Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu toplantısındaki konuşma
Bitlis Milletvekili ·
DEM Parti
Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu · 5. yasama yılı · 3 Kasım 2026 · 1.138 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hüseyin Olan (DEM Parti), 3 Kasım 2026 tarihinde TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 1.138 kelime.
Hüseyin Olan (DEM Parti, Bitlis). “Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu tutanağı, 3 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-olan-2026-11-03-tutanak-metni (erişim: 3 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91141
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HÜSEYİN OLAN (Bitlis)Teşekkürler Başkan.
Değerli Devlet Hava Meydanları İşletmesinin yöneticileri, Sayıştayın kıymetli üyeleri; hepinizi selamlayarak başlamak istiyorum.
Öncelikle Devlet Hava Meydanlarının hakkını teslim etmek lazım. Güçlü bir kurum, borcu yok, faiz gideri yok. 2024'ü 19 milyar 582 milyon lira net kârla, 2025'i de 24 milyar 795 milyon lira net kârla kapatmış. Hava trafiğini yöneten, gece gündüz çalışan binlerce emekçisi var ve onları da buradan tekrar emekçileri selamlıyorum. Ama tam da bu yüzden sormak lazım: Bu kadar güçlü bir kamu kuruluşu en değerli havalimanlarını neden on yıllarca özel şirketlere bırakıyor ve yolcusu olmayan havalimanları için şirketlere neden garanti ödeniyor? Bugün ülkenin en büyük havalimanı 2046 yılına kadar özel işletmede, Antalya Havalimanı 2051 yılına kadar kiralandı, İzmir 2034, Bodrum 2037, Dalaman 2042'ye kadar. Ankara'nın yeni dönemi de yirmi beş yıllığına kiralandı. Antalya'nın 2027'de başlayacak kira döneminin bedeli yüzde 25 yani 1 milyar 812 milyon avro. Daha 2022'yi de peşin tahsil edildi yani kamunun beş yıl sonraki geliri bugünden satıldı ve harcandı. Avrupa'ya bakınca durum da hiç böyle değil. Münih Havalimanı yüzde 100 kamunun, eyalet, federal devlet ve belediyenin; Amsterdam yüzde 92, Paris yüzde 56 ile devletin ve kamunun elinde. Özelleştirme girişimi halkın tepkisi üzerine hayata geçirilmedi. Norveç ve İsveç'te bütün ana havalimanları tek bir kamu şirketinin elinde. İşin ironisi şu: Antalya'yı 2051 yılına kadar işletecek ortaklıktaki Alman şirketinin yarısından fazlası bir Alman eyaletinin ve bir belediyenin yani Antalya'nın kârı Almanya'da kamuya, Türkiye'de özel şirkete gidiyor. Sayıştay raporlarına göre 2021'den 2024 yılına kadar yolcu garantisi tutmadığı için işletmeci şirketlere 1 milyar 428 milyon lira ödendi. Sadece 2024'te 402 milyon 790 bin, kurumun kendi raporuna göre 2025 sonuna kadar şirketlere ödenen garanti 218 milyon 660 bin euroyu buldu. Kütahya Zafer Havalimanı'nı konuşmak gerekirse 50 milyon euro yatırıldı, 2044'e kadar şirkette. Basına yansıyan sözleşme bilgilerine göre yılda 1 milyon 317 bin giden yolcu garanti edilmiş. 2024'te bu havalimanını toplam 66.735 yolcu kullandı. Şirkete ödenen garanti 249 milyon 724 bin lira, yolcu başına 3.742 lira yani o havalimanından uçan her yolcu için biletinden fazla bir parayı devlet şirkete ödüyor. Basına göre açılışından bu yana 174 ayın hiçbirinde garanti tutmadı. Esenboğa'da yılda 7 ila 13 milyon yolcuya rağmen son dört yılda 693 milyon lira garanti ödendi. Çukurova Havalimanı 2024 Ağustosunda açıldı. Adana Havalimanı yolcusu yüzde 35 azaldı yani yeni yolcu gelmedi, yolcu yer değiştirdi. Ama beş ayda 19 milyon 693 bin lira garanti ödendi. Kurumun raporunda bu yatırımların kamu kaynağı kullanılmadan yapıldığı yazılıyor, Sayın Bakan da bu ay bu projelere 51 milyar dolar harcandığını, bugün yapılsa 92 milyar dolar tutacağını söyleyip kârda mıyız zararda mıyız diye sordu. Cevap vermek gerekirse bu karşılaştırma modelinin değil, enflasyonun sonucu. Devlet kendisi yapsaydı da bugünkü maliyet yüksek çıkacaktı. Sorulması gereken başka: Kamu bu sözleşmeler boyunca toplam ne ödeyecek ve hangi gelirden vazgeçecek? Bu modelin bedeli 4 kalemde ödeniyor: Birinci kalem garanti, halkın vergisidir. İkinci kalem ertelenen kiradır. Basına yansıyan kurum yanıtına göre en büyük havalimanının 2018-2020 kirası 1 milyar 195 milyon euro. 2042 ve 43 ertelendi, işletme süresi de pandemi gerekçesiyle iki buçuk yıl uzatıldı. Üçüncü garanti yolcu; Antalya'da dış hat yolcusundan alınacak bedel 17 euro. Dördüncü garanti vazgeçilen gelir. Bu havalimanlarını Devlet Hava Meydanları işletseydi elde edeceği gelirle kira bedelini karşılaştıran tek bir analiz Meclise sunulmadı. Avrupa Sayıştayı da incelediği kamu-özel iş birliği projelerinde bu karşılaştırmanın yapılmadığını, talep tahminlerinin şişirildiğini yazdı ve bu modelin yaygınlaştırılmamasını önerdi. Sözleşmeler bitince bu havalimanları içindeki tüm donanımla kamuya dönecek. Sayıştay iki yıl üst üste yazıyor, bu havalimanlarında devir teslim listeleri yok. Dayanıklı taşınırların kaydı tutulmuyor. Ömrü dolanın yenilenip yenilenmediği takip edilemiyor. Bakanlığa sorduk, cevap şu: "Bugüne kadar denetim bulgularının giderilmemesi kapsamında görevli ve kiracı şirketlere herhangi bir cezai işlem uygulanmamıştır." dedi. 20 projede yıllar boyunca tek bir ceza yok. Bu ya mükemmel bir uyum ya da kâğıt üzerinde kalan bir denetim. Sayıştay bulgusu birincisinin olmadığını söylüyor. Bakanlık cevabında ayrıca "Eurocontrolden eksik tahsil edilen tutar yoktur." deniliyor. Oysa Sayıştay üç yıldır kule ve teknik binalar bilançoya alınmadığı için kurumun bu kaynaktan gelirini artıramadığını yazıyor ve 2024 denetim görüşünü bu yüzden şartlı veriyor. Bir de açıklanmaya kur zararı var. 2022'den 2025'e kadar dört yılda net kur farkı zararı 62 milyar lirayı aştı. Gelirleri dövize bağlı bir kurum kur artışından kâr etmez mi? Bu zarar euroyla peşin alınan kiraların değerlendirilmesinden mi kaynaklanıyor?
Ben Bitlis Milletvekiliyim. Bitlis'te havalimanı yok, Bitlis'te bir yurttaş önce Muş'a ya da Van'a gidiyor. Bölgedeki havalimanlarının çoğu askeriyeyle ortaklı kullanılıyor. Muş'ta, Ağrı'da, Bingöl'de kapasitenin onda 1'inden azı kullanılıyor. Sorun pist değil, sefer sayısı ve bilet fiyatı. 24 milyar lira kâr eden bir kurum bu illere uçan seferlere ücret indirimi, bölgesel bağlantı programı uygulayamaz mı?
Dil meselesi de var. Kürtçe anons talebi mahkemeye gitti, kurumun avukatı anonsların yalnızca Türkçe ve İngilizce yapılabileceğini savundu. Diyarbakır'da, Van'da, Bitlis'te, Hakkâri'de İngilizce anons oluyor da bölgenin büyük çoğunluğunun konuştuğu Kürtçe neden yapılmıyor? Türkçe bilmeyen yaşlı bir yolcunun anonsları anlayamaması eşitsizlik sorunudur.
Kurumda 11.953 personele karşılık 8.122 taşeron işçi çalışıyor; güvenlikte, temizlikte, teknik işletimde. Bunlar sürekli ve asli işler. Bu yıl şubatta hava trafik ve havalimanı çalışanları ücret adaletsizliğine karşı iş bıraktı. Kâr rekoru kırarken emekçinin iş bırakmak zorunda kalması kârın emeğe dönüşmediğini gösteriyor.
Değerli üyeler, Devlet Hava Meydanlarının sorunu zarar etmesi değil, kârının ve havalimanlarının kamu yararına kullanılmaması. Kamu-özel işletmeleri sözleşmelerinin tam metinleri, garanti hesapları, ertelenen kiralar ve kamu karşılaştırma analizleri Komisyona sunulmadan bu hesapları ibra etmemiz mümkün değil. Taleplerimizi şerhimizde ayrıca yazacağız. Bu bağlamda bazı sorular da sormak istiyorum ama bize standart YİD'nin sözleşmeler kapsamında devam ediyor tarzında hiçbir geçerliliği olmayan cevap verilmemesi lazım. Bir; Zafer, Esenboğa ve Çukurova sözleşmelerinde garanti edilen yolcu sayıları nedir? Bu sayılar hangi talep tahminine dayanmaktadır? İki, Zafer Havalimanı için 2044'e kadar ödenmesi öngörülen toplam garanti tutarı euro olarak nedir? Üç; Antalya, Esenboğa, İzmir, Bodrum, Dalaman kiralanmalarında önce Devlet Hava Meydanlarının kendisini işletmesi hâlinde elde edeceği gelirle karşılaştırma yapılmış mıdır? Dört, Antalya için 2022'de peşin alınan 1 milyar 812 milyon 500 bin euro nerede kullanılmıştır? Beş, İstanbul Havalimanı için ertelenen kiraların toplamı, faizi ve ödeme takvimi nedir? İşletme süresi kaç gün uzatılmıştır? Altı, faaliyet raporundaki kârımız 361,12 milyon euro hesabında hangi havalimanından ne kadar garanti üstü pay alınmış, hangisine ne kadar garanti ödenmiştir?
7) Kürt illerindeki havalimanlarında Kürtçe bilgilendirme ve anons yapılması için bir çalışma var mıdır?
8) Sayın Genel Müdürüm, birçok havaalanından söz ettiniz, en son da Bayburt, Gümüşhane ve Yozgat havalimanlarının devam ettiğini söylediniz. Yine buradan sormak istiyorum: Bitlis için havalimanı ya da düzenli havalimanı ulaşım hattı planlanmaktadır çünkü basında buna benzer yayınlar var "Bitlis'e havaalanı yapılacak." diye, burada bire bir sizden duymak istiyorum.
9) Doğu ve güneydoğu illerine yapılan seferlere Devlet Hava Meydanları ücretlerinde indirim uygulanmakta mıdır?
Son soru olarak yine Siirt Havaalanı'ndan söz ettiniz, Siirt Havaalanı'nın yenilendiğini söylediniz ama daha geçen hafta Siirt Havaalanı'nda uçuş iptal edilince yolcular gerçekten perişan bir hâlde havalimanında kendi kaderlerine terk edildiler. Buradan da şu anlaşılıyor: Önemli olan havaalanı, havalimanı yapmak değil, mevcut havalimanını rantabl kullanmak ve yolcuları mağdur etmeden ulaşabilecekleri yerlere götürmektir diye söylüyorum.
Teşekkür ediyorum beni dinlediğiniz için.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
10 konuşma daha · 3 Kasım 2026