İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 79. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)

Hüseyin Güler

Mersin Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 79. Birleşim · 1. yasama yılı · 14 Mayıs 2003 · 503 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hüseyin Güler (CHP), 14 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 503 kelime.

Hüseyin Güler (CHP, Mersin). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim tutanağı, 14 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-guler-22-2003-05-14-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73-5 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

HÜSEYİN GÜLER (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İş Kanunu Tasarısının 89 uncu maddesi hakkında şahsım adına söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

İnsan yaşamı bir bütün olarak ele alındığında, çalışma ortamındaki sağlık riskleri genel sağlığı olumsuz etkileyen unsurlar olmaktadır. Bazı hastalıkların belli meslek gruplarında daha fazla görülmesi, hatta, hastalık ile mesleğin birlikte anılması -örneğin, kömür işçileri için pnömokonyosis gibi- bunun en açık kanıtıdır.

Yaşamın büyük bir bölümünü birlikte geçirdiğiniz, geçiminizi sağladığınız mesleğinizin, size, ölümcül bir hastalık veya bundan sonraki hayatınızı bağımlı olarak geçireceğiniz bir sakatlık vermesi, tabiî ki, sadece mesleğin doğasında olan bir şey değildir. Aynı meslek, neden, bir ülkede çalışanları hasta etmezken, başka bir ülkede o mesleği seçenlerin hasta olmamaları neredeyse mucizedir.

Burada kritik olan, mesleğin güvenlik önlemleri ve iş sağlığı uygulamalarıdır. Tüm bu önlem ve uygulamalar ise, bireysel çabaların ötesinde ve toplumun genel sağlık politikalarıyla ilişkili etkenlerdir. Eğer toplumdaki sağlık örgütlenmesi, insan yaşamını önceleyen ve kişileri henüz hasta olmadan koruyacak şekilde organize olmuşsa, bu durum iş yaşamına da yansımakta ve meslek hastalıkları ve iş kazaları büyük ölçüde engellenebilmektedir.

O nedenle, iş sağlığı kavramı, toplumun sağlık sisteminin önemli bir göstergesidir. Bütçeden sağlığa ayrılan pay, sosyal güvenlik sisteminin yapısı ve finansmanı, sendikal hareketin gücü, sermayenin etkinliği, ülkenin demokratik yapısı, tüm bu faktörler tek tek veya toplu olarak iş sağlığının o ülkedeki durumunu belirleyen etmenlerdir.

Akciğerleri kömür tozuyla dolmuş bir işçinin de, ağır metallerle zehirlenmiş bir işçinin de, ya da iş kazasında kolunu kaybetmiş işçinin de gerisinde, aslında, saydığımız bu faktörler vardır. Başka türlü düşünmek sadece kısır bir kadercilik olur. İş kazası veya meslek hastalığı, sadece çalışanın bireysel kusuruyla açıklanamaz. Çalışan, olsa olsa işçi düşmanı kötü politikaların, antidemokratik uygulamaların, sendikasızlığın ve sağlıksızlığın kurbanıdır.

Bir malı üretmenin veya bir işi yapmanın bedeli, çalışanın hastalığı, sakatlığı veya ölümü olamaz. Bu kabul edilemez durum, ne yazık ki, günümüzde neredeyse sıradan uygulamalardandır. Çalışanının canı pahasına, sağlıksızlığı pahasına hiçbir koruyucu önlem almadan, bütün tehlikeleriyle sadece üretim diyen anlayış, herhalde, insancıl bir anlayış değildir. Ancak, küreselleşme rüzgârlarının yıkıcı bir fırtınaya dönüştüğü dünyamızda, çalışanın sağlığını korumak, geliştirmek gibi bir kaygı, neredeyse, romantik bir temenni sayılmaktadır.

Temel sloganı "paraya özgürlük" olan küreselleşmenin, iş ortamına getirdiği sayısız olumsuzluktan biri de sağlıksızlık olmuştur. Sağlıksızlık sadece iş ortamına değil, küreselleşmenin tüm topluma getirdiği bir unsurdur. Parayı en yüce değer olarak alan bir anlayışın, insan sağlığını, hatta, insanın varlığını, korunması gereken bir değer olarak alması zaten beklenemez.

Değerli milletvekilleri, şairimizin dediği gibi, bu memleket bizim, bu ülke bizim. Bu insanlar bizim insanlarımız; çalışanı, işsizi, kadını, çocuğu, erkeği, yaşlısı, genciyle hepsi bizim. İnsan varlığı en yüce değerdir. Ayrım gözetmeden, tüm insanlarımıza, çalışanımıza, işsizimize sahip çıkacağımız sosyal politikalar geliştirmeliyiz.

İnsanımızı, çalışma yaşamında oluşan sağlık risklerinden koruyacak, her açıdan geliştirecek yaklaşımlar içinde olmalıyız. Sosyal devletin tüm değerlerini ve kazanımlarını hayata geçirmeli ve bu ilkeleri sonuna kadar savunmalıyız. Bir avuç zenginin mutluluğu değil, tüm ulusumuzun refahını amaçlamalıyız.

Sayın milletvekilleri, birazdan bir önergemiz var. Bir arkadaşımız duyarlılık konusunda inanıyorum ki bu önergeye olumlu katkıda bulunacaktır. 89 uncu maddenin (c) bendinde çeşitli veya bir çeşit nedenlerle işten atılmalarının önünün kesilmesi için gerekli önergemiz var. Gereken desteğinizi bekliyor, hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

77 konuşma daha · 14 Mayıs 2003

77 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook