İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 57. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Genel Kurul, 57. Birleşim · 4. yasama yılı · 10 Mart 2021 · 530 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hüseyin Kaçmaz (Halkların Demokratik Partisi), 10 Mart 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 530 kelime.

Hüseyin Kaçmaz (Halkların Demokratik Partisi, Şırnak). “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim tutanağı, 10 Mart 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-kacmaz-27-2021-03-10-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-munasebetiyl (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=96144

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HÜSEYİN KAÇMAZ (Şırnak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

6’ncı maddedeki değişikliği aslında olumlu buluyoruz ancak eksik buluyoruz. “Yetiştiricinin yükümlü ve sorumlu olduğu tanımlattırma işleminin gerçekleştirilmemesi sebebiyle tanımlattırılmamış hayvanların kesimhanelerde kesilmesi uygulaması tümden terk edilmelidir, kesim işlemi yerine karantina uygulaması yalnızca gebe ve altı aylıktan küçük koyun ve keçiler ile bir yaşından küçük sığırlar için değil, tanımlattırılmamış ve nakil esnasında yakalanan tüm hayvanlar için uygulanmalıdır.” şeklinde değiştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Tarih boyunca gericilerin en büyük korkusu kadının özgürleşmesi olmuştur çünkü kadın toplumun yarısını değil, tamamını etkiler; kadın öğrenirse çocuğuna da öğretir. Zincirlerinden kurtulmuş ve zincirlerini beraber kıracağımız tüm kadınların Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.

Ataerkil zihniyetin yarattığı erkek örneğine ve bunun uyguladığı şiddete bir örnekle dün akşam karşılaştım. Her ne kadar yıllar öncesinde yaşanmış bir olay olsa da bunu Genel Kurulda paylaşmak istedim: “Kocası, komşularına hediye götürdü diye ellerini tırpanla kesmiş.” başlıklı bir haber. Bir düğünde komşusuna hediye verdiği için eşi tarafından bilekleri tırpanla kesilen 93 yaşındaki Ayşe Gökkaya yetmiş iki yıldır elleri olmadan hayata tutunmaya çalışıyor, sadece komşularına hediye götürdü diye. Yani erkek zihniyetinin yaşattığı acılardan biri bu, itiraz ettiğimiz.

Hannah Arendt perspektifinden siyaset ve yalan ilişkisi üzerine okuduğum bir çalışmada ilgimi çeken bazı kısımlar olmuştu, bir kısmını sizinle paylaşmak isterim: “Siyasetin özünde yalan bulunur mu?” sorusuna Arendt “Adalet yerini bulsun, gerekirse dünya yıkılsın.” der. Tam da son dönemlerde Adalet Bakanının kullandığı söz olduğu da ortaya çıktı.

Arendt modern ve klasik olmak üzere yalanı ikiye ayırır. Asıl tehlikeli olan ve Arendt’ın üstünde durduğu modern yalandır. Modern yalan örgütlü yalandır, küresel bir manipülasyonu içerir. Klasik yalanda ise yalan tamamen her alana yayılmamıştır, yalancı da yalanın farkındadır, bu durum yalancıyı kemirir; bu, klasik yalanı modern yalana göre daha zararsız yapar. Ancak modern yalanda ise tüm alana yayılır, yalan söyleyen bile artık neyin hakikat olduğunu bilemez. Bunun nedeni modern yalandaki manipülasyondur. Bugün AKP iktidarının özellikle bizlere karşı kullandığı bir siyaset türü olan manipülasyon gibi. AKP iktidarındaki birçok yetkili, birçok siyasetçi arkadaşımız artık gerçekten hakikati ıskalamış durumda; bunun sebebi de budur. Bu manipülasyonla olgular yok edilir ve bir imaj yaratılır. Klasik yalanda sadece hakikat gizlenir ama modern yalanda bir yok etme ve yaratma eylemi vardır. Bugün hakikati yok edip siyasi rakiplerini -tırnak içerisinde- terörist ilan etmeniz gibi. AKP iktidarının yapmaya çalıştığı şey tam da bu.

Totaliter rejimler baskı altına alamayacakları güçten korkar ve nefret ederler. Yine Arendt “Totaliter rejim için ideal kişi, davaya kendini kalpten adamış bir Nazi ya da komünist değildir, gerçek ile hayal ürünü arasındaki ve doğru ile yanlış arasındaki farkı önemsemeyen kişidir.” demiştir yani birçoğunuzun artık doğru ile yanlışı önemsemediğiniz gibi.

Örgütlü yalan, aynı zamanda şiddet barındırır, bundan dolayı da totaliter rejimlerle iyi anlaşır. İçinde şiddet barındırmasının nedeni, sadece olguları yok etmekle kalmayıp aynı zamanda olgulardan bahsedenleri de yok etmektedir. Irkçı, faşist, tekçi politikalara itiraz ediyor diye uzun zamandır Kürtlerin, Alevilerin, sosyalistlerin ve birçok kesimin, özellikle son dönemlerde, özellikle gazetecilerin ve en sonunda da Levent Gültekin’in saldırıya uğraması bu söylediklerime örnek teşkil etmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti devletini vesayeti altına alan etnik Türkçü derin yapılanma, tüm toplum katmanlarını Pantürkizm’e devşirmek için her türlü metodu uygulamaktan çekinmemekte. Etnik Türkçülük, bir güvenlik ve beka sorunudur; bu gerçek, yüksek sesle dile getirilmelidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HÜSEYİN KAÇMAZ (Devamla)Sayın Başkanım…

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

136 konuşma daha · 10 Mart 2021

136 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook