Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Trabzon Milletvekili · İYİ Parti
Genel Kurul, 56. Birleşim · 2. yasama yılı · 21 Şubat 2019 · 429 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hüseyin Örs (İYİ Parti), 21 Şubat 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 429 kelime.
Hüseyin Örs (İYİ Parti, Trabzon). “Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim tutanağı, 21 Şubat 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-ors-27-2019-02-21-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisikli (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=77151
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HÜSEYİN ÖRS (Trabzon)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; ilgili kanun teklifinin 3’üncü maddesi üzerinde konuşmak üzere İYİ PARTİ Grubu adına söz aldım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, AK PARTİ 2002 yılında “3Y” formülüyle yani “Yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklarla mücadele.” diyerek iktidara geldi ancak aradan geçen zaman içerisinde yoksulluğu yok etmek bir yana, yoksulluk yaygınlaşmış, hatta kurumsallaşmıştır. Yoksulluğu yaygınlaştırmayı “Sosyal devlet anlayışını güçlendirdik.” ifadesiyle perdeleyen AK PARTİ vatandaşı yoksullaştırarak kendisine bağımlı hâle getirmiş, ülkemizde neredeyse nüfusun yarısı sosyal yardım alır hâle getirilmiştir. İktidar sosyal yardımı siyasi menfaatleri için kullanırken Türkiye’de yoksulluk maalesef bir yaşam biçimine dönüşmüştür. Sosyal yardım siyasi malzeme yapılacak bir durum değil, sosyal devlet anlayışı çerçevesinde vatandaşın hakkıdır. “Sosyal devlet anlayışını gerçekleştirdik.” dediğiniz Türkiye’de her 5 gençten 1’inin işsiz olduğu gerçeğiyle yüzleşmek zorundasınız.
Değerli milletvekilleri, Doğu Karadeniz Bölgesi’nin en büyük ili konumunda olan ve köklü bir tarihe, coğrafi konumu dolayısıyla önemli avantajlara sahip olan Trabzon bugün ağır sosyoekonomik sorunların kıskacındadır. Türkiye’nin geneli gibi Trabzon’un da kanayan yarası işsizlik ve hayat pahalılığıdır. Trabzon’da ciddi bir iş alanı bulunmuyor, işsizlik, pahalılık, geçim sıkıntısı, umutsuzluk ve gelecek kaygısı yöre insanını bir cendere gibi sarmış durumda. Daha önce yine bu kürsüde Trabzon’daki İŞKUR müracaatlarını dile getirmiştim. Toplum Yararına Program yani kısaca TYP işsizliğin yoğun olduğu bölgelerde uygulanan bir program. Demek ki Trabzon işsizliğin yoğun yaşandığı bir şehir. Bu programla en fazla dokuz ay çalışma imkânı bulacak işsizlerimiz başvuru için uzun kuyruklar oluşturmuşlardı Trabzon caddelerinde ve sokaklarında. Her işsizin başvuramadığı, belli kıstaslara uyan işsizlerin başvurabildiği bu program için 1.500 kişinin alınacağı son uygulamada müracaat eden sayısı tam 10.108 idi. İŞKUR vasıtasıyla işe alımların şekli ve yöntemi de ayrı bir tartışma konusu ki bugün burada buna girmeyeceğim.
Değerli milletvekilleri, dağlık ve engebeli coğrafi yapısı, toprak azlığı tarımı zorlaştırırken, bölgeye özgü fındık, çay, tütün, mısır, patates, fasulye gibi tarım ürünleri ile tereyağı, peynir, süt, et gibi hayvansal ürünlerde Hükûmetin yanlış politikalarına ülkedeki genel ekonomik kriz de eklenince üretici emeğinin karşılığını alamaz olmuş, geçim zorlaşmıştır.
Değerli milletvekilleri, Trabzon’un sorunları var; sıkıntıları var, Trabzon halkı mutsuz, umutsuz. Trabzon halkı trafikte hareket edemiyor, kaldırımları işgal edilmiş, yürüyemiyor. Pahalılık almış başını gitmiş, evinde, mutfağında yangın var. Trabzon esnafı darda, kime sorarsanız “İşler geçen seneye göre düştü.” diyor. Çok sayıda firma işten adam çıkarıyor. İcra dosyaları almış başını gitmiş Trabzon’da, çekler patlıyor, senetler ödenemiyor. Pazarcı esnafı “Millet artık 1 tane pırasa, 2 tane domates alabiliyor, 1 bağ marul neredeyse lüks madde oldu.” diyor. Trabzon’u idare edenlere sesleniyorum: Çıkın, bir meydanda bakın insanların yüzlerine, kaçı gülüyor? Denizin kıyısında, denize hasret kent olmuş Trabzon. Sahilinde yürüyeyim desen, sinekten ve kötü kokudan adım atılmaz hâle gelmiş.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
94 konuşma daha · 21 Şubat 2019