İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)
Mersin Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 79. Birleşim · 1. yasama yılı · 14 Mayıs 2003 · 464 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hüseyin Güler (CHP), 14 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 464 kelime.
Hüseyin Güler (CHP, Mersin). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim tutanağı, 14 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-guler-22-2003-05-14-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73-4 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
HÜSEYİN GÜLER (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İş Kanunu Tasarısının 88 inci maddesi hakkında şahsım adına söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Kadınların toplumsal statüsünün yükseltilmesinde en önemli iki unsur, kadının eğitimi ve iş yaşamında aktif olarak yer almasıdır. Eğitimli, çalışan ve üreten kadın, hem bireysel olarak kendini geliştirmekte hem de toplumun gelişimine katkıda bulunmaktadır. Bu durum, kadınların sağlığını olumlu yönde etkilerken, aynı zamanda, çocukların sağlığına ve sonuçta, toplum sağlığına da yansımaktadır. Örneğin, kadının sadece temel eğitim alması, hiç eğitim almamasına göre bebeğinin yaşam şansını yüzde 50 artırmaktadır.
Eğitim, kadına aile içinde daha fazla söz hakkı vermektedir. Daha iyi bir eğitim, aynı zamanda kötü geleneksel uygulamaları da ortadan kaldırmaktadır. Eğitim almış kadın, doğurganlığı üzerine daha fazla söz sahibi olmakta ve aile planlaması yöntemi kullanma oranı da artmaktadır. Sonuçta, gebelik, doğum ve loğusalığa bağlı anne ölümleri de azalmaktadır.
Dünyadaki kadınlar sağlık, evlilik ve çocuk sahibi olma, eğitim, iş durumu ve sosyal eşitlik gibi özellikler dikkate alınarak sıralandığında, futbolda dünya 3 üncüsü olan Türkiye, 99 ülke arasında, ancak, 62 nci olabilmiştir. Bu kriterler açısından en kötü durumda olan özellikler, iş durumu, yani çalışan kadın sayısı, iş sahibi veya meslek sahibi kadın sayısı ve eğitim durumu olmuştur.
Gelişmiş ülkelerde kadınlar, iş yaşamında sürekli desteklenir ve en üst düzeyde sosyal haklardan yararlanırken, Türkiye'nin de içinde olduğu çoğu gelişmekte olan ülkede, kadınlar, daha az istihdam edilmekte ve daha düşük ücretle çalıştırılabilmektedir.
Gebelik, doğum ve loğusalık süreçleri, süt izni, kreşler, emzirme odaları vesaire, işveren tarafından, hep ek bir maliyet olarak görülmekte ve bu yaklaşım, kadınların istihdamını zorlaştırmaktadır. Kadın emeği vasıfsız ve ucuz işgücü olarak görülmekte, daha fazla sosyal haklar vermek bir yana, mevcut kazanımlardan eritilmeye çalışılmaktadır.
Aynı durum, çalışan çocuklar için de geçerlidir. Örneğin, tarım sektöründe neden kadın ve çocukların daha fazla çalışmakta olduğu sorusu, burada cevap bulmaktadır. Ucuz işgücü, sigortasız işçilik ve esnek çalışma süreleri, bu sektörün en tipik özelliğidir.
Günümüzde olduğu gibi, sosyoekonomik koşulların bozulması, işsizlik ve yüksek enflasyonda, toplumun tüm kesimlerinden daha fazla kadınlar etkilenmektedir. Hem kısıtlı gelirle evinin ekonomisini ayakta tutmaya çalışan anne olarak etkilenmekte hem de çalışan olarak işten ilk atılan veya geliri azalan, yine, kadınlar olmaktadır. Bu durum, hem aile varlığını ve bütünlüğünü tehdit ederken hem de toplumsal düzeni bozmaktadır.
Değerli milletvekilleri, çalışan kadınlar, iş ortamından gelen zorluklara ilave olarak, annelik misyonuyla da, ailesinden gelen beklentilerle karşı karşıyadır. Kadın, hem çalışan hem anne hem eş olmak durumundadır. Türkiye'de yaşamak zordur; ama, kadın olarak yaşamak daha da zordur. Geçtiğimiz pazar günü Anneler Günüydü; bu vesileyle, tüm annelerimizin ellerinden saygı ve sevgiyle öpüyorum. Bizleri dünyaya getiren bu en değerli varlıklarımız en büyük sevgiye layıktır. Anneler Gününün bu duygusal yönüyle birlikte, özellikle çalışan annelerin ve tüm kadın sorunlarının gündeme gelmesini, gerçeklerin tartışılmasını ve bu çatı altında, bize yakışan, çağdaş çözüm önerilerinin getirilmesini ümit ediyorum.
Tüm kadınlara ekonomik özgürlüğün gelmesi dileğiyle, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
77 konuşma daha · 14 Mayıs 2003