler, memurlar sokaktadır "ekmeğimizi vermeyeceğiz" diye seslenmektedirler. Lütfen, bu sese kulak veriniz. Ülkemizi sıkıntıya sokmayınız. Halk, işi için, işyeri için, ekmeği için, ülkesi için, Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısına karşı çıkmaktadır. Bu ülke hepimizindir ve bu tasarının kanunlaşmasını AKP'den başka hiç kimse istememektedir. Ben, kendilerini, halkın, işçinin, memurun sesine kulak vermeye, sağduyulu olmaya davet ediyorum.

Kamu Yönetimi Yasası Tasarısının geri çekilmesinin ülkemiz ve halkımız için en iyisi olacağını düşünüyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlarım. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

96 konuşma daha · 28 Şubat 2004

96 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook