2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)
Tokat Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 29. Birleşim · 3. yasama yılı · 17 Aralık 2008 · 490 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hüseyin Gülsün (AK Parti), 17 Aralık 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ (S.S.312) 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2007 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISI (S.S.313)); konuşma 490 kelime.
Hüseyin Gülsün (AK Parti, Tokat). “2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)”. TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim tutanağı, 17 Aralık 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-gulsun-23-2008-12-17-2009-yili-merkezi-yonetim-butcesi-s-s-312-2007-yili-merkezi-yonetim (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA HÜSEYİN GÜLSÜN (Tokat)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Başbakanlık Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin 2009 yılı mali bütçesi üzerinde söz almış bulunuyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Millî Güvenlik Kurulu, kaynağını Anayasa’nın 117 ve 118’inci maddelerinden alan bir kuruluştur.
Millî Güvenlik Kurulu devletin millî güvenlik siyasetinin tayini, tespiti ve uygulaması ile ilgili konularda tavsiye kararları alır ve gerekli koordinasyonun sağlanması için görüş tespit eder. Bu tavsiye kararlarını ve görüşlerini Bakanlar Kuruluna bildirir ve kanunlarla verilen görevleri yerine getirir.
Millî Güvenlik Kurulu farklı isimler altında cumhuriyetimizin ilk yıllarından beri faaliyetini sürdürmektedir. 1933 yılında “millî seferberlik” ruhuna göre oluşturulan ve görevlendirilen Millî Müdafaa Meclisi ve Umumi Kâtipliği, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra da topyekûn savunma anlayışına göre “millî savunma” kavramı esas alınarak “Millî Savunma Yüksek Kurulu ve Genel Sekreterliği” şeklinde düzenlenmiş ve görevlendirilmiştir. 11 Aralık 1961 yılında çıkarılan kanunla “Millî Güvenlik Kurulu” adını almıştır.
1999 Avrupa Birliği Helsinki Zirvesi’nden sonra ülkemizde de ulusal güvenlik politikalarını daha demokratik bir çerçeveye oturtabilme anlayışı bir zorunluluk hâline gelmiştir. 59’uncu Hükûmet, ülkemizin yapısal sorunlarıyla ilgili temel yasaları Avrupa Birliği süreci ile ilgili uyum paketini çıkarmıştır. Aynı yapısal reformlar kapsamında sivil-asker ilişkilerini Avrupa Birliği üyesi ülkelerin uygulamalarına yaklaştırmak ve demokratik açılımları sağlayabilmek için Millî Güvenlik Kurulu ve Genel Sekreterliği Yasası’nda değişikliklere gitmiştir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün gelinen noktada Millî Güvenlik Kurulunu doğrudan ilgilendiren 2945 sayılı Yasa ile değişiklikler ve düzenlemeler yapılmıştır. Bu değişikliklerin başında Cumhurbaşkanının başkanlığında Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Millî Savunma Bakanı, İçişleri Bakanı, Dışişleri Bakanı ile Kara, Deniz, Hava ve Jandarma Genel Komutanlıklarından oluşan Kurula Başbakan Yardımcıları ve Adalet Bakanı da tabii üye olarak alınmıştır. Diğer bir düzenleme ise Millî Güvenlik Kurulu Kanunu’nun Anayasa’ya uyumlu hâle getirilebilmesi için yapılan değişikliklerdir. Onlarda, bu düzenlemelerde Genel Sekreterin Başbakan tarafından teklifi, Cumhurbaşkanının onayı ve atanması sağlanmış, Genel Sekreterliğin yetkileri yeniden düzenlenmiştir.
Bunun yanında yürütmenin işlevselliğinin sağlanması amacıyla da Kurul toplantılarının ayda bir yerine iki ayda bir yapılacağı hükme bağlanmıştır. Yine Millî Güvenlik Kurulu kararlarının Bakanlar Kurulu tarafından değerlendirilmesi öngörülmüş ve bu kararların tavsiye niteliği taşıdığı vurgulanmıştır.
Sayın milletvekilleri, ülkemizin bulunduğu coğrafya ve stratejik konumu nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti devletinin bekası, vatandaşlarımızın hür, mutlu, huzurlu ve adil yaşamasından, milletimizin birlik ve beraberliğinden, ülkemizin zenginliğinden, devletimizin ve ordumuzun güçlü olmasından geçmektedir. Bugün geldiğimiz noktada vatandaşlarımızın hiçbir ayrıma tabi tutulmaksızın milletimizin birliğine, çağdaş ve modern bir devletin gereklerine uygun olarak insanlarımızın yeteneklerini ve özelliklerini nasıl ortaya çıkarabileceğini, kamu kaynaklarını en rasyonel şekilde nasıl değerlendirebileceğini, en üretken ve en verimli bir yapılanmayı nasıl gerçekleştirebileceğimizi iyi düşünüp, doğru karar vermek her Türk vatandaşının görevi olmalıdır.
İktidara geldiği günden bugüne kadar Avrupa Birliğine giriş için tarihî adımlar atan Hükûmetimizin bu gayretlerinin nedenlerinin başında, vatandaşlarımızın hayatını her alanda en yüksek standartlara ulaştırma, ülkemizi daha özgür, daha demokratik bir yapıya kavuşturma hedefi gelmektedir. Bizim insanımızın da gelişmiş ülkelerdeki refah seviyesinde yaşayabilmeleri ve yüksek teknolojinin insanlarımızın hizmetine sunulması da hepimiz için yerine getirilmesi zorunlu bir görevdir. Devletin millî güvenlik siyasetinin tayini, tespiti ve uygulanmasında ilgili konularda tavsiye kararları alan, koordinasyon sağlayan…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
73 konuşma daha · 17 Aralık 2008